İslâm semasında bir yıldız
Anadolu nun İslâm la tanışması, Horasan diyarından gelen tasavvuf ehli aracılığıyla gerçekleşti. Hoca Ahmet Yesevi den Yunus Emre ye, Mevlâna dan Erzurumlu İbrahim Hakkı ya kadar pek çok Allah dostu Anadolu insanının gülen yüzü haline geldi. 10. yüzyıldan başlayan bu süreç, aralıksız günümüze kadar devam etti.
Onlar insanı sevdi, insanlar da onları... İnsanın kalb dünyasına, gönül alemine hitap ettiler. Çünkü kalb, huzur ve mutluluk merkeziydi: "Bilesiniz ki, kalbler ancak Allah ı anmakla huzur bulur." (Ra d Suresi, Ayet 28) Allah Rasulü (s.a.v.) de şöyle buyuruyordu: "Dikkat ediniz, insan vücudunda bir lokmacık et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün beden iyi olur.Bozuk olursa bütün beden bozulur. İşte o et parçası kalbdir." (Buhari, İman 39)
Bütün Allah dostları iman, iyi niyet ve istikamet üzere olmayı öne çıkardılar. Sevgiyi büyütmek ve kâmil insan yetiştirmek için çalıştılar. Son yüzyıla damgasını vurmuş bu Allah dostlarından biri de "Hocaefendi" ünvanını taşıyan Mehmed Zahid Kotku (k.s.) dur.
Kafkasya dan Bursa ya göç eden bir aileye mensup olan Mehmed Zahid Kotku (k.s.), 1897 de dünyaya geldi. Seydişehirli Abdullah Feyzi Efendi den tasavvuf dersleri aldı. Gümüşhaneli Tekkeli Şeyhlerinden Ömer Ziyaüddin Efendi ye intisap etti. Bursa ve İstanbul un çeşitli camilerinde İmam-Hatiplik görevi yaptı. 1958 den 1980 e kadar ise, Fatih İskenderpaşa Camii nde bulundu. Hatta, bu camideki göreviyle özdeşleşti.
13 Kasım 1980 günü vefat etti. Cenazesi 14 Kasım günü Süleymaniye Camii nde, kalabalık bir cemaatle kılınan namazdan sonra, Kanunî Türbesi arkasında yer alan üstadlarının yanındaki istirahatgahına defnolundu.
Mehmed Zahid Kotku (k.s.), ömrünü ilim ve irşat hizmetlerine adadı. Sevgi halkasının güçlenmesi, Allah için dostluklar kurulması için çalıştı. Bunun yolunun da, karşılık beklemeden hizmete koşmaktan geçtiğini söylerdi. Allah Rasulü nün (s.a.v.) şu Hadis-i şeriflerini salih amele dönüştürmüştü: "Kıyamet günü cennet iki insana hayrandır, bir an önce onları içine almak ister. Onlar, Allah için birbirini sevenlerdir."
Eğitim ve öğretime büyük önem verirdi. Talebelerden üniversite hocalarına, halktan siyaset adamlarına kadar her çeşit insanın eğitimiyle yakından ilgilenirdi. Eğitimde sohbet yöntemini benimsemişti. İnsanı olgunlaştırmanın yolu sohbetti. Her nerede bulunursa bulunsun, etrafında hemen her sohbet halkası oluşurdu.
Hocaefendi nin gördüğüm bütün resimleri, onu tebessüm üzere tasvir etmektedir. Allah Rasulü nün (s.a.v.) yüzünden de tebessüm hiç eksik olmazdı. Hocaefendi, her konuda olduğu gibi, tebessüm konusunda da yüce Rasül ün (s.a.v.) izini takip etmeye çalışırdı. Her gördüğüne selâm verir, herkesi güler yüzle karşılardı. Bu yüzden, nereye gitse sevgi, saygı ve itibar görürdü. Telâşsız, öfkesiz, suçlamasız, gösterişsiz, sade ve tabiî bir hayatı vardı.
Maddeleşen ve her şeyin para ve menfaat üzerine kurulduğu günümüz dünyasında, Mehmed Zahid Kotku gibi gönül erlerine o kadar çok ihtiyacımız var ki... Allah dostlarının eserleri okumak ve faydalanılmak için bizleri beklemektedir. Vefatının 27. yılında Mehmed Zahid Kotku (k.s.) yu rahmetle anıyor ve yazımı, O nun Allah korkusunun sevgi ve muhabbete dönüşmesi gerektiğini anlatan şu sözleriyle bitirmek istiyorum:
"Allah korkusu Allah ı bilmekten doğar. Binaenaleyh, Allah ı bildiği kadar O nu sever, O ndan korkar ve O na kendini kaptırır. Artık, dünya ve dünya saltanatları onun gözünde, hiç mesabesinde kalır, bütün sa yü gayreti Allah Teâlâ nın sevgisini artırmak ve onun emrinden katiyyen zerre miktarı ayrılmamaktır. Muhabbetine, sevgisine mani olur korkusu ile bütün günahlardan da öyle kaçar ve öyle sakınır ki, tarifi mümkün olamaz." ( Mehmed Zahid Kotku, Hadislerle Nasihatler 2, Seha Neşriyat, Sh. 117)