Şunu en baştan belirtmekte fayda var!
Ülkemizde hiçbir dönem hukuk sistemimiz tam anlamıyla bağımsız olmamıştır. Bundan sonra da olmasını beklemiyoruz. Maalesef durum bu!
Göreve gelen her iktidar siyasi gücüne orantılı olarak “adalet”in bir yerlerinden çekiştiriyor.
Böyle olunca da başta ekonomi olmak üzere sorunlarımız gün geçtikçe kronikleşiyor.
Hemen hepsinin temelinde de adil işleyen bir adalet sistemimizin olmaması bulunuyor.
Son dönemlerde ise ilginç soruşturmalara şahitlik ediyoruz.
Önce Rasim Ozan Kütahyalı alınıp bir süre tutuklu kaldıktan sonra da serbest bırakıldı.
Rasim Ozan Kütahyalı’nın itirafçı olduğu ve bu sebeple tahliye edildiği yönünde ciddi iddialar var.
Peşinden Cem Küçük alındı. Hâlâ da içeride.
Cem Küçük ile birlikte aynı soruşturma kapsamında Gökçek ailesine ait Beyaz TV’de görev yapan Tahir Sarıkaya gözaltına alınıp tutuklandı. Aynı kanalda görev yapan başka isimler de gözaltına alındı.
Bu isimler hakkındaki şantaj başta olmak üzere iddialar havalarda uçuşuyor.
Küçük ve Kütahyalı soruşturmasını birbirinden ayrı yorumlamamak gerekir ama bizim esas konumuz son dönemin en büyük sürprizi olan “Melih Gökçek soruşturması…”
Sürpriz demek yetmez belki de çok ama çok büyük sürpriz desek abartmış olmayız.
Melih Gökçek soruşturması öyle hemen okunup anlaşılacak bir soruşturma da değil.
Öyle gözüküyor ki; bu soruşturma, en az bizler kadar Melih Gökçek’e de sürpriz olmuş gibi duruyor. Şimdilik sessiz kalmayı tercih ediyor, haklı da başka yapacak bir şey yok.
“Adalete teslim oldum” dedi, başka da bir şey demedi…
Kendisi de olan biteni anlamaya çalışıyor olmalı.
Bilindiği üzere Melih Gökçek, AK Parti içerisinde hem de o günlerde üst düzey görevde bulunan Bülent Arınç tarafından basın toplantısı yoluyla, “Ankara’yı parsel parsel FETÖ’ye dağıtmakla” suçlanmıştı.
Yani hem de içinde FETÖ geçen bu denli büyük iddia karşısında kimsenin parmağı dahi kıpırdamadı.
Ve hatta hatırlayacaksınız Ankara’nın seçilmiş belediye başkanı olarak görevi devam ederken direnmesine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından huzura davet edilerek görevden alınmıştı. Gerekçe ise hâlâ muamma!
Bütün bu olup bitenler karşısında her hangi bir gelişme yaşanmazken bugün ise “Almanya’ya para kaçırmak iddiasıyla” resen soruşturma açıldı.
Bir sabah kalkıp Ankara’da bir savcı hem de Melih Gökçek gibi önemli bir isim hakkında resen bir soruşturma başlatabiliyorsa bu durum ancak tebrik edilir.
Son açılan soruşturmaya gerekçe olarak gösterilen iddiaların sahibi Murat Ağırel, Melih Gökçek hakkında bugüne kadar iki adet kitap yazmış bir gazeteci.
Kitapların içi, ağzına kadar Melih Gökçek ile ilgili iddialarla dolu.
Hatta bu iddialardan sonra Gökçek ve Ağırel mahkemelik oldu ama bir sonuç çıkmadı.
Bugüne kadar onlarca hatta yüzlerce kez farklı suçlamalara maruz kalmış olan Melih Gökçek ne oldu da bugün itibarıyla mercek altına alınmaya karar verildi?
Kritik soru da burada gizli.
Ama bu soruya bir çırpıda cevap vermek pek mümkün değil.
İsterseniz ihtimalleri sıralayalım.
Biraz zorlama olsa da, “Önce Melih Gökçek alınacak sonra da ‘bakın adalet sistemimiz herkese eşit muamelede bulunuyor’ denilerek Mansur Yavaş’a operasyon yapılacak” iddiaları zirvede.
Bir diğeri, “Son dönemde AK Parti’nin çeperinde bulunan tartışmalı isimler de içeri alınmaya başlandı; bunların en önemlisi Melih Gökçek. Gökçek’e yapılacak bir operasyon ‘iktidar sadece muhalif isimlerin üzerine gidiyor’ eleştirisinden kurtulunmasını sağlayacak.”
“An itibarıyla oğlu hararetli AK Parti milletvekili olan Melih Gökçek’in bir şekilde yargılanıp aklanması hem Gökçek’i rahatlatır hem de iktidarı” düşüncesi ile böyle bir soruşturmanın başlatılması ihtimalinden de bahsedilebilir.
Son olarak da, “Hakkında çok sayıda suçlama bulunan Melih Gökçek, artık iktidar için yük olmaya başladı ve tasfiyesine karar verildi.” Bu iddia, şimdilik zayıf gözüküyor.
Hadi şunu da yazalım.
Ülkemizde bağımsız yargı işini yapıyor. Ortaya atılan ciddi iddiaların tamamı soruşturmaya tabi tutuluyor. Buradan farklı anlamlar çıkarmanın gereği yok!
Başta da söylediğimiz gibi bütün bunlar ihtimaller.
Ancak hangi gerekçe ile olursa olsun ve sonu nereye bağlanırsa bağlansın; son dönemin en dikkat çeken soruşturmasını takip ediyor olacağız.