Toplum olarak “halkı yanıltıcı bilgi” söylemini son günlerde oldukça sık duyar olduk.

Sık sık halkı yanıltıcı bilgi daha doğrusu halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu ile suçlananlar oluyor ve bunlarla ilgili yargılanmalar yapılıyor.

Hiç kuşkusuz bu çok doğru ve olumlu bir adım!

Yani hiç kimse halkı yanıltmamalı! Hiç kimse halkı yanıltarak paniğe kapılmasına ve bu yüzden huzurunun kaçmasına vesile olmamalı!

Bu işi bilerek ve kasten yapanlar mutlaka hak ettikleri cezaya çarptırılmalılar! Nitekim çarptırılıyorlar!

Ancak halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayanlar sadece yönetilenler arasından çıkarsa cezalandırılıyorlar.

Bu fili işleyenler yönetenler arasından çıkarsa hiç kimse onlara gözünüzün üstünde kaşınız var bile demiyor, diyemiyor.

Belki de yönetenler tarafından yayılan halkı yanıltıcı bilgiler suç kapsamında sayılmıyor.

Mesela yıllardır bu ülkenin insanlarına alınan önlemler sayesinde ekonominin rayına gireceği müjdesi(!) veriliyor.

Orta vadeli, kısa vadeli, uzun vadeli programlar hazırlanıyor.

Halk da verilen bu bilgilerden yola çıkarak aile ekonomisiyle ilgili oldukça önemli kararlar alıyor.

Peki sonra ne oluyor?

Ekonomi verilen bilgilerde olduğu gibi rayına oturmayınca halkın yaptığı yatırımlar boşa gidiyor yani tepetaklak oluyor.

Yani halk alenen yanıltılmış oluyor.

Demiyoruz ki halkı böyle yanıltanlar hakkında yargı harekete geçsin ve onları cezalandırsın.

Yargı harekete geçsin demiyoruz ama siyasette harekete geçmiyor.

Başarısız olanları kenara çekmiyor.

Ekonomik bakımdan halkı yanıltıcı bilgiler öylesine alıp başını gidiyor ki iktidar yanlısı medya bile tam sayfa isyan ediyor.

Mesela ülke ekonomisi kur korumalı mevduat hesabı gibi bir işlemle alt üst oldu.

Hiç kimseden bunun hesabı soruldu mu?

Sebebi oldukları ekonomik zarar nedeni ile sorgulanan var mı?