Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
İslam’a bağlılık kaydıyla kendilerine tanınan faziletleri, İslam’dan bağımsız olarak, Beni İsrail ırkına tanınmış üstünlükler olarak gören inkârcı Yahudiler, kendileri için lanetli bir gelenek dini oluşturmuşlar ve bunun adına da Siyonizm demişlerdir. Bu lanetli inkârcı Yahudi geleneğini Kur’an, tüm detayları ile bizlere tanıtır. Yeryüzünde “fesat çıkarmak”, başta gelen Yahudi karakteri olarak öne çıkar. Bu lanetli fesatçı Yahudi karakter, “İslam ve insanlık düşmanlığı” etrafında şekillenir. Yahudi olmayan her insanı hayvan ve köle olarak tanımlayan bu lanetli gelenek, bu düşünceyi batıl ve sapkınlık olarak tanımlayan İslam’ı da Siyonizm için en büyük tehdit olarak görmektedir. İsrail denen zalim Siyonist Terör Devleti, bu lanetli gelenek adına, Gazze’de soykırım yapıyor, direnişçi Müslüman liderlere yönelik suikastlar düzenleyerek onları şehit ediyor, ABD ve iş birlikçi Batılı ve Doğulu ülkeler de bu ve vahşete destek oluyorlar. Biz, mazlum coğrafyanın insanları olarak, böyle bir vahşet dünyasında yaşıyoruz. Allah, inkârları ve yaptıkları sözleşmeleri bozmaları sebebiyle Yahudileri lanetlemiş, kalplerini kaskatı kılmış ve mühürlemiştir. Onların pek azı iman ederler. Şeytan ile beraber, yaratılmışların en şerlileri olan Yahudiler ve Kitap ehlinin inkârcıları cehennemde ebedi kalacaklardır. Hak kitabı tahrif etmeleri, kin ve nefret besleyerek: “İşittik ve isyan ettik. İşit, işitmez olası ve bizi güt, bize bak” diyerek Peygamberimiz ve Müslümanlarla alay etmeleri, böylece küfürlerini izhar etmeleri sebebiyle lanete uğramışlardır. Batıla inanan inkârcılar için “Bunlar müminlerden daha doğru yolda” demeleri, ayrıca Allah’a ve peygamberlerine isyan etmeleri ve günahta, zulümde, fesatta haddi aşmaları sebebiyle de inkârcı Yahudilere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir.
NİMETE NANKÖRLÜK
İnkârcı Yahudilerin öne çıkan karakterlerinden birisi de, nimetlere nankörlük etmeleridir. Bu lanetli kavim, Allah’ın lütfettiği kudret helvası ve bıldırcından bıkıp bakla, acur, sarımsak, mercimek ve soğan istemişler, böylece hayırlı olanı, özgürlüğü değersiz şeyle, kölelikle değiştirmişlerdir. Bu yüzden Allah onları zillet ve meskenetle, yani horluk ve aşağılıkla damgalamış, gazap üstüne gazaba uğratmıştır. Allah’ın ayetlerini inkâr etmişler, haksız yere peygamberlerini öldürmüşler, isyan etmişler ve haddi aşmışlardır. Onlar, öylesine inkâra, fesat ve zulme şartlanmışlar ki, Allah’ın peygamberlerine ikram ettiği mucizeleri gözleriyle gördükleri halde yine de inanmamışlardır. Hz. Musa, onları Firavun’un zulmünden kurtardığı halde yine de iman etmemişler, Samiri’nin buzağısını ilah edinmişlerdir. Kur’an; inkârcı Yahudilerin bütün nankörlüklerini ayrıntılı bir şekilde haber vermiştir.
