Amerika’nın kanlı geçmişinden sadece birkaç örnek...

1955 ile 1975 yılları arasında süren Vietnam Savaşı.

Vietnam Savaşı 21 yıl boyunca devam etti.

Kuzey ve Güney Vietnam'da 4 milyon sivil hayatını kaybetti.

Savaşı kaybeden ve mağlup olan ABD, 58 bin askerini kaybetti. Geriye dönen askerlerin bir kısmı intihar etti.

ABD, bu mağlubiyeti unutturmak için halkına meşhur 'Rambo' seri filmlerini çekip, izletti.

***

Peki ya, Irak işgali ve milyonlarca Iraklının katledilmesi, Iraklı kadınlara tecavüz edilmesi, Iraklı çocukların yetim ve öksüz kalması...

***

Peki ya, 20 yıl devam eden Afganistan işgali... Sonrasında Amerikalıların uçaklarına binerek Afganistan'dan defolup çekip gitmeleri...

***

Peki ya, Suriye'nin yerle bir edilmesi...

***

Peki ya, Libya'nın Libya olmaktan çıkarılması...

***

Peki ya, Gazze'de yüz binlerin soykırıma uğraması...

***

Biraz daha eskilere gidersek...

Kızılderililer soykırımı!

1492 yılına kadar Amerika kıtasında yaşayan yerlilerdi Kızılderililer.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfetmesine kadar burada yaşayan yerliler...

ABD'nin şu anda sınırları içinde olan toprakların asıl sahipleri kim biliyor musunuz? İşte soykırıma uğrayan bu Kızılderililer...

Bir yabancının bu kıtaya ayak basıp el koymasıyla yapılan soykırımlar sonucu milyonlarca Kızılderili katledildi.

Soykırımcılar ulaşamadıkları Kızılderilileri açlıkla öldürmek istediler.

O topraklarda bulunan bizonları katledip çocuk yaşlı kim varsa açlığa mahkûm ettiler.

Kızılderililer, "Keskin silahları ilk kez gören, kötülüğü tanımayan ve hiç silahı olmayan" bir milletti.

ABD’yi kuran ve ilk başkanı olan George Washington, yerlileri yani Kızılderilileri vahşi hayvanlara benzetiyordu.

Kızılderililerin tamamen yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

ABD’nin bir başka Başkanı Theodore Roosevelt de Washington’dan geri kalmıyordu: “Ben en iyi yerli (Kızılderili) ölü yerlidir demek istemiyorum ama 10’da 9’u öyledir!” diye konuşuyordu.

ACIMASIZ SOYKIRIM TÜRLERİ!

Amerika Kızılderililere pek çok soykırım türü uyguladı. İşte o acımasız soykırım türlerinden bazıları;

* Etnik Katliam ve Etnik Temizlik: Bilinçli bir şekilde Kızılderilileri katletmek suretiyle uygulanmıştır.

* Kızılderili Tehciri: Kızılderililerin bulundukları coğrafyadan başka bir coğrafyaya götürülmesi şeklinde yapılmıştır.

* Kızılderili Rezervi: Kızılderililerin belirli yerlere kapatılması şeklinde uygulanmıştır.

* Çiçek Hastalığı: Bilerek ve isteyerek eski dünya hastalıklarının Kızılderililere bulaştırmak suretiyle uygulanmıştır.

* Zorla Kısırlaştırma: Kızılderililerin sayısını azaltmak ve çoğalmasını engellemek maksadıyla uygulanmıştır.

* Sömürgecilik: Kızılderililerin yaşadığı kıtanın yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmek suretiyle uygulanmıştır. Özellikle Brezilya ve Arjantin Kızılderililerine uygulanmaya devam etmektedir.

***

Kristof Kolomb’dan önce yerli halk olan ve yaklaşık 30 milyondan fazla olan Kızılderili halkının şu an Amerika’daki nüfusunun 3 milyona yakın olabileceği tahmin ediliyor.

***

Düşünebiliyor musunuz; Kızılderililere 12 Ekim 1492 yılında uygulanmaya başlayan soykırım yerli halk için yas günü olarak kabul edildi!

Soykırımcı ABD ise bu güne "Kolomb Günü" adını vererek bayram günü olarak kutladı.

Bir önemli ayrıntı; Sarı Kovboy, nam-ı diğer Donald Trump, iktidara gelişinin 1. yılı icraatlarını değerlendirirken en önemli kararlarından birinin de, "Kolomb Günü"nü aktif hale getirmek olduğunu açıkladı! Ne açıklama ve de ne icraat ama!

Kızılderilileri katletme günü bir bayram günü olarak kutlanmakta!

