Türkiye'nin on yıllardır kanayan yarasına merhem olması beklenen tarihi süreçte en kritik viraja girildi. Milyonlarca vatandaşın huzur ve güven içinde yaşama umudunu doğrudan etkileyecek olan silahsızlanma adımları, Ankara ile İmralı hattındaki trafikle yepyeni bir boyuta taşındı. Sokağın nabzı bir hayli yüksek, kafalar ise afların ve denetimli serbestliğin nasıl işleyeceğine dair sorularla bir hayli karışık.

İmralı'dan 'Anahtar' Çıkışı
Dün İmralı Adası'nda Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti heyetiyle yaklaşık 3 saatlik bir görüşme gerçekleştiren terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın mesajları yazılı bir açıklamayla kamuoyuna aktarıldı.
"Bin kilometrelik yol bir adımla başlar" ifadelerinin yer aldığı mesajda, girilen yolun Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme süreci olduğuna dikkat çekildi. Siyasetin çıkaracağı yasanın, sürecin önünü açacak anahtar niteliğinde olduğu vurgulanırken, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur" değerlendirmesi kaydedildi. Atılacak adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacağı, bunun sadece bir kesimin değil 86 milyonun ihtiyacı olduğu ifade edildi.
Meclis'teki Taslakta Neler Var?
Gözlerin çevrildiği Meclis cephesinde ise 15 maddelik geçici 'çerçeve yasa' hazırlıklarında sona gelindiği aktarıldı. Bugün TBMM Başkanlığı'na sunulması ve hafta bitmeden yasalaşması beklenen taslağın kimleri kapsayacağı da gün yüzüne çıktı.
Silah bıraktığını beyan eden örgüt mensupları için "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" suçlarından denetimli serbestlik uygulanacağı; ancak asker ve polislerin şehit edilmesinden sorumlu olanlar ile "kasten öldürme" ve "işkence" suçlarına karışanların kesinlikle kapsam dışı bırakılacağı belirtildi. Abdullah Öcalan ve Kandil'deki üst düzey yöneticilerin de bu düzenlemeden yararlanamayacağı ifade edildi.
Cezası 10 yıldan az olanlara dört yıl, 10 yılı aşanlara ise altı veya yedi yıl denetimli serbestlik öngörüldüğü; bu sürede yeni suç işlemeyenlerin cezalarının infaz edilmiş sayılacağı kaydedildi.

Dönüşler Nasıl Olacak?
Sürecin nasıl işleyeceği ve silahların bırakıldığının kim tarafından teyit edileceği de netlik kazandı. Tespiti bizzat MİT'in yapacağı, ardından Cumhurbaşkanlığı kararıyla durumun resmiyet kazanacağı aktarıldı.
Dönüşlerin toplu halde değil, aşama aşama gerçekleştirileceği; doğrudan suça karışmamış kişilerin ardından Avrupa'dakilerin ve Mahmur Kampı'ndaki yaklaşık 20 bin kişinin de takvime dahil edileceğine dikkat çekildi. Yasanın uygulanmasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yürütmeyi temsil eden bir kurul ile TBMM'den seçilecek yasama kurulu olmak üzere iki ayrı denetim mekanizmasının sahada olacağı vurgulandı.
"Terör Kötü Bir Hatıra Olarak Kalacak"
Sürecin hukuki ayağı için partilerin ortak iradesine işaret eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları da beklentilerin çerçevesini çizdi. Ortak teklif olarak Meclis'e gelecek taslağın kahir ekseriyetle geçmesini umduklarını belirten Kurtulmuş, resmi makamlardan beklenen o kararlı duruşu, "Artık bu memlekette terör, Cumhuriyet tarihimizin eski dönemlerine ait kötü bir hatıra olarak kalacak" sözleriyle ifade etti.
86 milyonun kaderini derinden etkileyecek olan bu tarihi yasa teklifinin Meclis Genel Kurulu'ndaki zorlu sınavı ve aşama aşama uygulanacak dönüş takvimi bekleniyor.





