Akılsız dostumuz yerine akıllı düşmanımız olsun!

Çünkü akılsız dost kaş yapayım derken göz çıkarıyor!

Kendisini methederken karşısındaki yerin dibine batırıyor.

Hele akılsız dostunuz bir megaloman ise hepten yandınız demektir! Megaloman kendisini gerçeklerle uyuşmayan biçimde aşırı derecede önemli görüyor.

Herkesten üstün görüyor.

Güçlü görüyor.

Özel görüyor!

Mesela ABD Başkanı Trump böyle megaloman bir isim!

O şimdi tüm dünyayı kendisinin idare ettiğini düşünüyor.

Ve herkesin “bugün acaba ne diyecek” diye ağzının içine baktığını sanıyor.

Kafasına göre devletlere ömür biçiyor.

İran konusunda yapmış olduğu açıklamalar bunun en bariz örnekleri.

Dikkat ederseniz her gün daha sert vurmakla tehdit ediyor.

Ve her gün İranlıların anlaşmak için can attıklarını iddia ediyor.

Sonra da ateş kes bitti diyor.

NATO ile ilgili olarak yaptığı açıklamalar da megalomanlığının en canlı örneklerini oluşturuyor.

Bir gün NATO’yu kendisini yalnız bırakmakla itham ederken ertesi gün NATO ile yola devam etmek istediğini açıklıyor.

Sürekli olarak gelmiş geçmiş ABD başkanları arasında en güçlü ismin kendisi olduğunu dile getiriyor.

Başkalarının atmaya cesaret edemediği adımları kendisinin attığını ileri sürüyor.

Ülkemizde yapılan NATO zirvesi sırasında yapmış olduğu konuşmalarda dikkatle incelenirse yine kendisini göklere çıkarırken muhataplarını oldukça zorda bırakan ifadeler kullandığı görülecektir.

Üzülerek görüyoruz ki ABD gibi bir ülke son yıllarda böylesi bir ismin yönetimine mahkûm bulunuyor.

Trump tarafından sergilenen dengesizlikler kuşkusuz dünyanın öteki ülkeleri ile birlikte elbette Amerika’yı da zora sokuyor.

Sanırız bu keyfiliğin hesabı ilk seçimlerde sorulacaktır.

Ve ABD Başkanı Trump’a güle güle denilecektir.