Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde yaşanan 4,1 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki fay hatlarını yeniden gündeme getirdi. Yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, Dinar'daki sarsıntının ardından yaptığı değerlendirmede Ege'deki depremlerin birbirinden bağımsız ele alınmaması gerektiğini belirtti. Bektaş, Adana'da meydana gelen 3,8 büyüklüğündeki depremi de değerlendirdi.

DEPREM KÜMESİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, Ege Denizi'nden kuzeye doğru ilerlediğini belirttiği deprem hareketliliğine dikkat çekti.
Dinar'daki 4,1 büyüklüğündeki sarsıntının Uşak Deprem Kümesi'ne yakın bir bölgede meydana geldiğini ifade eden Bektaş, "Deprem kümesi büyümeye devam ediyor" dedi.
Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliğin tek bir noktadan bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
UŞAK DEPREM KÜMESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Bektaş, Dinar'ın geçmişte 6 ila 7 büyüklüğünde depremler üreten Uşak Deprem Kümesi'ne yakın konumda bulunduğunu belirtti.
Bölgede 1970 yılından bu yana meydana gelen depremlere işaret eden Bektaş, fay hatları arasındaki gerilme değişimlerinin geniş bir alanda etkili olabileceğini savundu.
Uzman isim, deprem hareketliliğinin bölgesel ölçekte takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

EGE'DEKİ AKTİF FAYLAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL
Ege Bölgesi'ndeki tektonik yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bektaş, aktif fayların birbirinden tamamen bağımsız hareket etmediğini belirtti.
Bölgesel gerilme değişimlerinin farklı faylar üzerinde etkili olabileceğini ifade eden Bektaş, sarsıntıların geniş bir fay sistemi içerisinde incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Bektaş'ın açıklamaları, Ege ve Afyonkarahisar çevresindeki deprem hareketliliğinin izlenmesinin önemini yeniden gündeme taşıdı.
Dinar'da meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki sismik hareketlilik takip edilirken, mevcut verilerin tek başına daha büyük bir depremin zamanını veya büyüklüğünü göstermediği de unutulmamalı.





