30 Ağustos Zafer Bayramı denildiğinde…
Ağustos ayının son günlerinde hatırlanan ve hatırlandıkça tebessüm ettiren çok çarpıcı bir anekdot var…
12 Eylül Askeri Darbesi’nin başındaki isim olan Kenan Evren ile Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan arasında gazeteciler yolu ile gerçekleşen bir anekdot.
O anekdot şöyle;
Tarih; 31 Ağustos 1980.
Yani, 12 Eylül askeri darbesine daha 12 gün var.
Yer; Genelkurmay Karargâhı.
Dönemin Genelkurmay Başkanı, Orgeneral Kenan Evren 30 Ağustos törenleri dolayısıyla bir gurup gazeteciye karargâhta bir demeç verdi.
Demeç, Erbakan Hoca hakkında.
Şunları söyledi;
“Şunu istiyorum. Genelkurmay Başkanı soruyor. Necmettin Erbakan 30 Ağustos’a karşı mı değil mi? Bunu soruyorum!”
***
Bu demeç 31 Ağustos 1980 tarihli Hürriyet gazetesinde, ‘MSP Lideri Genelkurmay’daki Törene Katılmadı’ üst başlığı ile şu manşetle sunuldu: “Evren sordu: Erbakan 30 Ağustos’a karşı mı?”
Bir defa şunu söyleyeyim; Evren’in bu demeci gazeteciler için bulunmaz bir polemikti!
Askerin siyaseten de güçlü olduğu bir dönemdi…
Evren’in bu cümlelerini gazeteciler koştura koştura Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a sordular;
- “Hocam, Kenan Evren dedi ki, ‘Necmettin Erbakan 30 Ağustos’a karşı mı değil mi?’ Ne diyorsunuz?”
İşte tam da burada Erbakan Hoca o meşhur, tarihi demecini verdi;
“Biz 30 Ağustos’un ne yanındayız ne de karşısındayız. Biz 30 Ağustos’un tam ortasındayız…”
***
Mesele, burada da bitmedi.
Gazeteciler koştura koştura giderek soluğu yine Kenan Evren’in kapısında aldı;
“Paşam, paşam Erbakan Hoca diyor ki, ‘Biz 30 Ağustos’un ne yanındayız ne de karşısındayız. Biz 30 Ağustos’un tam ortasındayız…’ Bu değerlendirmeye ne diyorsunuz?”
Kenan Evren, Erbakan Hoca’nın bu tarihi cevabı karşısında şu cümleyi kullanır, bu kez;
“Sayın Erbakan bunu fiiliyatta da göstermelidir…”
Erbakan Hoca bu cümleye de hak ettiği cevabı verdi. O cevap da yine bu haberde.
Şöyle ki…
NECMETTİN ERBAKAN: ZİKZAKSIZ BİR ÖMÜR!
Kenan Evren ne kadar ‘idrak’ etti bilinmez ama Milli Görüş Lideri, 54. Hükümet’in Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 30 Ağustos’un tam ortasında olduğunu fiiliyatta da tam anlamıyla gösterdi. Nasıl mı?
* Erbakan, Başbakanlık yaptığı kısa süre içinde büyük hizmetler yaptı, iz bıraktı. Emekliler Erbakan’ı asla unutmayacak. Sadece emeklilerin duaları bile Hoca’ya yeter.
* Erbakan, 1974 Barış Harekâtı’nı gerçekleştiren isimdir.
* Erbakan, İmam Hatip Liseleri’nin hamisidir. Siyasi hayatı boyunca verdiği mücadeleyle imanlı bir gençlik yetişmesi için tüm eforunu sarf etmiş, bu uğurda büyük kavga vermiş, direnmiş, gerektiğinde koalisyonlar bozmuş mümin bir insandır.
* Erbakan, Başbakanlığı döneminde oluşturduğu ‘havuz’ sistemiyle ranttan nemalanan bazı kesimlere korkulu rüyalar yaşatmış bir insandır.
* Erbakan, özellikle muhafazakâr kesimi siyasete kanalize ederek bu kesimi illegal oluşumların kucağından alan ve legal yöntemleri ömrü boyunca savunan bir siyasidir.
* Erbakan, ‘yılmayan’ bir liderdir. Küsmeyen bir kişiliktir. Uzun bir süre gazeteci olarak kendisini takip ettim. Erbakan en badireli ortamlarda bile gemisini karaya çıkarmak için kanının son damlasına kadar savaşmıştır. Kapatılan Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve son olarak da Saadet Partisi Hoca’nın legal çalışmalarının illegal yöntemlerle engellendiğinin bir foto romanıdır, adeta.
* Erbakan, tasavvuf ahlakını almış bir siyasetçidir. Merhum Mehmet Zahit Koktu-İskenderpaşa tutkusu herkesin malumudur.
* Erbakan’la neredeyse özdeş hale gelen ve kimileri tarafından ‘ti’ye alınan ‘Ağır Sanayi Hamlesi’nin yıllar sonra ülkenin en temel konusu olduğu açık seçik anlaşılmıştır.
* Erbakan, Ecevit’le koalisyon kurarak bu alanda bir ilk’e imza atmıştır.
* Erbakan, kabalığı zihninden tamamen yok etmiş, en zorlu rakiplerine bile hitap ederken inceliği ve zarafeti esas almış, köklü bir aileden gelen mümtaz bir şahsiyetti.
***
Dün 30 Ağustos’tu… Zafer Bayramımız idi…
Bu ülkede “milli” denilince, “yerli” denilince, “maneviyat ve ahlâk” denilince, “fabrika” denilince, “istihdam” denilince, “onurlu dış politika” denilince Erbakan ismi hafızalardan silinmeyecekti…



