2.Abdülhamid Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir. Osmanlı İmparatorluğu tahtında 33 yıl görev yapmıştır. Bunalımlı bir dönemde tahta çıkan Abdülhamid, Batı'ya karşı dik duruşun simgesi olmuştur.
Bunalımlı bir dönem geçiren Osmanlı Devleti’nin başına geçen Abdülhamit Han, Batı’ya karşı dik durmuş, Doğu’ya karşı İslam kardeşliği politikası izlemiştir.

Yahudilerin Filistin’de devlet kurma isteğine karşılık Osmanlı Devleti’nin borçlarının silineceğinin teklifinde bulunan Yahudilerin önderi Theodore Herzl’e karşı Abdülhamit Han, “Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!” demiştir.
ABDÜLHAMİT HAN DÖNEMİ YENİLİKLERİ
Mülkiye (Siyasal Bilgiler),Fakülte düzeyine getirilerek açıldı
Memurlara sicil tutulmaya başlandı
Eski Eserler Müzesi açıldı
Hukuk Fakültesi açıldı
Muhasebat Divanı (Sayıştay) kuruldu
Güzel Sanatlar Fakültesi açıldı
Ticaret Fakültesi açıldı
Yüksek Mühendislik Fakültesi açıldı
Dârülmuallimât (Kız Öğretmen Okulu) açıldı
Terkos Suyu hizmete girdi
Bütün yurtta İdadiler (Lise) açılmaya başlandı
Ziraat Bankası kuruldu
Bursa’da İpekhane açıldı
Emekli Sandığı kuruldu
Halkalı Ziraat ve Veterinerlik Fakülteleri açıldı
Bursa Demiryolu hizmete girdi
Aşiret Okulu açıldı
Bütün yurtta Rüşdiyeler (Ortaokul) açılmaya başlandı
Kudüs Demiryolu hizmete girdi
Ankara Demiryolu hizmete girdi
Kağıt Fabrikası kuruldu
Kadıköy Gazhanesi kuruldu
Beyrut’ta liman ve rıhtım inşaa edildi
Osmanlı Sigorta Şirketi kuruldu
Kadıköy Su Tesisatı hizmete girdi
Selanik-Manastır Demiryolu hizmete girdi
Şam Demiryolu hizmete girdi
Eskişehir-Kütahya Demiryolu hizmete girdi
Galata Rıhtımı inşa edildi
Beyrut Demiryolu hizmete girdi
Darülaceze (Kimsesizler yurdu) hizmete girdi
Mum Fabrikası kuruldu
Afyon-Konya Demiryolu hizmete girdi
Sakız Adası’nda Liman ve Rıhtım inşaa edildi
İstanbul-Selanik Demiryolu hizmete girdi
Tuna Nehri’nde Demirkapı Kanalı açıldı
Şam-Halep Demiryolu hizmete girdi

Şişli Etfal Hastanesi hizmete girdi
Hicaz Telgraf hattı kuruldu
Hama Demiryolu hizmete girdi
Basra-Hindistan Telgraf hattı Beyoğlu’na bağlandı
Hamidiye Suyu hizmete girdi
Dünyanın ilk dişçilik okulunu kurdu.
Paris’te İslam Külliyesi kurdu.
Selanik’te Liman ve Rıhtım inşaa edildi
Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı inşaa edildi
Sirkeci Garı ve Haydarpaşa Garı
Maden Fakültesi açıldı
Şam Tıp Fakültesi açıldı
Haydarpaşa Askeri Tıp Fakültesi açıldı
Trablus-Bingazi Telgraf hattı kuruldu
Konya Ereğlisi’nde demiryolu hizmete girdi
Trablus Telsiz İstasyonu kuruldu
Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu
Medine Telgraf Hattı kuruldu

Şam’da Elektrikli tramvay hizmete girdi
Hicaz Demiryolu hizmete girdi. 27 Ağustos’ta İstanbuldan kalkan tren, 3 gün sonra Medine’ye ulaştı
Pekin’de Üniversite kurdurdu. (Dar’ul Ulum’il Hamidiye = Hamidiye Üniversitesi)
Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektirdi.
Döneminde yaptırılan Demiryolları (Hicaz vb.)

