Sabah akşam yeni gelişmelerine tanık olduğumuz fon krizi pek çok çevrenin başını ağrıtacağa benziyor.
Evet, fon krizi pek çok çevrenin başını ağrıtacak ama en çok da AKP yönetiminin başını ağrıtacak gibi görünüyor.
Zira muhalif medyadan çok yandaş medya isyanları oynuyor.
Bu krizin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a karşı kurulan bir tuzak olduğunu düşünenler var.
Kriz sonrası yeterli tedbirlerin alınmaması halinde altlarındaki koltukların kayıp gideceğini söyleyenler var.
Yandaş kalemler ucu nereye varırsa varsın araştırmaların yapılıp suçluların mutlaka cezalandırılmasını talep ediyor.
Ucu nereye varırsa varsın diyenlere sormak isteriz:
Ucun nereye varacağı belli değil mi? Görünen köy kılavuz ister mi?
İstemez elbette ama birileri susuyorsa ya da kendilerini susmak zorunda hissediyorlarsa bu kuşkusuz ucun varacağı yer ile ilgili kaygılar yüzündendir.
Yani ucu varacağı yere kadar götürmek problem değil ancak o uca varıldığı zaman ne tür bir tepki ile karşılaşılacağı çok önemlidir.
Kamu ile paylaşılmayan ama yetkililer tarafından bilinen birtakım gerçeklerin olması muhtemeldir.
Evet, bir dizi sıkıntılar olduğu aylar öncesinden tespit edilmiştir.
Fakat harekete geçilmemiş, daha doğrusu geçilememiştir.
Hani bugün ucu nereye varırsa varsın araştırma derinleştirilsin deniliyor ya demek ki o gün de aynı sorunla karşı karşıya kalınmış ve fazlaca bir şey yapılamamıştır.
Anlayacağınız varılacak ucun gazabından kaygı duyulmuş olabilir.
Aynı kaygılar bugün de yaşanabilir.
Onun için yandaş kalemler itiraz seslerini yükseltirken temkini elden bırakmasalar iyi olur diye düşünüyoruz.
Fon krizi pek çok çevreyle beraber AKP’nin de başını fena halde ağrıtacak gibi görünüyor.
AKP çatısı altında beklenmedik ya da umulmadık gelişmelerin yaşanması hiç kimse için sürpriz olmamalıdır.
Bugün ucu nereye varırsa varsın diye bağırıp çağıranlar yarın bunun tam aksine açıklamalar yaparlarsa bu da sürpriz olmamalıdır.
Sıkıntıyı gördükleri halde zamanında tedbir almayanlar tahminlerin ötesinde fatura ödemek zorunda kalabilirler.