Nikâhlarına şahit olduğum kardeşlerime, yılların evli bir Müslüman’ı olarak edindiğim tecrübeler doğrultusunda bazı nasihatlerde bulunuyorum. Bu tavsiyelerimin hem yeni evlenecek hem de evli olan kardeşlerime faydalı olmasını temenni ediyorum. Huzurlu bir evlilik, yalnızca sevgiyle değil; sabır, fedakârlık, anlayış ve manevi değerlerle ayakta kalır.

EVİNİZİ DEĞİL, KENDİNİZİ DONATIN!

İlk tavsiyem, haramlardan elektrik çarpmasından korkar gibi korkmanızdır. Evlilikte yaşanan her huzursuzluğu büyüye, cine veya nazara bağlamayın. Önce kendi davranışlarınıza ve karakterinize bakın.

Unutmayın, siz bir insanla evlendiniz. Eşiniz kusursuz değildir; hata yapabilir, değişebilir ve sorunlar yaşayabilir. Ondan mükemmellik beklemeyin.

Bir diğer tavsiyem, evinizi değil kendinizi donatmanızdır. Para buldukça mobilya ve eşya almak yerine bilginizi artırın, iyi insanlarla dostluk kurun ve birbirinizi tanımaya çalışın. Gösterişli bir evde mutsuz bir evlilik yaşamayın.

Yeni evlenen çiftlere de ilk 40 gün mümkün olduğunca misafir kabul etmemelerini tavsiye ediyorum. İlk yıl özellikle akşam saatlerini birbirlerine ayırsınlar. Eşinizle geçireceğiniz zamandan akrabalarınıza ve dostlarınıza fedakârlık yaptıkça evliliğinizin geleceğinden eksiltirsiniz.

EŞİNİZİN KARŞISINDA HÂKİM VE SAVCI OLMAYIN!

Erkek kardeşlerime özellikle sesleniyorum: Eşinizin yemek, temizlik ve ev düzeni konusundaki hatalarını büyütmeyin. Bırakın öğrensin, denesin ve kendisini geliştirsin. Küçük hatalar nedeniyle birbirinizi üzmeyin.

Yatak odanızı mahrem görün. Anne ve babanız dâhil hiç kimsenin bu özel alanınıza sınırsız şekilde girmesine izin vermeyin.

Evlilikte sorun yaşanması doğaldır. Önemli olan bu sorunları nasıl çözdüğünüzdür. Sakinleşmeden karar vermeyin, meseleleri önce kendi aranızda konuşun. Gerektiğinde uzmanlardan destek alın.

Özellikle şu nasihatimi unutmayın: Eşinizin karşısında savcı ve hâkim olmayın! Siz de bu meselenin tarafısınız. Eşinizi sürekli yargılamak yerine sorunları birlikte çözmeye çalışın.

EŞİNİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERİN!

Eşler birbirlerinin ibadetlerine destek olmalı, namazdan oruca kadar manevi sorumluluklarında birbirlerine yardımcı olmalıdır.

Ayrıca hiçbir insan nikâh akdiyle köleleştirilemez. Ne erkek eşini kendi malı gibi görebilir ne de kadın eşinin bütün hayatını kontrol etmeye çalışabilir. Birbirinizin özgürlük alanlarına saygı gösterin.

Evliliğin başarısını ölçmek istiyorsanız sabrınıza bakın. Sabrınız kadar evliliğinizin bugününü ve geleceğini güzelleştirebilirsiniz.

Yuvanızı hasede ve nazara karşı maddi ve manevi olarak koruyun. Herkesi evinize davet etmek veya herkesle yakın ilişki kurmak zorunda değilsiniz.

Bir de unutmayın: Evlilik imtihanı son nefesinize kadar devam eder. Çocuklarınız büyüse, evden ayrılsa, siz yaşlansanız bile eşinize karşı sorumluluğunuz bitmez.

EŞİNİZİN SAĞLIĞINA ÖNEM VERİN, DUAYI İHMAL ETMEYİN!

Eşinizin sağlığına kendi sağlığınız gibi önem verin. Özellikle hastalık ve doğum gibi zor zamanlarda onu yalnız bırakmayın. Eşinizin size en çok ihtiyaç duyduğu anlarda yanında olun.

Eşinizi yalnızca dış güzelliğiyle değerlendirmeyin. Güzellik zamanla değişebilir. Güzel ahlâkına, merhametine, fedakârlığına ve karakterine de bakın. Bir kusuru nedeniyle eşinizin bütün güzel özelliklerini görmezden gelmeyin.

Son olarak, evliliğinizi dua ile destekleyin. Maddi imkânlar tek başına huzurlu bir yuva kurmaya yetmez. Allah'tan evliliğinizin hayrını, bereketini ve devamlılığını isteyin.

Mutlu bir evliliğin temelinde sabır, karşılıklı anlayış, fedakârlık ve Allah'ın rızasını gözetmek vardır. Rabbim hepimize huzurlu yuvalar ve hayırlı evlatlar nasip etsin.