“Derbide umduğumuzu bulamadık ama..”
Resmi kanal TRT’nin futbol yorumcuları çok sık seslendirdiler bu cümleyi.
Ne umuyorlardı acaba? Fark rekoru kırılmasını mı? O farkların egale edilmesini mi?
Yoksa Galatasaray’ın daha iyi bir oyun göstermesini mi? Hayır!
Bakın gazetelerin anti Fenerbahçe taraftarı yazarlarına, koro halindeler. Maksat FB’nin galibiyetini gölgeleyerek, rakibine biraz daha oksijen sağlamak. Yarışta olduğuna herkesi inandırmak istiyorlar. Olay bu!
“Aciz, etkisiz, pozisyonsuz Galatasaray…” Hem bu tanımı yapıyor, hem rakibini o halde tutup 90 dakikayı tamamlayan FB’yi görmüyor, övmüyor.
“İki gol dışında her iki kalecinin de tek basit kurtarış yapmadığı..”
Futbol sadece kaleye çok şut atmak mıdır? Orta saha denilen o koca alan niye var?
İki kaleciye çok iş düşecekse, önlerindeki onar kişilik kadrodakilerin görevi ne olacak?
“Fenerbahçe aman aman bir futbol oynamadı..”
Alper bir çalım atacak ve derin bir pas verecek. Pası rakibine hız farkı atarak alan Şener, ceza sahasının en güzel, en uygun yerinde duran arkadaşı Robin Van Persie’ye nokta atış yapacak.. Robin Van Persie ise, “uçan Türk” olmak isteyen çocuklarımızın hayaline en güzel tatbikat vuruşunu yapacak.. Daha önceki tüm maçlarda takımını kurtaran kahraman sıfatına layık görülen Muslera, kapattığı köşeden o Persie vuruşunun gol olmasını önleyemeyecek.. (O vuruşun güzelliğine, estetikliğine, sanatına takılmış olmalı.)
Fakat haklı değil aman aman diyenler. En az on-onbeş daha olmalıydı bu sahnelerden.. Kasıtları bu.
İnsaf! Fenerbahçe’nin 18 yıldır özenle oluşturduğu geleneğini başka yerlere çekmektir bu iddiada bulunmak. Halbuki daha nice 18 yıl olacak seyre doyulmayan..
“Toplasanız 4-5 pozisyon çıkmaz. Adı derbiydi sadece.”
Bu maça kadar 40-50 pozisyonlu derbiler izledi sanki. Ya da Avrupa derbilerinin her iki dakikasına bir pozisyon düşüyor. Kalecileri yatırıp kaldıran havalı pozisyonlardan yani.
“Şener sıfıra indi, Van Persie bomboştu ona çıkardı, o da ayağı kaydığı halde yine de iyi vurup golü yapıverdi.”
Bunları yazan eski hakemimizi hoş görme noktasına çoktan erdi bu ülkenin futbol seyircileri. Konuştuklarını ve yazdıklarını kendilerini güldürecek mizah malzemesi olarak görüyorlar. Levent Kırca artık yoksa, yetineceksin.
Riekerink’i bir ayak kaydırma antrenmanı yaptırmamakla suçlamaları kalmıştı. Bakarsınız ceza sahalarının içinde ayak kaydıran yerlerin olmasını da isterler yarın.
Emeğe saygısızlık, ustalığa saygısızlık, ünlü futbolcu olmak sıfatına saygısızlık.. Bütün bunları gece kulüplerinde kazanmaya çalışanlara da övgü.
Maksat Fenerbahçe’nin galibiyetini gölgelemek dememiz, boşuna değildi. Lakin bu halleri, rakip GS’ı zor duruma düşürüyor, ama farkında değiller. Galatasaray ayağı kayıp düşen oyuncudan gol yiyecek bir takım mı?
Robin Van Persie için hep olumsuz yazı kaleme alanların bugün yarım özür diliyoruz, havalarına artık kanmaz futbolseverler.
FB-GS maçı en azından iki şey ispatladı bu ülkede. Hakem müdahalesi olmadan da oynanabilirmiş. İkincisi ise, futbol yazarlarımızın süper lig yazarı olmadıklarını..