Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 81. oturumu, 22 Eylül'de (yarın) New York'ta başlayacak.
Bu yıl "Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten BM" temasıyla toplanıyor BM Genel Kurulu.
50'den fazla devlet ve hükümet başkanının yanı sıra çok sayıda cumhurbaşkanı yardımcısı, başbakan yardımcısı, bakan ve diğer üst düzey hükümet yetkilileri katılıyor toplantıya...
***
Doğru oturup doğru konuşalım;
Birleşmiş Milletler, bugüne kadar İslam dünyasının hangi derdine derman oldu?
* Birleşmiş Milletler (BM), İslam dünyasındaki insani krizler, çatışmalar ve sosyoekonomik sorunlar karşısında çözüm üretebildi mi? Hayır!
* BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş daimi üyesinin veto yetkisi, Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki zulüm ve haksızlıklara karşı etkili adımlar attı mı? Hayır!
* Gazze-Filistin işgal edildi, Irak işgal edildi, Libya işgal edildi, Suriye işgal edildi, Afganistan işgal edildi, Vietnam işgal edilmek istendi, İran işgal edilmek isteniyor, ABD dünyanın her tarafında darbeler yapıyor, ABD Grönland Adası’na el koydu… Bosna-Hersek’te soykırım yapıldı! Doğu Türkistan’da Müslümanlara zulüm yapılıyor…
* Bu listeyi uzatmak çok daha uzatmak mümkün. Bu karanlık listeyle ilgili Birleşmiş Milletler ne yaptı Allahaşkına! BM, Müslümanların hangi derdine derman oldu Allahaşkına!

“İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI”NIN KURULMASI ELZEM!
Sovyet Rusya’nın dağılmasından (Demir Perde) sonra Türk cumhuriyetleri 1990’lı yıllarda bağımsızlıklarını kazandı.
Hemen akabinde Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan; âlimler, akademisyenler, milletvekilleri, siyasetçiler, gazeteciler, STK temsilcileri, iş adamlarının bulunduğu kalabalık bir heyetle Türk cumhuriyetlerine bir çıkarma yaptı.
Türk cumhuriyetleri o yıllarda bağımsızlığını yeni kazandığı için bu ziyaretin daha önemli bir anlamı vardı.
Erbakan Hocamız, bu geniş kapsamlı gezide Türk cumhuriyetleri liderlerine şu mesajları verdi;
* “Dolar ve mark yerine İslam Dinarı’nın gelmesini istiyoruz. Kurulması lazım gelen nizam Adil Düzen’dir.”
* “Hayat, iman ve cihattır. İslam Birliği kurulacaktır. Komünizm ve kapitalizm insanlara mutluluk getirmemiştir. Komünizmden kurtuldunuz ama şimdi de kapitalizmin kucağına düşmeyin. İkisi de aynıdır. Onun için gelin Adil Düzen’i kuralım.”
* “Yeni Dünya Düzeni, Siyonist planın bir parçasıdır. ABD, bütün dünyayı kendisine köle yapmak istiyor. Müslümanlığı yok etmek istiyor.”
* “IMF’den borç almayın!”
* “Moskova’dan sonra şimdi de Amerika’ya teslim olmayın!”
* “İslam ülkeleri olarak bir birlik oluşturalım.”
* “Kendi Birleşmiş Milletler’imizi, kendi NATO’muzu kuralım.”
* “Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu kuralım.”
***
Elbette çok daha kapsamlı, etraflıca konuşmalar yaptı, uyarılarda bulundu, Erbakan Hocamız.
Ben sadece bir özet geçtim.
Tam da burada değinmek istediğim husus şudur;
Türk cumhuriyetleri liderleri ve yetkilileri bu ziyarette Erbakan Hoca vasıtasıyla şu taleplerini özellikle ilettiler;
* “Affedersiniz, iki senedir buraya Türkiye’den heyetler geliyor, gidiyor ama hiçbiri ülkemizin kalkınması için kredi vermediler, yatırım yapmadılar.”
* “Buraya ziyarete gelen iş adamlarından, fabrikatörlerden, sanayi insanlarından, hükümet yetkililerinden vaatler oldu ama yapılan hiçbir şey yoktur! Laf çok ama yapılan bir şey yoktur!”
