Millî Gazete’nin kamuoyu vicdanını yaralayan, karanlıkta kalan olayları aydınlatma kararlılığı bir kez daha yargıda karşılık buldu. MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin kapatılan dosya, Adalet Bakanlığı tarafından raftan indirilerek cinayet ve ihmal şüphesiyle yeniden başlatıldı.

KOZİNOĞLU DOSYASI YENİDEN GÜNDEM OLDU

Üzerinde büyük şaibelerin olduğu Kozinoğlu dosyası, gazetemizin Ankara Temsilcisi Ahmet Sesli’nin kaleme aldığı "Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden açılmalı" başlıklı köşe yazısıyla yeniden Türkiye’nin gündemine taşınmıştı. Sesli, yazısında dönemin FETÖ kumpaslarına ve tam da Kozinoğlu’nun hakim karşısına çıkıp konuşacağı hafta gelen bu şüpheli ölüme dikkat çekerek Adalet Bakanlığı’na somut bir çağrıda bulunmuştu:


"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ilk soruşturmada ölümün kalp rahatsızlığına bağlı 'doğal ölüm' olduğu değerlendirilmiş ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek dosya kapatılmıştı. Ancak dönemin FETÖ kumpasları, cezaevlerindeki şüpheli ilişkiler ve Kozinoğlu'nun tam da konuşacağı haftada hayatını kaybetmesi olayın basit bir sağlık sorunu olmadığını gösteriyor... Zaman geçse de hakikat değişmez; Adalet Bakanlığı bu dosyayı derhal yeniden açmalıdır."


15 YIL SONRA GELEN SORUŞTURMA: SKANDALLAR ZİNCİRİ MERCEK ALTINA ALINIYOR


Millî Gazete'nin dikkat çektiği uyarılardan sonra harekete geçen Adalet Bakanlığı ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı cinayet şüphesi kapsamında genişleterek yeni adımlar attı. Soruşturma bünyesinde, aralarında dönemin cezaevi nöbetçi müdürleri, infaz koruma memurları ve sağlık personelinin de bulunduğu en az 15 şüphelinin ifadeye çağrılması kararlaştırıldı.

Basına yansıyan bilgilere göre savcılığın dosya üzerinde yoğunlaştığı temel ihmal ve skandallar ise şu şekilde sıralanıyor:

- Nöbetçi Sağlık Personeli Yerde Yoktu: Cezaevinde 24 saat esasına göre görev yapması gereken 3 sağlık personelinin olay anında görev yerlerinde olmadığı ve Silivri merkezde yemekte oldukları, bu nedenle müdahalede yaklaşık yarım saatlik gecikme yaşandığı öne sürüldü.

- Ambulans Yolda Bekletildi: Olay günü Kozinoğlu’nu taşıyan ambulansın hareket ettikten sonra arkadan gelen diğer ekibin telsiz anonsuyla otoban kenarında 10 dakika boyunca durdurulup bekletildiği iddiaları dosyaya girdi.

- İfadelerdeki Çelişkiler: Hastane doktorlarının "Kozinoğlu getirildiğinde bilinci tamamen kapalıydı" şeklindeki raporuna karşın, cezaevi personelinin "Ambulansa binerken bilinci açıktı, konuşuyordu" yönündeki çelişkili ifadeleri yeniden incelemeye alındı.

Millî Gazete, ilkeli gazetecilik sorumluluğuyla gerçeğin peşini bırakmayacak; bu kritik soruşturmanın tüm aşamalarını okurları adına takip etmeye devam edecektir.

Kaynak: Haber Merkezi