TAHTTAN NASIL DÜŞÜRÜLDÜ? İBRETLİK BİR OLAY…
Peki, Sultan Abdulhamit tahttan nasıl düşürüldü?
Irkçı emperyalistler nasıl bir karanlık oyun oynadı?
Sultan Abdülhamit'i 31 Mart olayını bahane edenler, 27 Nisan 1909 tarihinde tahttan indirmişlerdi.
İttihat Terakkicilerin ön planda olduğu Meclis-i Mebusan Sultan II. Abdülhamit’i 31 Mart olayı ile bağlantısı olduğu iddiası ile 25 Nisan 1909’da tahttan indirilmesi yönünde karar verdi.

Bu karar Ayan Meclisi üyesi Gürcü Arif Hikmet Paşa, Draç Mebusu Arnavut Esat Toptani Paşa ve Selanik Mebusu Musevi Emanuel Karasu’dan oluşan bir heyet tarafından 27 Nisan 1909 tarihinde II. Abdülhamit’e tebliğ edildi.
II. Abdülhamit İstanbul’dan uzaklaştırılarak Balkan Savaşlarına kadar Selanik’te Alatini Köşkü’nde gözaltında tutuldu.
Sultan Abdülhamit’i istibdat ile suçlayarak deviren İttihatçılar kendileri görülmemiş bir istibdat uyguladı.
Sultan II. Abdülhamid, devlet ve hilafet mührünü abdestsiz basmayacak kadar dindar bir kişilik olarak biliniyor.
Bu konuda en yakınında bulunmuş pek çok ismin şahitliği var. Ama “dinsizlik” anlamına gelen iftiralar atılarak tahttan indirildi!

Kızı Ayşe Osmanoğlu, babasının dindarlığını şöyle anlatıyor:
* “Babam doğru ve tam dini itikada sahip bir Müslüman’dan başka biri değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur’an-ı Kerim okurdu. Gençliğinde Şazeli tarikatına girmişti. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanlarda Süleymaniye Camii’nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerden alışveriş ettiğini hikâye tarzında anlatırdı. Camide namaz kıldığı günlerden birinde Hamza Zafir Efendi adında muhterem bir şeyhe tesadüf edip onunla ahbap olmuş, bu tarikata bu suretle intisap etmiştir. Keza Yahya Efendi Tekkesi’nin büyük şeyhi olan Abdullah Efendi vasıtasıyla dahi Kadiri tarikatına intisap etmiştir… Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesini çok isterdi. Sarayın hususi bahçesinde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı: “Din ve Fen” derdi, ”bu ikisine de itikat etmek caiz.”
Talat Bey, Ahmet Rıza Bey ve Pertev Paşa’dan oluşan darbe heyeti Fetva Emini ile özel görüşmek istiyorlar. Yan odaya geçiliyor. Daha görüşme başlamadan İttihad ve Terakki’nin İstanbul meb’usu Mustafa Asım Efendi hışımla içeri dalıyor. Fetva Emini Hacı Nuri Efendi’yi odanın bir köşesine sürükleyip kulağına bir şeyler fısıldıyor…
Hacı Nuri Efendi’nin yüzü sapsarı oluyor. Dudakları titriyor. O şekilde salona dönülüyor (Salonda bulunanlardan Süleyman Tevfik Bey hatıralarında böyle tasvir eder).

Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, Hacı Nuri Efendi’ye soruyor:
* “Birader, fetva üzerine başkaca mütalâanız var mı?”
Hacı Nuri Efendi, ürkek bir sessizlik içinde masaya gidiyor. Fetva masanın üstündedir… Tek kelime etmeden titreyen elleriyle fetvayı mühürleyip imzalıyor.
Ardından da Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, “el cevap, olur” notunu ekleyip mührü basıyor.

Elmalılı Hamdi (Yazır) Efendi’nin kaleme alıp Şeyhülislam Mehmed Ziyaeddin Efendi’nin imzaladığı bu hal’ fetvasıyla 33 yıl padişahlık ve halifelik makamında oturmuş Sultan II. Abdülhamid tahttan indiriliyor (27 Nisan 1909)
Sultan II. Abdülhamid, Peygamber Efendimiz’e bağlılığı tartışılmaz…
O kadar ki, Efendimiz hakkında dünyada yapılan tüm yayınları dikkatle izler, gerektiği zaman müdahale eder, hilâfet ve saltanat gücünü kullanarak engellemeye çalışırdı.





