Milli Gazete'nin gündeme getirdiği, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en gizemli olaylardan biri olan Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili beklenen resmi adım geldi. FETÖ kumpası olduğu belirtilen Oda TV davası kapsamında tutuklanan ve duruşmasına kısa bir süre kala cezaevinde fenalaşarak can veren Kozinoğlu dosyası raftan indirildi.
Yıllarca "kalp krizi" denilerek üzeri örtülen o karanlık geceyle ilgili hesaplar yeniden yapılıyor; 15 yıl sonra başlatılan özel soruşturmada bir dönemin şifreleri çözülmeye çalışılıyor.

Soruşturma Dosyası Neden Yeniden Açıldı?
2011'deki ilk soruşturmada gardiyan ve sağlık personelinin müdahalesinde ihmal bulunmadığı kararına varılmış, dosya 10 Nisan 2012'de takipsizlikle kapatılmıştı.
Ancak Silivri Sulh Ceza Hakimliği, 26 Ağustos 2026 tarihinde yıllar önceki bu takipsizlik kararını resmen kaldırarak düğmeye bastı. Kurulan özel ekibin yaptığı incelemelerde, ölümün kalp krizi olmadığına dair avukatına gönderilen gizemli bir e-posta ve ölümünden kısa süre önce talep ettiği bazı ilaçların otopsi raporunda yer almaması, şüpheleri yeniden alevlendirdi.
10 Cezaevi Görevlisi Gözaltında
Dosyanın açılmasıyla birlikte operasyon için harekete geçildi. Silivri Cezaevi'nde o gece görevli olan 11 personel hakkında gözaltı kararı verilirken, bu kişilerden 10'u yakalandı.
Olay gecesi acil durum alarmını radyo sesiyle bastırdığı iddia edilen ve kamera kayıtlarında rolü tespit edilen gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün ise FETÖ firarisi olarak arandığı kaydedildi. Yeni soruşturmada, Kozinoğlu'nun fenalaştığı saat 18.08 ile hastaneye ulaştırıldığı 19.10 arasındaki müdahale zincirinde kasıtlı bir ihmal olup olmadığı mercek altına alınıyor.

Mezar Açılıp O İlaçlar İncelenecek
Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ebubekir Efe tarafından yürütülen soruşturmada en kritik karar ise "feth-i kabir" oldu.
Önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun İstanbul Ümraniye Hekimbaşı'ndaki mezarı açılarak doku örnekleri alınacak. Ölümünden önce talep ettiği "Coraspin" ve özellikle ilk otopside incelenmeyen "vitamin hapı"na ilişkin kimyasal ve toksikolojik incelemeler yapılarak, farklı bir madde ile zehirlenip zehirlenmediği araştırılacak.
Kozinoğlu'nun Savunması: "Günah Keçisiyim"
Kafalar karışık; davanın kumpas boyutunu gözler önüne seren Kozinoğlu'nun el yazısı savunma notları da soruşturma dosyasına girdi.
Hayatı boyunca 34 yıl TSK, Emniyet ve MİT'te görev yaptığını belirten Kozinoğlu notlarında, "MİT’ten seçilmiş bir günah keçisi olarak bu davada bulunuyorum" ifadelerini kullanmıştı. Davadaki sanıkların hiçbirini tanımadığını belirten Kozinoğlu, dijital delillerin komplo olduğunu ve dosyanın bilgisayara virüs yoluyla 7 saniyede yüklendiğini iddia etmişti. MİT'in lehine olan resmi yazılarının ise iddianameye bilerek konulmadığını savunmuştu.




