Ülkeyi yöneten kadroların önündeki en önemli mesele kamuoyu nezdinde inandırıcılıklarını yitirmeleri olsa gerek.

Zira kamuoyunda ülkeyi yöneten kadroların yaptıkları açıklamalara karşı bir güvensizlik oluştu mu bunu ortadan kaldırmak kolay olmuyor.

Ülkeyi yöneten kadroların birkaç söyleminin aslı astarı çıkmayınca ondan sonra ağızları ile kuş tutsalar bile kamuoyu nezdinde yaptıkları açıklamalar muteber sayılmıyor.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok!

Ülkeyi yöneten kadroların enflasyon ile ilgili söylemlerinden söz ettiğimizi herhalde sizler de anlamışsınızdır.

Yıllardır ülke ekonomisinin bir türlü önüne geçemediği enflasyon sorunu hakkında iyimser açıklamalar yapılıyor ve her defasında düşeceği iddia ediliyor.

Ama enflasyon bir türlü yetkili ağızlar tarafından açıklandığı gibi düşüş göstermiyor.

Hal böyle olunca doğal olarak enflasyon düşme eğilimi içine girmiş olsa bile insanları buna inandırmak mümkün olmuyor.

Merkez Bankası, her ay çeşitli kuruluşlarla birlikte halkın da enflasyon beklentisini araştırıyor.

Bugüne kadar kendilerine beklentileri sorulan çeşitli kuruluşlarla birlikte hane halkının enflasyon beklentisi de bir önceki aya göre hep yükseliyordu!

Bu ay ise farklı bir tablo ile karşı karşıya kalındı.

Merkez Bankası anketine katılan çeşitli kuruluşların enflasyon beklentisi az da olsa düşüş gösterirken hane halkının beklentisi yine yüksek çıktı.

Hane halkının konumu sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer söylemine oldukça yakın!

Yıllardır enflasyon belası ile o kadar iç içe yaşamışlar ki şimdi düşeceği yolunda birtakım belirtiler olsa bile hane halkını buna inandırmak kolay olmuyor.

Bu konuda hiç kimsenin hane halkına gönül koyma ya da sitem etme hakkı olamaz. Çünkü hane halkı yaklaşık çeyrek asırdır bu bela ile baş başa yaşıyor.

Bu nedenle de enflasyonun düşme eğilimine girdiğine inanamıyor.