Filistin toprakları…
Her bir karış toprağı İslam kokan…
Her bir karış toprağı Müslümanların emekleri ve gayretleri ile yoğrulan…
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın bulunduğu topraklar…
Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV), Miraca yükseldiği topraklar…
Peygamberimiz (SAV), Kudüs'teki Mescid-i Aksa bölgesinde yer alan Muallak Taşı üzerinden gök katlarına yükseldi, ilahi huzura giderek kabul edildi…
Yüce Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de “Mescid-i Aksa”dan adıyla bahsetmekte ve bu mescidin etrafının mübarek kılındığını bildirmekte. Bu konuda İsra Sûresi’nin 1. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
* “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsra Sûresi/1)
Selahaddin Eyyubi’nin Haçlıları mağlup ederek teslim aldığı kutsal Kudüs şehri Filistin topraklarında…
Filistin toprakları cihana hükmeden Osmanlı İmparatorluğu döneminde huzurlu, barış içindeydi.
Filistin, 1516 yılındaki Mercidâbık Muharebesi'nden I. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere'nin bölgeyi ele geçirdiği 1917-1918 yıllarına kadar, yaklaşık 400 yıl (402 yıl) Osmanlı hakimiyetinde kaldı. Dört asır boyunca Filistin topraklarında, döneminin süper gücü Osmanlı İmparatorluğu döneminde kimsenin burnu bile kanamadı!
***
Dört asır boyunca Filistin topraklarında döneminin süper gücü Osmanlı İmparatorluğu döneminde kimsenin burnu bile kanamadı, tamam da…
Günümüzün süper gücü olarak tanımlanan ABD ne yapıyor?
Gazze’deki, Filistin topraklarındaki soykırıma, katliamlara, bombalamalara en büyük desteği ABD veriyor.
İki süper güç arasındaki farkı görebiliyor musunuz?
***
400 yıl (402 yıl) Osmanlı hakimiyetinde barış ve huzur içinde yaşayan Filistin’in şu an durumu nasıl, peki?
* Yaklaşık bir asırdır, bir İslam beldesi olan, bir İslam coğrafyası olan Filistin topraklarında zulüm yaşanıyor!
* Yaklaşık bir asırdır, bir İslam beldesi olan, bir İslam coğrafyası olan Filistin topraklarında Müslüman kanı dökülüyor!
* Yaklaşık bir asırdır, bir İslam beldesi olan, bir İslam coğrafyası olan Filistin topraklarında Müslüman çocuklar ana babasız kalıyor!
* Yaklaşık bir asırdır, bir İslam beldesi olan, bir İslam coğrafyası olan Filistin topraklarında bebekler, çocuklar katlediliyor!
* Yaklaşık bir asırdır, bir İslam beldesi olan, bir İslam coğrafyası olan Filistin topraklarında Müslümanların çadırda barınmalarına bile tahammül edilmiyor!
***
Tüm bu zulümlere, katliamlara karşın…
Birileri “Filistin Devleti” denilince…
O İslam topraklarının asıl sahiplerinden bahsedince tüyleri diken diken oluyor ne hikmetse!
Ayrılmayın lütfen! Bunu da anlatalım…

KOLTUKTA KALMA UĞRUNA ŞU DEMECE BAKAR MISINIZ?
Siyonist, soykırımcı, bebek katili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu…
Zor günlerden geçiyor…
Zaten kendi hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından verilen bir ‘soykırım suçu’ kararı var!
Bebek katili uluslararası mahkemece resmen ‘soykırımcı’ ilan edildi.
Esasen görüldüğü yerde elleri kelepçelenip hapse atılması gerekiyor.
Soykırım suçundan tutuklanıp hapishanede ölen, “Bosna Kasabı” olarak tanımlanan Sırp komutan Ratko Mladić gibi bir son beklemeli, bebek katilini!
Geçmemek gerekiyor ama geçelim…
***
Seçimlerde zorlu bir süreç bekliyor bebek katilini!
Bu sebeple de en uç vaatleri yapmaktan geri durmuyor!
