İşimiz, kendi can ve tenine ibretle bakmadığı için Allah’ı inkâr edenlere daha fazla acımak ve gözünü kendine çevirmesi için bütün servetimizi ve zamanımızı harcamak.
İmansız kültürün kavurucu çölünde yanan ama yanmaktan zevk alır hale getirilmiş semenderleri Kur’an- Kerim’in rahmet ayetleri ile iman çiçekleri açtırmak.
Kararan kalplerine mağfiret havası estirip soluk benizlere kan, ölmüş toplumlara can vermek.
Suyun, toprağın ve güneşin birlikte sözleşip çekirdeğin kulağına hayat şarkısını fısıldayınca çiçek açması gibi, Kur’an ayetleri ile tabiat ayetlerinin, insanın kulağına Hakk’ın seslerini söyleyip gönlünde iman çiçeğini açtırmak.
Yanarken tükenen, karanlıkları açıp aydınlattığı meydanda yaşayan mum gibi, karanlık gönülleri iman aydınlığına çıkarırken yok edildiği yerde gerçek hayata açılmak.
İşimiz, insanın aklı etrafında oluşturulan inkâr surlarını delmek, kalpten kalbe giden gizli yolu gökkuşağına döndürmek.
Çiçeğin meyve vermek için ağzını açması gibi, Avrupa’ya medeniyet meyvesini tattırmak için gönülleri İslâm’a açmak.
Hür fikirli, gür sesli insanların çanına ot tıkayanların, dik duranların başını ezenlerin bileğini tutmak, ezmek isteyenlerin ezmesine son vermektir işimiz bizim.
Tütsü yerine, insan yakarak zulüm mabedinde huzur bulmaya çalışan, beyaz sarayını yetim kanlarıyla süsleyen zalimlerin zulmünü adalete çevirmektir işimiz.
Seher yelleri gibi esip, serin nefesiyle İslâm aşısı yapmak, İbni Sinalar, Gazaliler, İbn-i Rüşdler, Fatihler, Bakiler yetiştirmektir işimiz.
Fetih, alnı ak, yüzü pak, başı dik yiğitlerin burnunu sürtmek, dize getirmek, kendine kul köle yapmak değildir.
Uyuşmuş kanları coşturmak, miskin canları harekete geçirmektir işimiz.
Ülkeleri ve insanlarını, Firavun gibi, halkını oyuna getiren, fırıldak çeviren, kandıran, zulmeden zalim yöneticilerden, Haman gibi, cin fikirli, şeytana pabucu ters giydiren, saman altından su yürüterek bilimselliğini ortaya koyan hokkabaz ilim adamlarından, Karun gibi, sürmeyi gözden çalan, manayı sözden kaldıran, hem nalına hem mıhına vuran, keseri hep kendine yontan, “Yazı gelirse ben kazanırım, tura gelirse sen kaybedersin” diyerek hep kazanan, hortumcu, soyguncu kodamanlardan kurtarmaktır işimiz.
Ekmeğinde alın teri olmayan, hazırlopçuluk yapan, “Armut piş ağzıma düş” şarkısını mırıldanan, vakit öldürme cinayetleri işleyen, avını saran yılan gibi vücudunun bütün kaslarını tembellik saran, elini dilenmek için çalıştırdığına sevinen milletlerin üstündeki miskinlik ağını parçalamaktır işimiz.
Topraktan, sebze ve meyvelerden, rızık kapılarını açan Allah’a karşı gelen ve açılan bu kapılardan akan rızkları irin toplayan çıban gibi, haramlardan mal toplayan çağdaş Karunların topladığı servetine, Harun (S.A.V.) neşteri ile müdahale ederek temizlemek ve haraminin yükünü hafifletmektir işimiz.
Kur’an’dan İnşirah süresini okumak ve kâinatı kucaklayacak ve her şeye gönül açacak bir kalbe sahip olmak ve kalbimizin son atışına kadar çalıştığı gibi, işimize bir saniye ara vermeden çalışmaktır işimiz.
Gece rüyalarımızda bile, gündüzdeki işimize yön verecek, katkı sağlayacak hayırlı rüyalar görmektir işimiz.