Eğitimci, ister ana-baba ister öğretmen olsun, çocukların şahsiyetlerinin oluşumunda, eğilimlerinde, inançlarında, değerlerinde ilk etkendir.
Eğitimci, eğittiği kimseler için bir örnektir. O, nesillerin yetiştiricisidir. Eğer eğitimci, hayırlı kimse olursa, eğittiği kimseler de onun gibi onun izinden gider. Bu sebepten dolayıdır ki; başarılı bir eğitimcinin, bu yüce vazifesini yerine getirmek için kendisini ehil kılan birtakım vasıfları kendisinde toplaması gerekir. Bu sıfatların tamamını toplamak mümkündür ve bu sıfatlardan daha çoğu eğitimci, ilk muallim, bizim örneğimiz, eğitim-öğretim ve hayatımızdaki bütün işlerdeki önderimiz, Efendimiz Muhammed Mustafa'da mevcut idi.
Eğitimcinin şartları haiz olarak eğitilmesi, nesilleri eğitimli bir nesil haline getirir.
Eğitimcilerin kendisinde toplaması gereken başlıca özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:
1- Çocukların eğitim ve öğretimde karşılaşacağı problemleri çözerek, yerli yerince uygulamasına yardım edecek bir zekâ kapasitesine sahip olması gerekir. Böylece ani ortaya çıkan durumlarda güzel bir çözüm ortaya koyabilsin.
2- İnce bir dikkatle ve sezgi ile donanması gerekir, öyle ki; çocukları en güzel şekilde takip etmek, ilerlemelerini değerlendirmek, doğru ve uygun bir şekilde ilerlemelerine yardımcı olmayı fırsat bilmek ve onların ihtiyaçlarına uygun olan eğitim yollarını bulmak mümkün olsun.
3- Öğrenilen bilgilerle, yaşanan hadiseleri birbirine irtibatlandıracak kapasiteye sahip olması gerekir.
4- Çocukların hareketliliğinden en üst düzeyde faydalanabilmeli, onların hareketliliği hususunda onlara faydalı olmalıdır. İlmen tespit edilmiştir ki; sakin yapılı, karakterli eğitimci çoğu kez bu hassasiyeti çocuklara da taşır. Telaşlı ve huzursuz eğitimci de bu hissiyatlarını çocuklara taşır. Onların kişisel sıhhatlerine de bu olumsuz tesir eder.
5- Geniş ufuklu, ileri görüşlü, kabiliyetli ve çok boyutlu fikirlerle donanmış olması gerekir.
6- Çocuklarla beraber affedici, açık tabiatlı, rahatlatıcı, sakin ve kendisine güvenle muamele etmelidir.
7- Çeşitli ihtiyaçlarını dikkate alarak çocuklara bir arkadaş gibi davranmalıdır.
8- Öğrenmeye, devamlı gelişmeye özellikle de geniş bir eğitim kültürü elde etmeye arzulu ve hırslı olmalıdır.
9- Çocukları sevmeli, onlarla birlikte sabırla muamele etmeli, şefkat ve merhametli olmalıdır.
10- Çocuklara karşı onların kişisel gelişimlerinde katı davranmamalı, yapmış oldukları güzel şeylere karşılık onlara ölçüyü kaçırmadan övgü ve methiyede bulunmalıdır.
11- Çocuklarla birlikte bireysel farkları gözeterek en güzel alakayı temin etmelidir.
12- Onlara karşı adaletle hükmedebilmelidir.
13- Çocuklara karşı akıllarına göre hitap, aktivitelerine göre tavır sağlayabilmelidir.
14- Çocuklar arasındaki kişisel farklılıkları anlayabilmeli bu değişik farklılıkların normal olduğunu bilmeli ve hepsini tek tip olmaya zorlamamalıdır.
15- Çocuğun davranışlarının isyankâr ve söz dinlemez olduğu noktasında düşünmeyip onların yardıma ihtiyaç hissettiğini anlamalıdır.
16- Çocukları ilerlemeleri noktasında teşvik etmeli, desteklemeli ve pozitif hızlarını düşürmelerini istememelidir.
17- Çocuklarla beraber kabalıktan uzak, yumuşak bir muamele üzere olmalıdır.
18- İstikamet üzere bir fikir sahibi olmalıdır. Hayır ifade eden faziletleri bilmeli ve onları uygulayan güzel bir örnek olmalıdır.
19- Öğretmeye, öğrettiklerini yaşamaya yönlendirmelidir. Bu güzelliklerin hepsinin samimiyet ve ihlâsla yapılmasını temin etmelidir.
Çocuklar, birer cevherdir. Bu cevherleri mücevher haline getirecek olan ise mahir muallimlerdir.
Cevherleri işleyip mücevher haline getirecek ustalar ve usta yetiştirici baş ustalar olmaz ise cevherler, israf olup kaybolur gider.