‘Siyasi rakiplerinin iktidara gelmesi hâlinde İsrail’in Lübnan, Gazze ve Suriye’deki askerî varlığının sona ereceğini, ardından da bağımsız bir Filistin devletinin kurulacağını’ söylüyor…
Bakar mısınız?
Bebek katilinin şu ifadelerine dikkat;
* “Eğer rakiplerim kazanırsa Lübnan’ı terk edecekler, Gazze’yi terk edecekler, Suriye’yi terk edecekler ve burada bir Filistin devleti kurulacak.”
* “Bu sadece bir Filistin devleti olmayacak. Büyük güçler tarafından desteklenen bir Filistin devleti olacak ve bu, İsrail’in sonunun başlangıcı olacak.”
Sanki bu topraklar Filistinlilere ait değilmiş gibi konuşuyor, soykırımcı, Siyonist bebek katili!
Bu cümleler esasen bir korkunun, bir endişenin, bir tedirginliğin açık ifadeleri!
Siyonist Netanyahu’nun “Lübnan’ı, Gazze’yi ve Suriye’yi terk etmek” ifadeleri, İsrail’in bu topraklarda fiilen işgalci konumda bulunduğunun kendi ağzından itirafı niteliğinde değil de nedir?

SADECE KÂĞIT ÜZERİNDEKİ DEVLET!
* Ey Siyonist, soykırımcı Netanyahu ve destekçileri…
* Korkunun ecele faydası yok!
* İsteseniz de istemeseniz de bu İslam beldesinde, bu İslam coğrafyasında Filistin devleti kurulacak!
* Ve siz zalimler, pılınızı pırtınızı toplayıp Filistin topraklarından defolup gideceksiniz!
* Bugüne kadar bulunduğunuz topraklardan sürüldüğünüz gibi Filistin topraklarından da sürüleceksiniz…
Çünkü zalimsiniz! Zulüm de bugüne kadar ebedi olmamıştır, yine olmayacaktır!
***
Bir gerçek; Filistin, uluslararası alanda hukuken ve kâğıt üzerinde bağımsız bir devlet olarak tanınmaktaysa da sahada tam anlamıyla egemen ve yaşayan bir devlet statüsüne sahip değil!
Filistin, bağımsızlığını 15 Kasım 1988'de ilan etti ve dünyada 150'den fazla ülke tarafından resmi olarak tanındı.
Birleşmiş Milletler'de (BM) gözlemci devlet statüsünde…
***
Ancak fiili durum şudur;
İsrail'in işgali, ablukası ve kontrolü nedeniyle Filistin topraklarında (Batı Şeria ve Gazze) tam bağımsız bir egemenlik kurulamadı…
Filistin diplomatik olarak tanındı ancak fiilen ve coğrafi olarak "yaşayan, tam bağımsız bir devlet" değil…
* Filistin’in kendine ait bir ordusu yok!
* Filistin’in kendine ait bir parası yok!
* Filistin’in kendine ait bir ülke sınırı yok! Sınırları, belli bir toprak parçası olmadan bir devletin varlığından söz edilemez!
* Filistin’in kendine ait bir anayasası yok!
* Filistin’in kendine ait bir havalimanı yok!
* Filistin bağımsız, egemen bir devlet değil!
* Filistin’in kendine ait bir istihbarat kurumu yok!
* Filistin’in kendine ait bir darphanesi yok!
* İstanbul’dan, Ankara’dan uçağa binip Filistin’e gidemiyorsunuz! Önce işgalci İsrail denen terör organizasyonuna gidiyorsunuz, sonra izin çıkarsa Gazze’ye ve Batı Şeria’ya girebiliyorsunuz…
* Siyonistlerin kontrolünde olan araştırma sitelerinde bile, “Filistin bir bağımsız devlet mi?” diye sorduğunuzda şu cevabı alıyorsunuz; “Filistin, uluslararası toplumun büyük bir kısmı tarafından devlet olarak tanınmaktadır ancak tam anlamıyla egemen ve bağımsız bir devlet olma kriterlerini tam olarak karşılayamamaktadır!”