Geçtiğimiz perşembe günü öldürülen Benazir Butto (1953-2007) yu kim öldürdü diye günlerce gazeteleri takip etseniz sağlıklı bir sonuca ulaşamayacaksınız. Herkes kendi fraksiyonuna göre bir teori geliştirerek kafaları karıştırmaya devam edecek.

Birileri bir yere geldikten sonra orada ölümler artıyor, o gittikten sonra öldürmeler duruyorsa o lanetli üzerinde durmak gerekir.

Timur un torunu, devlet başkanı, çok iyi bir Hanefi fakihi/alimi, Zahiruddin Muhammed Babür şah  (1483-1530) Hindistan da bir devlet kurmuş.

1519 dan İngilizlerin işgal tarihi olan 1858 yılına kadar ülkeyi Taç Mahal gibi sanat eserleriyle kanaviçe işler gibi işlemişler ve her eve su şebekesi gibi adalet dağıtmışlar.

İngilizlerin 1858 yılında tüm Hindistanı işgaliyle milyonlarca insanın kanı akmaya başlamış.

Mehmed Akif Merhum bir makalesinde İngilizlerin, Hindistanı işgal ettikten sonra bir Taç Mahal yapmak şöyle dursun, İngiliz kumaşıyla rekabet eden Hint kumaşını dokuyan binlerce sanatkar ustanın parmaklarını kestirdiğini haber verir. (Bak: Mehmet Akif Ersoy, Kur an dan ayetler ve nesirler sayfa 226 Yüksel Yayınevi 1944 İstanbul)

Amerika, Irak a girmeden önce zalim Saddam, otuz yılda otuz bin Müslüman öldürmüştü.

Amerikalılar ise bir senede bir buçuk milyon Müslüman öldürdüler.

Müslüman olup da zalimliğe başlayanla, Kafir olup zalimliğini yapan arasındaki fark işte bu.

Amerika, Afganistan ı işgal etmeden önce günde bir kaş kişi öldürülürken Amerikalılar geleli her gün yüzlerce Müslüman öldürülüyor.

Amerika devletinin ileri gelenleri kara kara düşünüyorlarmış. "Altı milyar insan bizi niye sevmez " diyorlarmış.

"Sevmek" veya "Sevilmek" kelimesini bilmeyen bir aylık çocuk, sevildiğini bilir ve seven annesine sevimli bakışlarıyla karşılık verir.

Sevmek veya sevilmek için o konuda yazılmış kitapları okumaya gerek yok. Sevgiyi, Rabbimiz her insanın fıtratına vermiştir. Ama insanoğlu aldığı eğitimle seveceği şeylerde önceliği neye verirse ona göre fıtratında var olan hazinesini o yolda harcamış olur.

Sevgisinin tamamını Dolar a çeviren bir diyarın yöneticileri, bin Dolar için binlerce insanı heba edebilirler. Birkaç varil petrol için Irak ta yüz binlerce insanı öldürdü; doymadı öldürmeye devam ediyor.

Sevgilerimiz doğuştan olduğu gibi nefretlerimiz de doğuştandır. O nefretimiz bize Rabbimiz tarafından verilmeseydi, sinekler gibi pislikleri kendimize mesken tutardık. Pislikten, gâvurluktan nasıl kaçınabilirdik

Aldığımız eğitimle nefretlerimiz de doğru olarak yönlendirilemezse zararını yine biz çekeriz.

Yaratılan her insan İslâm fıtratına göre yaratıldığı için fıtrat daha bozulmamışken gâvurluktan, yalandan, dolandırıcılıktan, sömürüden, hortumculuktan zinadan, sarhoşluktan, iffetsizlikten nefret eder.

Ama bir gün gelir bu kötülükleri yapanlar baş tacı edilir ve bunlara karşı olanlar dışlanmaya başlarsa fıtratlar bozulmaya başlar ve sonunda bozan da bozulan da bundan zarar görür.

Amerika devletinin ileri gelenleri kara kara düşünüyorlarmış. Altı milyar insan bizi niye sevmez diyorlarmış.

Eee canım seni sevmeyeni karşına alır, yakasından tutar sonra da çenesine çenesine vurur ve "Sev beni" diye tutturursan "Seni seviyorum, bayılıyorum" dese de sen inanma.

Ayağının altındaki elmas madenini, Afrikalının kara elleriyle çıkartır, damarındaki kan bitinceye kadar çalıştırır, başının üzerindeki balta girmemiş ormanları kesip götürür, ülkeyi çöle dönüştürür, eti kemiğine yapışmış çocukların göz pınarlarından sızan yarım damla gözyaşını da sineklere peşkeş çeker, sonra da bu aç insanlara nasıl yardım edilir Konferansları düzenlemeye kalkarsan seni kimse sevmez.

Bir horoz, bir kese elması bulup, bir kuyumcuya getirse ve "Bunları al ve bana bir kese darı ver" dese, Müslüman, o horozu bile aldatmamakla görevlidir.

Sizin dedeleriniz, renkli camları vererek Kızılderili nin elindeki altınları, bedenlerindeki canları alarak zengin oldu.

Ayak bastığın yerde ot bitmiyor. Geçtiğin her ülke mezarlığa dönüyor. Ülkelerin kanını emerek yaşayan bir dev gibisin. Dünyanın meşhur zalim yöneticilerinden Dahhak ın omuzlarında çıkan iki yılan gibi, insan beyni yiyerek yaşıyorsun.

Dünya siyasilerinin döktüğü yüzsuyuyla susuzluğunu gideriyorsun. Her ülkenin öcüsü sen oldun.

Demokrasi ahtapotunun kollarından biri olan "Ambargo" adına öldürdüğün insanların çocuklarına süt, hastalarına ilaç, ölülerine Fatiha gönderen devletlerin kabrini kazarım diyerek tehdit ettin.

Ağıt yakan analar mı seni sevecek

Açlıktan feryadı Ayyuka çıkan çocuklar mı seni sevecek.

Yüzsuyu döküldüğü için halkının arasına çıkmaya yüzü olmayan yöneticiler mi seni sevecek.

Önce ilâhlık iddiasından vazgeçeceksin.

Sonra aldığın canların diyetini, varislerine ödeyeceksin.

Sonra çaldığın malları sahiplerine iade edeceksin.

Kadın iken erkekleştirdiğin, erkek iken kadınlaştırdığın insanları tedavi ederek asli haline dönüştüreceksin.

İmanlı iken inkarcı hale getirdiğin insanların iman yolunu açacaksın.

Ondan sonra bugüne kadar yaptıklarınız için Allah tan af talebinde bulunacaksın. Gerisi kolay.

Çünkü O, severse sevdirir.