KÜLLİ KÂİDE: 9

Sonradan ortaya çıkan niteliklerde asıl olan o niteliklerin yokluğudur.

Sıfat-ı ârızada aslolan ademdir: Sıfat-ı ârıza, bir şeyde kendiliğinden bulunmayan, sonradan eklenen niteliktir. Yani bir şeyin normalde olmayan, sonradan var olan özelliği sıfat-ı ârızaolarak kabul edilir. Bu gibi durumlarda asıl olan şey ademdir, yani yokluktur. Bir şeyin sonradan var olan bu durumu hakkında bir tereddüt varsa, o durumun var olmadığı kabul edilir. [1]

Ârızî sıfatlarda asıl olan, yok olduğudur. Ârizî sıfat, aslından mevcut olmayıp, sonradan gelen ve hasıl olan sıfatlardır; ticâret, ayıplı olmak, hastalık, noksanlaşmak gibi. Bunların varlığı sonradan hâsıl olduğundan, aslen mevcut olmadıklarına itibâr edilir.

Genel olarak sıfat ikiye ayrılır: Biri aslî, diğeri ârızî. Aslî olan sıfat hayat, bekâret gibi mevsufla birlikte var olan şeylerdir. Ârızî olan sıfat ise, mevsufla birlikte var olmayıp sonradan; ölüm, hastalık, dulluk gibi ârız olan şeylerdir…

Meselâ:

a) Müdârebe şirketinde kâr sağlanıp sağlanmadığı ihtilâf konusu olursa, ademi (kâr sağlanmadığı) asıl olduğuna göre söz müdâribindir; sermaye sahibi ise kâr sağlandığını ispata muhtaç olur.

b) Ölen kimsenin vârisleri, (meselâ oğulları) babamız şu yerdeki tarlayı, (Filan kişi)’ye, şuuruna sahip olmadığı bir zamanda satmıştır, diye davacı olsalar, (Filan kişi)’de bunun aksini (yâni şuuru yerindeyken sattı) iddia etse, beyyine dâvâcıya aittir. Çünkü asıl olan şuurlu bir halde satışın yapılmasıdır. Bunama ve gayr-i şuurî hal, hareket ve sözler ârızîdir.

Kapalı bir yerde, sigara içenlerle içmeyenler bir arada ise, içmeyenler razı olmadıkça sigara içilemez. Zira sigara içmek, ârızî sıfattır. Trafikte, yaya geçidinin olmadığı yerde, yayaların motorlu vâsıtalara önceliği de bu kâideye dayanır. Yayalık esas, motorlu vâsıta ise ârızîdir.

Meselâ, hibe eden (bağışlayan), hibesinden dönmek istese, kendisine hibe (bağış) yapılan da, hibe olunan malı tükettiğini iddia etse, söz yemine gerek kalmaksızın kendisine hibe edilene âittir. Halbuki malın helâki, yani tüketilmesi ârızî bir sıfattır. (Hibeden rücu’ etmek sahihtir. Ancak mal tüketilmişse, meselâ hediye edilen mum yakılmış, şeker yenilmişse, artık hibeden rücu’ mümkün değildir.) [2]

Bir insanın suçsuzluğu asıldır, suçluluk ârızî bir sıfattır, asıl olan suçlu olmamaktır. Hiç kimsenin suçsuz olduğunu ispatlama külfeti diye bir şey yoktur, olamaz…

[1] https://hukukdershanesi.com/sifat-i-arizada-aslolan-ademdir

[2] Şimşirgil, A., & Ekinci, E. B. (2018); Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelle’den Düsturlar, 8. Baskı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul,s,149-150