İman, amele bağlıdır. İman ettiğini söylemek yetmez. Bunu göstereceksiniz. Nasıl? İbadetle, teslimiyetle ve samimiyetle göstereceksin.
Rızık kadar iman da Allah’ın bize bahşettiği mükâfatlardandır. Nasıl bize bahşedilen rızkı kazanmak için çalışıyorsak, bize bahşedilen iman için de çalışmamız lazım. Atadan, dededen, anne-babadan Müslüman’ız. İmanımız var diyoruz. Fakat kaçımız imanın tadını aldık. İşin özü, kendi içinden, tanıyarak, anlayarak, bilerek iman edip teslim olmaktır. Allah’ı bileceksin, Peygamber Efendimiz’i (S.A.V.) tanıyacaksın öyle iman etmiş sayılırsın. İmanın tadını alan, dünyada da ahirette de mesut olur. İmanın lezzetini ilk alanlar sahabe efendilerimizdi ve ‘hepsi gökteki yıldızlar gibidir’. İman da amele bağlıdır. İman ettiğini söylemek yetmez. Bunu göstereceksiniz. Nasıl? İbadetle, teslimiyetle ve samimiyetle göstereceksin. Bir insan Allah’a (celle celaluhu), Resulullah Efendimiz’e (S.A.V.), teslim olması onların dediğinin dışına çıkmamak anlamına gelir. Allah’ın (celle celaluhu) helal kıldığı dairede, haramlarından uzak durarak, sünnete uygun bir hayat yaşamak imanın kuvvetli olduğuna delildir. Hak ettiği gibi İslam’ı yaşayan kişi imanın tadını alıyordur ve dolayısıyla hem dünyada bahtiyar olur hem de ahirette.
İSLAM’DA TEMBELLİK YOK; ÇALIŞACAĞIZ, KAZANACAĞIZ
Dinimiz bize çalışmayı emrediyor ama biz tembelliğe alıştık. Tembellik iliklerimize işlemiş, dünyadan geri kalmışız. Gâvurdan faizli para alacak kadar düşmüşüz. Dünyanın en zenginleri Yahudilerdir. İnsanları sömürmek için faizi icat etmişler. Yahudiler çalışmışlar, zenginleşmişler ve dünyayı avuçlarının içine almışlar. Yahudiler artık paralarını çalıştırıp para kazanır duruma gelmişler. Ama halen çalışmaya devam ediyorlar. Müslümanlar olarak biz de durup izleyecek miyiz? Hayır, çalışmak zorundayız. Kendi geçimimizi, ailemizin geçimini ve anne-babamızın geçimini sağlamakla yükümlüyüz. Farz olan bu ama farzla niye yetinelim? Daha çok çalışıp bize yetenden fazlasını ihtiyacı olana vermek, kötülüğü önlemek için kullanmak İslam’da teşvik edilmiştir. Resulullah Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor: “Kendine, annene-babana, çocuğuna, ailene ve infak için harcadığın para en hayırlı harcamadır.” Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) sünnetini ve hadis-i şeriflerini kulağımıza küpe edeceğiz ve hayatımızı ona göre yaşayacağız. Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bize tembellik etmememizi, çalışmamızı buyuruyor. Resul-ü Müctebâ Efendimiz’in (S.A.V.) her gün yaptığı dua: “Allah’ım başta cimrilikten, tembellikten, muhtaç olmaktan, kabir azabından ve Deccal’ın fitnesinden Sana sığınıyorum.” Bu duadan da anlaşılacağı üzere tembellik yok, tembellik İslam’da yok. Çalışacağız, kazanacağız, infak edeceğiz ve şükredeceğiz.
HER İŞİN BAŞINDA EÜZÜ BESMELE ÇEKMEK GEREKİR
Şeytan, insanların önünden, arkasından, sağından, solundan onlara yanaşacak ve onları saptıracak. Bu konuda da Allah’tan (celle celaluhu) izin istedi. Ancak Rabbimiz (celle celaluhu), “Bana sığınanlar hariç” diye bir şart da koştu. Yani şeytandan ve onun şerrinden Allah’a (celle celaluhu) sığınanlar bir nevi koruma altında. O yüzden her işin başında “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm” dememiz gerekiyor. Uyurken, uyanırken, yemek yerken, konuşurken kısacası her şeyde önce, “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm” dedik mi şeytandan ve onun şerrinden korunmuş oluyoruz. Peki, “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm” ne demek? Manası şöyledir: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile...”
VESVESE, ŞEYTANIN FİTNESİDİR
Vesvese konusunda da bizim sığınacağımız şey o zaman besmeledir. Namaz kılmak için abdest mi alacaksın, o zaman başlamadan önce, “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm” diyeceksin. Sen besmele çekip abdest almaya başladın mı o zaman şeytan gelip senin kafanı karıştıramaz, seni kuşkuya düşüremez. Vesveseyi hafife almayın. Yarım saatte abdest alan insanlar var. Nedeni şeytanın fitnesi olan vesvesedir. Mesela namazda da vesveseye kapılan Müslüman çok. Namazı bozuyor, tekrar namaza duruyor, kılıyor ama ‘oldu mu, olmadı mı’ diye düşünmekten namaza odaklanamıyor. Bundan kurtulmak için namaza başlamadan önce kalpten, “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm” dememiz doğru olacaktır. Aynı şekilde camiye girmeden önce de besmele çekmek gerek. Eğer camiye besmele çekip sağ ayakla girersen, şeytan da, vesvese de kapının önünde kalır.