Mardin/Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, geçtiğimiz günlerde hain terör saldırısı neticesinde, makamına yerleştirilen bombayla şehit düştü. Allah (C.C.) mekânını cennet eylesin inşallah.
Şehit Safitürk’ün yerine, Gümüşhane Torul Kaymakamı Hakan Kafkas, kendi talebi ile Derik Kaymakamlığı görevine atandı.
Peki, kim bu Hakan Kafkas? Biraz tanıyalım mı, bu kaymakamı? İşte Hakan Kafkas;
* 1982 yılında Erzincan’ın Üzümlü (Cimin) ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Üzümlü’de muhtelif okullarda tamamladı.
* İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2002 yılında mezun oldu.
* Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı Zeytinburnu Vergi Dairesi’nde Gelir Uzman Yardımcılığı ve Ankara Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığı’nda Vergi Denetmenliği görevlerinde bulundu.
* 2009 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından Kaymakam Adayı olarak Erzincan iline atandı.
* Teftiş stajını Konya’da ve Kaymakam Refikliği stajını Bursa’nın Yenişehir ilçesinde tamamladıktan sonra Amerika’da bir yıl süre ile İngilizce eğitimi aldı.
* 2012 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen 96. Dönem Kaymakamlık Kursu’nu üstün başarıyla tamamlayarak Yozgat’ın Aydıncık ilçesine atandı.
* 19.08.2013 tarihinde 2013/463 Sayılı Kararname ile Doğanşar Kaymakamı olarak atanan Hakan Kafkas, 28 Haziran 2015 tarihli İçişleri Bakanlığı’nın Mülki Kararnamesiyle 1. Dereceli Gümüşhane Torul ilçesi Kaymakamı oldu.
* Kafkas, görev aldığı Torul ilçesinde gidilmedik yer bırakmayarak vatandaşların sorunlarını sürekli ayaklarına giderek dinlemeyi tercih edip, örnek yaklaşımı ve başarılı hizmetleriyle Torulluların gönlünde taht kurdu.
* Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün hain PKK terör örgütünün bombalı saldırısı sonucu şehit edilmesinden sonra Hakan Kafkas sosyal medyadan şu mesajı yayınladı: “Yakınlarına sabırlar diliyorum, hepimizin başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun… Hainler asla amacına ulaşamayacaktır… Bayrağımız her daim göklerde dalgalanacaktır.”
* Kafkas’ın şu cümleleri de dikkat çekti: “Kendi isteğimle atamamı istedim. Devletin kaymakamı olarak çalışmaktan ve hizmet etmekten büyük gurur ve şeref duyuyorum.”
* Kafkas, evli ve bir çocuk babası.
***
Bir not daha; ilçeler arasında ayrımcılık yapmak amacıyla söylemiyorum ama Hakan Kafkas beyin doğup büyüdüğü Üzümlü ilçesi Erzincan’ın adeta “sigortası”, “koruyucusu” gibi değerlendirilir.
Bir de Ahıska Türklerine bu ilçenin kucak açması da takdire şayandır…
BRAVO BAŞKAN’A!
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla birçok açıklama yapıldı. Tahmin edeceğiniz üzere, her yıl yapılan rutin açıklamalar… Bunların ayrıntılarına girecek değilim. Ama bir açıklama diğerlerinden “farklı” idi; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in mesajı. Okuyalım mı;
* “20 Kasım günü tüm dünyada Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Fakat biz bugün hepimizi insanlığımızdan utandıran çocuk istismarından, bombalardan kaçan çocuklardan, dalgaların boğup sahile attığı bedenlerden bahsediyoruz.”
* “Her çocuk, insanlığın geleceğini yüreğinde taşır. Bir çocuğun hayatını karartmak, insanlığın ufkunu karartmaktır. Çocuğun duygu ve düşünceleri değerli; canı ve bedeni dokunulmazdır. Huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyümek, onun yaratılıştan getirdiği en tabii hakkıdır.”
* “Çocuğun emeğini, bedenini, geleceğini istismar etmek, insanlığın tefessüh ve iflas ettiği son noktadır. Çocuk istismarı hem yüce Allah hem de insanlık önünde hesabı verilemeyecek ağır bir suçtur. Çocuğun her anlamda ihmal ve istismarı ile mücadele etmek, dinî ve hukukî bir sorumluluktur.”
