Siyaset ve istihbarat dünyasını sarsan 2011 yılındaki şüpheli ölümün üzerindeki gizem perdesi nihayet aralanıyor.

Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne dair yürütülen yeni soruşturmada, ekranların fenomen dizisi ile gerçek hayat arasındaki çizgiler birbirine girdi.

Senaryo Mu Gerçek Mi?

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturmada, dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla 14 Eylül 2026 tarihinde ifade vereceği aktarıldı.

Özel bir soruşturma ekibiyle yürütülen gizlilik kararlı dosyada, olayın gerçekleştiği dönem görev yapan 10 şüphelinin gözaltına alındığı ve tutuklu sayısının 4'e yükseldiği ifade edildi.

Fethi kabir işleminin de yapıldığını belirten yetkililerin açıklamalarıyla birlikte, gözler dizinin şifrelerine çevrildi.

Ekrandaki İnfazdan 48 Saat Sonra...

Dosyayı asıl hareketlendiren detaylar ise dizinin yayınlandığı tarihlerde gizli.

Tespitlere göre, 10 Kasım 2011'de ekrana gelen 136. bölümde "Kazım Kaşifoğlu" isimli karakter hücrede tutularak darp edildi. Yanındaki karakterin, "Kaşifoğlu! Azrailin benim, Kaşifoğlu seni ben öldüreceğim" şeklindeki tehditleri kayıtlara geçti. Bu yayından sadece iki gün sonra, 12 Kasım 2011'de Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde aniden rahatsızlanarak hayatını kaybetmesi tüyler ürpertti.

Şırıngalı Ölüm Sahnesi Dosyada

Soruşturma evraklarına giren bir diğer sarsıcı detay ise Kozinoğlu'nun ölümünden hemen sonra, 8 Aralık 2011'de yayımlanan bölüm oldu.

Söz konusu yayında, Kaşifoğlu karakterinin koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahnenin ekrana getirildiği kaydedildi. Dizinin ilerleyen bölümlerinde gösterilen "ERDOĞAN" yazılı mezar taşı ve "34 FG 7061" plakalı aracın da dosyada titizlikle incelendiği vurgulandı. Savcılık, senaryo metinleri ile gerçek ölüm arasındaki bu esrarengiz zamanlamanın şifrelerini çözmek için adliyede düğmeye bastı.

Kaynak: Haber Merkezi