KİN VE NEFRET
İnkârcı Yahudilerin bir başka lanetli karakteri de, İslam’a, Kur’an’a, Peygamberimize ve Cebrail’e kin ve nefret duymalarıdır. Bu kin ve nefret karakterini tedavi etme imkânı da yoktur. Müslümanlar ve insanlık bu lanetli kavmi tanımadan, onlara karşı üstünlük sağlamaları, zilletten izzete kavuşmaları mümkün olmaz. İnkârcı Siyonist Yahudiler, Allah’ın müstakim olan dini İslâm’da çarpıklık arayarak insanları ondan alıkoymaya ve müminleri de ondan geri çevirip inkâra sürüklemeye çalışırlar. Çeşitli vasıtaları kullanarak Allah’ın nurunu söndürmek isterler. Bugün medya gücünü son derece etkili biçimde kullanan Siyonistler, insanlığın tek kurtuluş düzeni olan İslam’ın fert ve toplum hayatındaki etkinliğini kırmak, onu terörizmle eş göstermek, gericilikle suçlamak için her şeyi yapmaktadırlar. Rabbimiz Yahudilerin şiddetli düşmanlıkları hakkında Peygamberimizi ve müminleri uyarmıştır. Maide 82: “Müminlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudi ve müşrikleri bulursun…”
Kin ve nefrete dayalı bu düşmanlıkları sebebiyledir ki müminlere karşı sürekli tuzaklar, planlar kurarlar ve onların hiçbir zaman iyi bir durumda olmasını istemezler. Direnişçi Müslüman topluluklar ve liderlerine karşı kurdukları tuzaklar, soykırım ve katliamlar, onlar için zevkle yapılan bir cinnet halidir. Ali İmran 54: “Onlar bir tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozan başka bir tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır.” Bu düşmanlıklarını etkili kılmak için müminler arasında casusluk yaparlar ve Müslümanlara düşman olan bütün topluluklarla işbirliği yaparlar. Özellikle Müslüman görünümlü münafıklar, onların en sadık stratejik ortağıdır. Bu yüzden münafıkların cehennemdeki yeri, dibin dibidir ve Siyonist Yahudilerin cehennemdeki yeri, dibin dibinden daha yukarda bir yerdir. Çünkü münafıkların İslam’a ve Müslümanlara verdiği zarar, Siyonistlerden daha büyüktür.
KORKAKLAR
Siyonistler, nizami savaştan korkarlar. Tarihlerinde kazanılan bütün savaşları, İslam’a tabi olmuş Müslüman Yahudiler kazanmışlardır. İnkârcı Yahudilerin kazandığı ciddi bir savaşı tarih yazmamaktadır. Biz Müslümanlar, ırkından dolayı Yahudileri, tahkir edip düşmanlık etmeyiz. Bundan Allah’a sığınırız. Bizim düşmanlığımız, inkârcı Yahudilerin Müslümanlara ve insanlığa karşı işledikleri vahşettir. Eğer bu Siyonist Yahudiler, Müslümanlar ve diğer milletlerle barış içinde yaşamaya yanaşsalar, arada bir mesele kalmaz. Barışa yanaşmıyorlar. Çünkü akideleri bozuktur, sadece insan olarak kendilerini görüyorlar. Diğer insanlar, ya Siyonizm’e kölelik yapacaklar veya ölecekler. Bu akideyi kabullenmek mümkün değildir. Çünkü Beni İsrail soyundan gelen hiçbir peygamberin böyle bir iddiası yoktur. Beni İsrail soyundan gelen peygamberlerin yolunu, Siyonist Yahudiler değil, Gazze’de onlara karşı savaşan HAMAS, diğer direniş grupları ve Millî Görüş temsil ediyor. Siyonist İsrail; İshak’ın, Yakup’un, Yusuf’un, Musa’nın, İsa’nın yolundan gitmiyor, zalim Firavunların yolundan yürüyor. Firavun, nasıl Musa’nın karşısında yok olup gitmişse, bugün de Firavun tetikçisi İsrail, Musa’nın şanlı ordusu HAMAS ve Müslümanlar karşısında yok olup gidecektir. Kur’an’ın bize haber verdiği “lanetli Siyonist geleneğin” döktüğü kanlarda boğulacağı gün yakındır. Çünkü onlar, korkularına mağlup olan zalimlerdir. Selam hidayete tabi olanlara…