Bugün Abdülhamid’in hedef tahtasına konulmasının sebeplerinden biri ümmetçi kişiliğidir. Osmanlı İmparatorluğunu yıkmak isteyen dönemin üst aklı İngilizler, içerden işbirlikçileri sayesinde derinden çalışarak Osmanlı’yı yıkmayı başarmıştır. Bunda en büyük pay masonlarındır.
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Üstadı ve locanın resmi yayın organı Tesviye Dergisi’nin editörü Celil Layiktez, dünya masonlarına ‘İslam Ülkelerinde Masonluk’ başlıklı İngilizce bir makale yayınladı. Makalesinde, Osmanlı Devleti’nde masonluğun nasıl kökleştiğini anlatan Layiktez, 2. Abdülhamid’in tahttan indirilmesine giden süreçte masonların oynadığı rolü değerlendirdi. Mason üstadı Layiktez, 1908’de 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra ‘İslamcıların’ İstanbul’da ayaklanma çıkardığını ve bu ayaklanmanın Hareket Ordusu tarafından bastırılarak Sultan Abdülhamid’in tahttan indirildiğini söyledi. “Hareket Ordusu, masonlar tarafından örgütlendi ve yönetildi” diyen Layiktez, “Sultan Abdulhamid’e tahttan indirildiğini tebliğ eden 5 milletvekilinden oluşan heyettekilerin tamamı masondu” dedi.
Layiktez, Abdülhamid Han’ı tahttan indirenlerin masonluğu ile ilgili olarak, “Elimizde yeterli belgeler var. Bu 5 kişinin mason olduğuna eminiz” dedi. Bu makale “Rising Point” adlı Uluslararası Masonluk dergisinde de yayınlandı. (http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/10/mason-ustadi-itiraf-etti-sultan-abdulhamidi-biz-devirdik/)
David Ben Gurion 14 Mayıs 1948 günü İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıklarken, arkasına Abdulhamid’den toprak koparmak için yıllarca ter döken ama başarılı olamayan Theodor Herzl’in fotoğrafını asarak adeta meydan okuyordu. Abdulhamid’den toprak alamayan Siyonistler Abdulhamid’e güttüğü kin o kadar derin ve köklüdür ki, anlatılmaz. Bir örnek vermek gerekirse, Guantanamo’da aylarca esir kalan İbrahim Şen, 11 Nisan 2006 tarihli Vakit gazetesine ilginç itiraflarda bulunmuştu. Meğer Obama yönetiminin kapatma kararı aldığı Guantanamo’daki sorgulara İsrailli hahamlar da katılıyormuş. Hatta bu Guantanamo mahkûmu, sorgularından birisinde Yesef isimli bir Yahudi komutanın vücuduna elektrik verirken kendisine; “Türk terörist, merak etme az kaldı. Irak, İran ve Suriye’den sonra sıra Türkiye’ye gelecek. Kadınlarınız hizmetçilerimiz. Erkekleriniz de kölelerimiz olacak. İstanbul’a geldiğimizde ilk olarak dedeniz Abdülhamid’in mezarını ateşe vereceğiz.” Dediğini aktarıyordu. (Abdülhamid’in Kurtlarla dansı - 2, S. 175)
Abdülhamid Siyonistlerle adeta dans etmiştir. Sultan II. Abdülhamit, Yahudilerin Filistin topraklarına yerleşme planlarının önüne geçen bir padişah olarak bilinir. Bu tutumundan dolayı da Yahudilerin yönlendirdiği bütün fitne teşkilatlarının ana hedefi haline gelmiştir. İngilizlerin, Fransız’ın, Siyonist’in, Ermeni’nin, Masonun şunun bunun hıncını anlıyoruz da, bizim içimizdekilere ne oluyor? Masonlarla bir mi hareket ediyorlar? O dönem Abdulhamid’in direnişine sessiz, topsuz, tüfeksiz ve şehitsiz “Çanakkale Destanı” denmez mi?
Bu arada İsrail’in ilk başbakanı Ben Gurion’un da II. Abdülhamid döneminde İstanbul Hukuk Fakültesi’nde okuduğunu ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin bünyesinde padişah aleyhine çalışmalara katıldığını hatırlatalım. Ben Gurion Birinci Dünya Harbi’nin patlak vermesinden sonra Kudüs’e döndü. İsrail’in ilk Cumhurbaşkanı Chaim Weizman’ın sözlerine bakarsanız nefreti açıkça görürsünüz.
“Biz Yahudiler 20. Yüzyılda Ortadoğu’da yıkılmaz denen devleti yıkıp(Osmanlı’yı) 2 tane devlet kurduk. Birincisi İsrail, ikincisi Türkiye’dir. Onlara (Türkiye’ye) öyle güzel sistem inşa ettik ki, Türkler bize Filistin’i vermeyen Abdülhamid’e en az 200 sene daha söverler.” (Genç Doku Dergisi, Kasım 2013 sayısı. S.48) Başka söze gerek var mı? Şu bilinsin ki, kim ki Abdulhamid’e saldırırsa İsrail’in emrindedir. Asla bizden biri değildir.