Mahmut Arıkan Akit Tv

Sokakta, caddede, parklarda, evlerde, iş yerlerinde vb. halka, “Ülkemizin an itibarı ile en büyük sorunu nedir?” diye sorsanız alacağınız cevap bellidir; ekonomi…

Milyonlarca emeklinin 2008 yılından bu yana düştüğü durum bir yana -küçük bir kesim haricinde- milletimiz geçim derdinde!

Hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği, gelir sabit kalırken hemen her gün her şeye zam gelmesi…

Akaryakıtın litresi 100 TL’ler dolaylarında…

Akaryakıta zam gelmesi demek iğneden ipliğe her şeyin zamlanması manasına geliyor…

Uzatmayayım…

Ekonomi, mutfak yangını, geçim derdi, emeklilerin torunlarına harçlık bile veremeyecek duruma düşürülmeleri kime sorsanız dert yandıkları konular…

***

Ekonomik çıkmaz hepimizin belini büküyor, eyvallah…

Bir önemli husus daha var;

Güven ve ahlak krizi…

Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, uzun bir süredir bu konuya şu cümlelerle dikkat çekiyor;

* “Bugün yaşadığımız birçok sorunun temelinde ekonomik krizden önce bir güven krizi, güven krizinden önce de bir ahlak krizi bulunmaktadır. Bir ülke, sadece bütçe açığıyla zayıflamaz. Bir ülke, vicdan açığı büyüdüğünde zayıflar.”

* “Türkiye'nin ihtiyacı olan şey sadece yeni projeler değildir. Yeni bir siyasi ahlaktır. Yeni bir güven sözleşmesidir. Yeni bir toplumsal mutabakattır.”

***

Geçen akşam Akit TV’de Muharrem Coşkun’un konuğu idi, Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan.

Programı başından sonuna kadar dikkatle izledim ve Mahmut Bey’in bu vurgusunu, yani “Ekonomi çok önemli ama öncesinde güven krizi ve ahlak krizine dikkat çekmek isterim…” şeklindeki yaklaşımını not aldım, sizlerle de paylaştım.

Diğer birçok konuda da doyurucu açıklamalarda bulundu, Saadet lideri.

Bu programı izleyemeyenlerin dijital ortamda izlemelerini arzu ederim…

Behzat Erdağı 2

EĞİTİMCİ-İŞADAMI BEHZAT ERDAĞI’DAN ÖNEMLİ TESPİTLER!

Türkçe…

Sadece bir iletişim aracı değil…

Milletimizin hafızasını, kültürünü ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara taşıyan temel unsurlardan biri…

Günümüzde, bilgiye ulaşmak tahmin edilemeyecek ölçüde kolaylaştı.

Şu soruya da bir oturup kafa yormamız elzem;

* “Peki, ama toplum olarak yeteri kadar okuyor muyuz?”

***

Yıllarca eğitim alanında dirsek çürütmüş bir ismin bu konudaki görüşlerini paylaşmak istiyorum.

Behzat Erdağı…

Beyzat Erdağı 1

Emekli öğretmen…

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Yönetim Kurulu Üyesi…

Öğretmenlikten emekli olduktan sonra ticaretle meşgul olmaya başladı.

Şunu da hatırlatmış olayım; Behzat Erdağı, bu satırların yazarının da ilkokul öğretmeni…

1974 ve 1975 yıllarında, ilkokul 4. ve 5. sınıfta bizleri ‘Arı Grubu’ ve ’Bülbül Grubu’ diye sınıflandırması ve derslerimize çalışmaya, öğrenmeye, okumaya bu ilginç metotla teşvik etmesini unutamıyorum…

***

Behzat öğretmenimiz diyor ki;

* “Bilgiye ulaşmak kolaylaştı, ancak okuma alışkanlığımızı güçlendirmeliyiz. Eskiden kitaba ulaşmak, kütüphaneye gitmek ve bilgi edinmek bugünkü kadar kolay değildi. Buna rağmen okuyan, araştıran ve öğrendiğini paylaşan insanlarımız vardı. Bugün bilgiye birkaç saniye içerisinde ulaşabiliyoruz. Buna karşılık çocuklarımızı ve gençlerimizi düzenli kitap okumaya, araştırmaya ve derinlemesine düşünmeye yönlendirmekte zorlanıyoruz.”

* “Dil, yalnızca bir iletişim aracı değildir. Dil; milletin hafızası, kültürü, düşüncesi ve medeniyet birikimidir. Bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri, kendi dilini doğru, güzel ve zengin biçimde kullanabilmesidir.”