Nerede? Amerika'da...

***

İşte bu soykırımcı ABD şimdilerde komşumuz İran'a yönelik yeni bir saldırı hazırlığında.

Sormak gerekmiyor mu, sahi, sıra kimde?

BU NASIL ATEŞKES!

Whatsapp Image 2026 01 27 At 17.54.13

2 yıldan fazla süredir soykırımın devam ettiği Gazze'de güya bir ateşkes ilan edildi.

Sarı Kovboy, nam-ı diğer Donald Trump öncülüğünde imzalanan bir ateşkes!

Bu nasıl ateşkes ise;

- Gazze'de hâlâ soykırım devam ediyor!

- Gazze'de hâlâ bombalamalar devam ediyor!

- Gazze'ye hâlâ insani yardımlar giremiyor!

Sarı Kovboy, nam-ı diğer Donald Trump bu fotoğraflara bakıp da, "Yahu, bu ateşkese ben öncü oldum, kesin bakayım şu bombalamaları, açın şu sınırları insani yardımlar girsin Gazze'ye!" diyor mu?

Demez!

Neden demez?

Çünkü küfür tek millettir de o yüzden...

DOĞRU VE ÇARPITILMAMIŞ HABERLER MİLLİ GAZETE'DE!

Whatsapp Image 2026 01 27 At 17.54.12

Milli Gazete’mizin 54. yaşına basmasından dolayı gelen bazı tebrik mesajlarını paylaşmak istiyorum. Buyursunlar;

* “Esselamünaleyküm, Adnan Bey! Şahsınızda size ve her kademede görev yapan tüm kardeşlerimize Millî Gazete’mizin 54. kuruluşu ile yayımlanmasına katkılarından dolayı teşekkür ediyor, vefat eden kardeşlerimize de Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Doğru ve çarpıtılmamış haberleri ve yorumları, köşe yazılarını Milli Gazete'den takip etmek çok önemli. Bu teknoloji çağında birçok gazete kapanmasına karşılık Milli Gazete’miz geleneksel olarak kağıt basımını devam ettirmelidir kanaatimce. Erbakan Hoca’mızın bu kıymetli emaneti bizlerin omuzlarında. 54. yaş gününü tebrik ediyor tüm Milli Gazete çalışanlarına muhabbetlerimi gönderiyorum.” (Fahrettin Ersoy, Balıkesir-Dursunbey)

* "Mümkün olduğu kadar, öteden beri Milli Gazete'den kupürleri keser saklarım. Yeri ve zamanı geldiğinde de bunları çıkarır güncel olaylarla mukayese ederim. Milli Gazete’miz bu açıdan 54 yıldır tam bir külliyat. Bu duygularla Milli Gazetemizin tüm çalışanlarını tebrik eder, 54. yaş gününün hayırlara vesile olmasını Allah'tan (C.C.) temenni ederim." (Halil Çalış)

* “Millî Gazete’miz olmazsa olmazlarımızdan… Millî Gazete’miz bize Milli Görüş lideri ve Başbakanımız Erbakan Hoca’mızın yadigârı ve emaneti. Milli Gazete’mizi yaşatmak boynumuzun borcu. Tüm Millî Gazete çalışanlarının 54. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum. Daha nice hayırlı yıllar temenni ediyorum. Milli Gazete’nin tüm çalışanlarının gözlerinden öpüyorum.” (Avni Demirci, Tokat/Turhal)

* "Selâmünaleyküm Adnan Bey. Tokat/Zileliyim. İstanbul'da ikamet ediyorum. Milli Gazete’yi hemen hemen ilk günden bu yana almaya çalışıyorum. İlk çıkışında haftalık posta ile gelirdi. Rahmetli eniştem abone yapmıştı, rulo yaparlar postacı getirirdi. Şu an Milli Gazete’yi e-gazete olarak okuyorum. (Her ay düzenli olarak alamadığım günler için ücretini gönderiyorum.) Asıl söylemek istediğim e-gazeteye geçtikten sonra pasta tarifine kadar okuyorum. Yalnız yazarlarımızın makalelerini alıntılayıp sosyal medyada (Twitter, Facebook, Instagram, TikTok) yayınlıyorum. Raporlar geldiğinde 100’lerce kişiyi göründüğünü ve beğeni aldığını görüyorum.

Sizi fazla meşgul etmeyeyim. Milli Gazete’mizin 54. yaşını tebrik ediyorum. Saygılarımla..." (Mustafa Tolun, Pendik/ İstanbul)

***

Tüm okurlarımıza kucak dolusu teşekkürler. İyi ki varsınız...

---