* “Hiçbir kız çocuğu; rızası olmadan, anne olma özelliği kazanmadan ve eş olmanın anlamını kavramadan evlendirilemez. Hiçbir çocuk; hırsın, güç ve iktidar mücadelesinin, savaş ve şiddetin yükünü çekmeye mecbur, mağdur ve mazlum edilemez. Allah’ın emaneti olan çocuklarımızın, taşıyamayacakları bedensel ve duygusal yükler altında ezilmelerine izin ve müsamaha gösterilemez.”
* “İnsanlık; çocuk için iyilik düşünmedikçe, dünyayı çocuğun üstün menfaatine ve önceliklerine göre tasarlamadıkça, çocuğa ‘yeryüzünün küçük ve onurlu halifesi’ gözüyle bakmadıkça iflah olamaz.” Bu sözler üzerine ne demek lazım? Bravo Başkan’a…
HIRİSTİYAN KULÜBÜ!
* Erbakan Hoca, yarım asır boyunca ‘Hıristiyan Kulübü’ dediği Batı’ya karşı Müslümanları uyanık olması için ikazlarda bulundu.
* Erbakan, Papa 12. Pius’un temelini attığı Avrupa Birliği’nin (AB) asıl hedefinin Sevr’i hortlatıp Doğu ve Güneydoğu topraklarında Büyük Ermenistan’ı kurma hedefi olduğunu yıllarca anlattı.
* Erbakan, Türkiye’nin AB’ye alınmayacağını ve kapıda bekletilerek uşak muamelesi yapılacağını adeta haykırdı.
* Erbakan, Gümrük Birliği anlaşmasını, ‘Türkiye’nin sağmal inek gibi bahçedeki direğe bağlanması’ olarak nitelendirdi.
* Erbakan Hoca, Avrupa Birliği için şunları kaydetti: “Bu Batı, tutmuş bir Hıristiyan birliği kurmuş, Avrupa Birliği dediğimiz... Bu, Papa XII’nci Pius, 1954’te, Roma’ya gelen 3 Katolik başbakana, ‘Evlatlarım, buraya gelin, asırlardan beri birbirinizi öldürüyorsunuz; Amerika gibi tek devlet olun, artık Katolik evlatlarım birbirini öldürmesin’ demiş; Avrupa Birliği’nin temeli bu.”
* Erbakan Hoca, Hıristiyan Kulübü’nün; yüzyıl önce Osmanlı’ya dikte ettirilen Sevr’i hayata geçirme hedefinden hiçbir zaman vazgeçmediğini yıllarca bıkmadan usanmadan, yorulmadan anlattı. Erbakan, bu proje içindeki Büyük Ermenistan hedefine de dikkat çekmişti. Şu cümleler Erbakan Hocaya ait; “İşte, Avrupa Birliği budur; böylece kurulmuştur. Türkiye’nin bu birliğe alınacağı falan yoktur. Bu, Avrupa Birliği’nin Ermenilere ait kararları, Türkiye haritaları, bunların hepsi önümüzdedir. Türkiye’yi böleceğiz diyor. İşte, Türkiye haritaları. Bakın, şu kırmızıyla gösterilen yere Ermenistan’ı kuracağım diyor.”
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü hakkındaki açıklamalarından sonra konu yoğun olarak tartışılmaya başlandı.
* Tamam, Türkiye tüm dünya ile iyi ilişkiler içinde olsun.
* Tamam, Türkiye tüm dünya ile ticari ilişkilerden kaçınmasın, çıkarlarını düşünsün.
* Tamam, Türkiye ticaret, sanayi, üretim alanında kendini kısıtlamasın.
Ama tam burada benim anlamadığım da şu;
- Türkiye neden İslam ülkeleri ile tam bir işbirliği içinde bulunmuyor/bulunamıyor?
***
Son bir not daha; Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından sosyal medyada başlatılan “TekÇareİslamBirliği” Hashtag’ı, Türkiye gündeminin en üst sıralarına oturdu. Tebrikler…
NOT: Bugün, 23 Kasım 2016, Çarşamba 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!