* “Anaokulundan üniversiteye kadar öğrencilerimizin doğru konuşması, doğru yazması, okuduğunu anlaması, düşüncesini ifade edebilmesi ve kelime hazinesini geliştirmesi temel hedef olmalıdır.”

* “Kütüphaneler, yaşayan kültür merkezlerine dönüşmelidir.”

* “Dijital dünyayı reddetmek değil, onu doğru kullanmayı öğretmek zorundayız. Teknoloji, insanın hizmetinde olmalı; insan teknolojinin tüketicisi hâline gelmemelidir.”

* “Millî Görüş geleneğinde eğitim yalnızca meslek kazandıran bir süreç olarak değerlendirilmemekte; ahlaklı, bilgili, sorumluluk sahibi ve topluma faydalı bireyler yetiştirmektir. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, millî ve manevi değerlerle çağın teknolojik imkânlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini sürekli ifade ederdi. Genel Başkanımız Mahmut Arıkan da, “Önce Ahlak ve Maneviyat” yaklaşımını nitelikli eğitim hedefiyle birlikte dile getirdi.”

* “Dilimize sahip çıkmak, geleceği sağlam kurmaktır. Bir milletin geleceği, kullandığı dilin zenginliği, düşüncesinin derinliği ve kültürüne verdiği değerle güçlenir. Dilimize sahip çıkmak geçmişe dönmek değil, geleceği sağlam kurmaktır.”

* “Çocuklarımıza Türkçeyi sevdirmek, kitap okumayı alışkanlık hâline getirmek ve millî-manevi değerlerimizi yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Dilini koruyan millet, hafızasını ve medeniyet bağını da korur. 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum. Öğretmenlerimize, öğrencilerimize, yazarlarımıza ve Türkçenin gelişmesi için emek verenlere teşekkür ediyorum…”

***

Ben de bu önemli görüş ve düşüncelerinden dolayı Behzat Erdağı öğretmenime teşekkürlerimi iletiyor, Allah’tan (CC) hayırlı, sağlıklı ve uzun ömürler temenni ediyorum…

Çağlayangil Ve Erbakan

ÇAĞLAYANGİL, ERBAKAN HOCA’YA NEDEN TEŞEKKÜR ETTİ?

Kütahya'dan Ali İhsan Oturak büyüğümüz, başkanımız neyi hatırlattı? Anlatayım…

1980 askeri darbe öncesi…

Başbakan Süleyman Demirel'in görevlendirmesi ile İhsan Sabri Çağlayangil dışişleri bakanı olarak ABD'de bulunduğu sırada…

ABD Başkanı Carter'ın bir anda kendisine iltifatlar etmesine şaşırır!

Sebebi az sonra ortaya çıkar; Koalisyon ortağı Millî Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı, Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ülkemizdeki tüm ABD askeri üslerini kapatma kararı almıştır.

Haber, İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk'ün açıklamasıyla Türkiye ve dünya gündeminde geniş yer almıştı.

‘Fıstıkçı’ namı ile bilinen ABD Başkanı Jimy Carter'ı zor durumda bırakan Erbakan Hoca'nın bu inisiyatifi, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil'e müthiş bir kart sunmuştu, eli rahatlamıştı!

Çağlayangil, “Bakan olmanın zevkini ilk kez bu derece tattım, Necmettin Erbakan sayesinde...” diyecekti, anılarında.

***

Bir önceki yazımda bu anekdotu geniş olarak hatırlatmıştım…

Ali İhsan Oturak, bunun devamında bir hususu şöyle dile getirdi;

* “Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, Türkiye'ye dönüşünde Erbakan Hoca'ya özel olarak teşekkür etti...”

Ali İhsan Oturan ağabeyimize bu hatırlatmasından dolayı teşekkür ediyor, Allah’tan (CC) hayırlı, sağlıklı ve uzun ömürler temenni ediyorum…

Konferans

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Prof. Dr. İbrahim Halil Sugözü’nün, “Küresel Ekonomik Düzen ve Finans” konusunda bir konferans vereceğini, konferansta finans ekonomisi, faiz sömürüsü başlığı altında küresel mali sistemi, faiz çarkını ve bunların ekonomik dengeler üzerindeki etkilerini anlatacağını, programın 29 Eylül 2026 Salı günü (yarın), saat 21.00’de Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Başakşehir İlçe Merkezi’nde gerçekleştirileceğini, biliyor musunuz?