Eski CIA Başkanı Leon Panetta'nın BILD gazetesine verdiği röportaj, küresel güvenlik dengelerine dair çarpıcı uyarılarla dolu.
Panetta, Rusya'nın Avrupa içlerine sızma ihtimalinden, İran ile yaşanan gerilime ve ABD'nin silah stoklarındaki kritik duruma kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Analiz, Batı ittifakının karşı karşıya olduğu çok boyutlu tehditleri gözler önüne seriyor.

- RUSYA, NATO'NUN SABRINI SINIYOR!
Panetta'nın en dikkat çekici uyarılarından biri, Rusya'nın doğrudan NATO topraklarını, özellikle de Almanya'yı hedef alabileceği yönünde oldu.
Eski CIA Direktörü, Moskova'nın Batı ittifakının "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" ilkesini (5. Madde) gerçekten uygulayıp uygulamayacağını test etmek istediğini vurguladı.
"Rusya, ittifakın savunmasını test etmeye devam edecek, gerçek bu" diyen Panetta, Avrupa'ya yönelik herhangi bir saldırının kabul edilemez olduğunun Kremlin'e kesin ve net bir şekilde gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Panetta'ya göre Putin'i cesaretlendiren iki temel faktör var:
- Ukrayna Bataklığı: Rus liderin Ukrayna'da hissettiği yoğun baskı, onu yeni cepheler açmaya itebilir.
- Batı İttifakındaki Çatlaklar: ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupalı müttefikler arasındaki sürtüşmeler, Putin tarafından bir zayıflık belirtisi olarak okunuyor. "Putin zayıflığa tepki veriyor" diyen Panetta, Batı'nın net kırmızı çizgiler çizmesi gerektiğini ifade etti.

- ABD'NİN UKRAYNA POLİTİKASI ÇELİŞKİLİ!
Panetta, Washington'ın Ukrayna politikasını da sert bir dille eleştirdi.
Özellikle Başkan Trump'ın tutumunu "çelişkili" bulduğunu belirten eski yetkili, ABD'nin Ukrayna'ya gerekli silah ve hava savunma sistemlerini sağlamak için tüm imkânlarını seferber etmesi gereken kritik bir dönemden geçildiğini savundu.
Ancak mevcut durumda, stoklardaki yetersizlikler nedeniyle yardımların sınırlı kaldığına dikkat çekti.

- İRAN SAVAŞINDA ABD ÇIKMAZDA!
Panetta'nın değerlendirmelerinde bir diğer önemli başlık ise İran ile yaşanan gerilim oldu.
Eski CIA Başkanı, ABD'nin bu çatışmada net bir stratejisi veya "son planı" olmadığını, iki tarafın da şu an "sıkışmış durumda" olduğunu ifade etti.
İran'ın stratejik açıdan avantajlı bir konumda olduğunu savunan Panetta, Tahran'ın en büyük kozunun Hürmüz Boğazı olduğunu vurguladı.
Küresel petrol ticaretinin can damarlarından biri olan boğazın abluka altına alınma ihtimalinin, İran'a müzakere masasında büyük bir güç verdiğini ve adeta ABD'nin "başına silah dayamasına" olanak tanıdığını belirtti.
Panetta, ABD yaptırımlarının İran ekonomisini sarsmasına rağmen, Washington'ın da elinde "bomba atmak" dışında güçlü bir koz kalmadığını, askeri seçeneklerin de giderek zayıfladığını sözlerine ekledi.

- ABD SİLAH STOKLARI ALARM VERİYOR!
Panetta'nın röportajdaki en kritik uyarılarından biri de ABD'nin azalan silah stokları üzerineydi.
Patriot, THAAD ve diğer hayati hava savunma sistemlerinin stoklarının kritik seviyelere indiğini belirten Panetta, bu zafiyetin Çin ve Rusya gibi küresel rakipler tarafından istismar edilebileceği uyarısında bulundu.
Ayrıca, "Abraham Lincoln" gibi devasa savaş gemilerinin denizde geçirdiği uzun sürelerin de hem personel morali hem de gemi bakımı açısından sürdürülemez olduğunu vurgulayan Panetta, "Bunun hiçbir mazereti yok" diyerek Pentagon'u eleştirdi.




