Son günlerde gazetemizin manşetlerinden okuduğunuz Behçet Oktay dosyası, yalnızca geçmişte kalmış bir faili meçhul ya da şüpheli ölümün takibinden ibaret değildir. Özel Harekât’ın kurucu isimlerinden, ömrünü bu devletin millî güvenliğine, terörle mücadelesine ve vatanın bütünlüğüne adamış merhum Behçet Oktay’ın ardında bıraktığı o büyük sır perdesi, sayfalarımızda sunduğumuz belgeler, tanıklıklar ve hukuki detaylarla yeniden aralandı.
Haber dizimiz boyunca ortaya koyduğumuz resim net: Bize yıllardır "kendi canına kıydı" diye sunulmak istenen dosyanın arkasında; karartılan deliller, görmezden gelinen tanık ifadeleri, zaman aşımına bırakılmak istenen karanlık noktalar ve görmeyen gözler var. Millî Gazete olarak biz bu dosyayı bir kez daha açarken, sadece gazetecilik görevimizi yapmadık; bu ülkenin vicdanına borçlu olunan o adalet arayışına bir meşale yaktık.
Değişmeyen Gazetecilik Tavrı: Karanlıkta Kalana Işık Tutmak
Peki, Millî Gazete neden Behçet Oktay dosyasının üzerindeki tozu alma ihtiyacı hissetti?
Çünkü bu tavır, bizim yarım asrı aşan yayın çizgimizin ve gazetecilik ilkelerimizin kaçınılmaz bir gereğidir. Bu gazete, kurulduğu günden bu yana hiçbir zaman manşetlerini dönemin rüzgârına göre ayarlamadı; aksine, herkesin sustuğu ya da başını başka tarafa çevirdiği anlarda en zor soruları sormayı bildi.
Hafızalarımızı tazeleyelim:
· ASELSAN Mühendisleri: Yıllar önce kritik milli projelerde çalışan pırıl pırıl beyinlerimiz art arda şüpheli şekillerde hayatını kaybettiğinde, olaya basit birer "bunalım" süsü verilmek istendiğinde, o dosyaların üzerine ısrarla giden, şüpheleri kamuoyunun gündemine taşıyan yine bu mutfaktı.
· Kaşif Kozinoğlu: Devletin hassas kurumlarında görev yapmış, karanlık kumpasların ortasında hayatını kaybetmiş isimlerin üzerindeki sır perdelerini aralama cesaretini yine bu sayfalar gösterdi.
· Başbağlar Katliamı: Yıllarca unutturulmaya, üzerindeki sis perdesiyle kapatılmaya çalışılan Başbağlar mazlumlarının sesini Ankara’nın ve milletin gündeminde diri tutan ana damar her zaman Millî Gazete oldu.
Bizim için gazetecilik; konjonktüre göre haber yapmak değil, milli güvenliği, kamu vicdanını ve toplumsal huzuru tehdit eden her türlü yapının karşısında dimdik durabilmektir.
Ankara’yı Harekete Geçiren Manşetler
Millî Gazete’nin bu habercilik anlayışı, sadece haber yapıp kenara çekilen bir anlayış değildir. Bizim attığımız her manşet, açtığımız her dosya, devletin ilgili kurumlarında ve karar verici mekanizmalarında somut karşılıklar bulmuş, kamusal bir kazanıma dönüşmüştür.
Yeni Nesil Suçu ve Örgütleri Deşifre Ettik
Hatırlayacaksınız; son yıllarda sokaklarımızı, gençlerimizi ve toplumsal dokumuzu tehdit eden, dijitalleşmeyle birlikte biçim değiştiren "yeni nesil suç örgütleri" tehlikesini bu sütunlarda defalarca işledik. Çetelerin, organize yapıların ve karanlık odakların yeni yöntemlerini tek tek teşhir ettik.
Gelinen noktada, devletimizin ve emniyet teşkilatımızın "yeni nesil suç örgütleri" kavramını ajandasına alarak kapsamlı operasyonlar başlatması, gazetemizin kamu adına yürüttüğü bu kararlı haberciliğin ne kadar hayati bir işlev gördüğünü bir kez daha kanıtladı.
Suç Ağlarını Ortaya Çıkardık
Aynı şekilde; sosyal medya platformlarında suçun ve suçlunun övülmesi, illegal kumar, yasadışı borsa ve sanal bahis pazarlarının gençlerimizi nasıl bir bataklığa sürüklediğini yayınlarımızla defalarca gündeme taşıdık. Ankara’nın, yasal düzenlemeler ve idari adımlarla bu haberlerimizin ardından harekete geçmesi, Millî Gazete’nin toplumun kılcal damarlarındaki tehlikeleri ne kadar doğru okuduğunun en açık belgesidir.
Sır Perdesi Aralanacak, Takipçi Olacağız
Şimdi aynı kararlılığı Behçet Oktay dosyası için sergiliyoruz.
Haber dosyamız boyunca sunduğumuz somut verilerin, belgelerin ve yanıt bekleyen soruların ardından inanıyoruz ki; Ankara bu sese kulak vermeye mecburdur. Yıllardır raflarda tozlanmaya bırakılmış, üzeri örtülmek istenmiş bu davanın, devletin ilgili makamları ve yargı organları tarafından yeniden ele alınacağına olan inancımız tamdır. Behçet Oktay’ın ölümü üzerindeki esrar perdesi kalkana, adalet tecelli edene kadar bu işin peşini bırakmayacağız.
Sözümüz nettir:
Millî Gazete; milli güvenliğimizi hedef alan, toplumsal düzenimizi bozmaya yeltenen, karanlık ilişkiler ağıyla kamu vicdanını yaralayan her türlü organizasyonun, yapılanmanın ve olayın üzerine dün olduğu gibi bugün de cesaretle gitmeye devam edecektir.
Sadece yazıp geçmeyeceğiz; haberlerimizin, belgelerimizin ve başlattığımız her dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız.
Çünkü biliyoruz ki, gerçeklerin erken ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Ve Millî Gazete var olduğu sürece, hiçbir karanlık nokta sonsuza dek gizli kalamayacaktır.