* “İslam Kalkınma Bankası’yla da diğer Arap ülkeleri ile de görüşmeler yaptık. Ama hiçbirinden tek ses çıkmadı.”
***
Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) amacına ulaşmak için ümmet coğrafyasını kan ve gözyaşına boğan İsrail, Amerika ve koalisyon işbirlikçileri pusuda bekliyor...
Bugüne kadarki gelişmeler bunu açıkça gösteriyor.
Erbakan Hocamızın uyarısıyla; ‘Suriye ve İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğinin’ idrakinde olalım…
* Sahi, Birleşmiş Milletler denilen bu Siyonist aparat, Müslüman ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünya üzerindeki bu hakimiyetini ne kadar daha sürdürecek?
* Bu devran daha ne kadar böyle devam edecek?
MALUMUN İLAMI!*
* Erbakan Hocamızın deyimi ile ‘Orta Doğu’nun çıbanbaşı’…
* Yaklaşık bir asırdır Orta Doğu’nun tam da göbeğinde terör estiren, bebekleri, çocukları, kadınları, yaşlıları, gençleri katleden, yakan-yıkan bir terör organizasyonu…
* Gazze’ye yardım götürmek isteyen aktivistleri öldüren, baskın yapan, taciz eden, döven, olmadık hakaretler yapan bir haydut…
* Bir İslam beldesi, bir Müslüman coğrafya olan Filistin topraklarını kaba kuvvetle işgal eden, “buraları artık benim…” diyen bir işgalci…
***
Kimden bahsediyorum?
Elbette hemen telaffuz ettiniz; bir terör organizasyonu olan İsrail’den söz ediyorum…
Peki, bu terör organizasyonunu bir İslam coğrafyasına yerleştiren kimdi, kimlerdi?
Yine elbette bildiniz; bu Birleşmiş Milletler denilen Siyonist aparatın kararı, İngilizlerin ve ortaklarının iradesi ile bu terör organizasyonu İslam coğrafyası olan Filistin’e yerleştirildi…
Bu silsileyi biraz daha somutlaştırarak açmak gerekirse;
* Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in kuruluş sürecinde hukuki ve siyasi bir zemin oluşturan 1947 tarihli Paylaşım Planı (Taksim Kararı) ile merkezi bir rol oynadı!
* BM Genel Kurulu, 29 Kasım 1947'de aldığı kararla İngiltere’nin manda yönetimi altındaki Filistin topraklarının bir Arap devleti, bir Yahudi devleti ve Kudüs için özel bir uluslararası statü şeklinde bölünmesini öngören Taksim Planı'nı kabul etti.
* Bu karar, Siyonist hareket ve Yahudiler için uluslararası alanda hukuki ve diplomatik bir dayanak sağladı.
* BM’nin bu kararının ardından bölgedeki manda rejimini sonlandırma kararı alan İngiltere, silahlı kuvvetlerini Filistin'den çekmeye başladı.
* Her ne kadar “Birleşmiş Milletler tasviri bir paylaşım planı önerdi, ancak devleti bizzat kurmadı” denilse de BM bu meşruiyeti sağlamamış olsaydı, İsrail denen yapı İslam topraklarında kurulamazdı!
* Ne oldu sonra? 14 Mayıs 1948’de İngiliz manda rejimi resmen sona erdi ya da erdirildi? Yahudi Konseyi Tel Aviv’de toplanarak bağımsızlığını ilan etti? Kime ve hangi güçlere dayanarak böyle bir karar verebildi, Yahudi Konseyi!
* 1948 Arap-İsrail Savaşı sonucunda İsrail, BM planında kendisine ayrılan topraklardan çok daha geniş toprakları kontrolü altına aldı. İsrail, bu savaşta kullandığı silahları, mühimmatları, savaş uçaklarını, bombaları kimlerden temin etti dersiniz? Elbette ABD, İngiltere ve yandaşları olan koalisyon ortaklarından…
***
Son cümle; bu Birleşmiş Milletler’den bize bir hayır gelmedi, gelmez de…
* (Malumun ilamı, zaten herkes tarafından bilinen ve açık olan bir şeyin, sanki yeni veya bilinmeyen bir durummuş gibi yeniden söylenmesi veya açıklanması anlamına geliyor.)