Bismillahirrahmanirrahim;

SAADET Partisi 6. Olağan Kongresi’ni coşkulu ve yüksek bir katılımla gerçekleştirdi. Milli Görüş kadrolarının moral ve motivasyonları yüksekti. Her Milli Görüşçü kendini Türkiye ve İslam coğrafyasındaki gelişmelerden sorumlu hissediyordu. Çünkü onlar problemlerin çözümünü bilen bir topluluktu.

Kongre sabahı, Anadolu Gençlik Derneği Aksaray Şube Başkanım ve Hastane Müdürü Sait Çelebi’yle Gençlik Parkı’nın yanında minibüsten indik. Salonun karşısındaki yola girdiğimizde her taraf insan kaynıyordu. Milli Görüşçüler, çok önemli bir görev yapıyor olmanın onurunu taşıyordu. Kalabalıkta zorlukla ilerleyebildik. Sait kardeşim dayanamadı: “Hayret! Ne yapsalar Saadet Partisi’ni bitirememişler.” Bir katılımcı da, “Bugün, güneşin yeniden doğduğu gün” diyordu.

5 bin kişilik salon orta kısmıyla birlikte tıklım tıklımdı. 3 - 4 kat insan da kongreyi dıştaki dev ekrandan izledi. Kongre için hazırlanan ezgi heyecanı zirveye taşıdı: “Herkesin hakkı olan bir hayat gelecek / Sabredin az kaldı, bu düzen değişecek.”

Batı taklitçisi siyasi iktidarların çarpık zihniyetleri sebebiyle yanlışlık ve haksızlıklar katlanarak bugünlere taşındı. Kongre’de Saadet Partisi’nin çarpık gidişata tavrı net oldu: “Böyle gelmiş böyle gitmeyecek; bu düzen değişecek.” Bu kararlılık kongreye damgasını vurdu.

Milli Görüşçülerin en belirgin özelliği vefakârlık! Başta Erbakan Hoca olmak üzere, hareketi başlatan ve devam ettirenler hayırla anıldı. Vefat edenlere rahmet dilendi; dualar edildi. O nasipli insanlar, hak davanın öncüsü oldular; bizim istikamet sahibi olmamızı sağlayan yolu açtılar. İlk günkü heyecanla bugünlere geldik.

CENTİLMENLİK YARIŞI

MİLLİ Görüşçülere yakışır bir kongre yaşadık. Kardeşane, fedakârane, centilmence! Önceki Genel Başkan Kamalak ile yeni Genel Başkan Karamollaoğlu kol kola salona girdiler; misafirleri beraber selamladılar. Birbirlerini iltifatlar yağdırdılar. Açıkça görüldü ki, bu davanın başında bulunmakla peşinde olmak arasında fark yok. Herkes işine bakıyor; aldığı görevin hakkını vermeye çalışıyor.

Saadet Partisi’nin Türkiye siyasetindeki yeri ve farkı çok belirgin! Ayakları Anadolu toprağına basıyor; İslam âlemini kuşatıyor; insanlığı huzur ve barış iklimine taşımaya çalışıyor. Dinamik bir teşkilat.. 

Erbakan Hoca’nın “Milli Görüş ve diğerleri” söylemini Mustafa Kamalak şöyle açıkladı: “Türkiye’de 60 veya 160 parti olmuş fark etmez. 100 çürük yumurta 1 sağlam yumurtanın yerini tutmaz. Diğerleri AB’cidir, Hıristiyan medeniyetinin yanında. Saadet Partisi ise, İslam Birliği’nin peşinde! Kuşun saman dolusunu değil; canlısını istiyor.”

Kongre’de, OHAL’in gölgesinde her gün şehit cenazelerinin geldiği hatırlatıldı; çatışmanın taraflarının “içte” olduğuna dikkat çekildi. Teröre destek veren sömürgeci güçlerin Türkiye’yi birbirine düşürdüğü vurgulandı. Çatışmayı ancak Saadet Partisi’nin durdurabileceği örnekleriyle ispat edildi. Çünkü ümmet olma şuuruyla, “Birlikte Kardeşçe Yaşamak Projesi” onlara ait.

Oyun ve ihanetlerle Saadet Partisi’nin Meclis dışında bırakıldığı son 14 yılda Türkiye’nin geldiği nokta ortada. Milli Görüş’ün çözüm önerilerinin Meclis’e yansıması zorunlu.

ERBAKAN’IN AÇTIĞI ÇIĞIR

KONGRE’DE Genel Başkan seçilen Temel Karamollaoğlu , “İşte ordu, işte komutan” sloganlarıyla kürsüye geldi. Selamlamadan sonra, “47 yıl önce Erbakan Hocamızın yaktığı meşalenin ışığında yürüyoruz” diyerek söze başladı. 

Türkiye’nin problemlerle boğuştuğu, İslam coğrafyasının acı, kan ve gözyaşına boğulduğu, insanlığın huzur ve barışın hasretini çektiği bir dünyada hakça, adil düzene duyulan ihtiyacı anlattı: “Adil bir dünya, kâmil bir hak anlayışıyla kurulabilir.” Temel Bey üniversiteyi yurt dışında okumuş. DPT’de uzman olarak çalışmış. Devleti yakından tanıyor. Erbakan Hoca’nın yakın çalışma arkadaşı. Dış politika uzmanı! Sanayi Bakanlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü yapmış. Sivil toplum kuruluşlarında görev almış. Sivas Belediye Başkanlığı ve 3 dönem TBMM’de milletvekilliği yapmış. Erbakan Hoca’nın Türkiye’yi yönetecek kişide bulunmasını istediği önde gelen özelliklerden “bilgi, birikim ve tecrübeye sahip. Hep “Ülkesine hizmet etmek için” çırpınmış. Karamollaoğlu manevi donanıma da sahip.  Türkiye’nin dinamiklerinden haberdar… Kuşatıcı, birleştirici! “Bilge”lik sıfatı ona yakışıyor. İslam dünyasıyla köklü ilişkileri var. 

Saadet Partisi kongreden güçlenerek çıktı. Toparlanma sürecine girdi. Kadrolar bilendi; ümitleri yeşerdi; arazide çalışma azmiyle görev yerlerine döndüler. 

Milli Görüşsüz Meclis öfke, ayrıştırma, polemik, kavga alanına döndü. Bu atmosfer iyi değerlendirilmeli; Saadet Partisi ilk seçimde Meclis’te olmalı. Meclis “çözümün tek adresi” haline getirilmelidir. Çözümsüzlüğün yaşanmayacağı Meclis’te yanlış yürüyen “Bu düzen değişecek”.