Alâ Hilâfi’l-Kıyas Sâbit Olan Şey Sâire Mâkîsûn Aleyh Olmaz (Kıyasa aykırı olarak sâbit olmuş hükümlere, bir başkası kıyas yapılamaz.)

Kıyas usulüne uymadığı halde, yani kıyas yaparak varılması imkânsız bir şekilde nassla sâbit olmuş veya zarûret icabı kabul edilmiş bir hüküm, buna benzer başka mes’elelere delil olmaz. Yani bu istisnâî hükme istinâden kıyas yapılamaz…

Nitekim mevcut olmayan bir şeyi satmak câiz değildir. Bu, kıyasa muhâlif olarak kitap, sünnet veya icmâ ile sabit olan, veya zarûreten sabit olan bir şey değildir. Buna göre, selem veya istisnâ akdi de câiz olmamak icâb ederdi…

Halbuki selem; piyasada misli bulunan standart bir malı, yani meselâ henüz yetişmemiş bir miktar buğdayı veya fabrikada imâl edilmemiş bir arabayı satmaktır. İstisnâ ise, meselâ tüccar terziye elbise diktirmek gibi san’at sahibine bir eser yaptırtmaktır. Madem ki mevcut olmayan bir şey hukuken satılamıyor; buna kıyâsen selem ve istisnâ akdi de câiz olmamalıdır…

Lâkin insanların ihtiyacı (zarûret) sebebiyle Hazreti Peygamber (S.A.S.) selem ve istisnaya izin vermiştir. Dolayısıyla selem ve istisnâ akitleri, kıyasa aykırı olmakla beraber, nass ile sabittir. Artık nasıl olsa selem ve istisnâ câizdir, öyleyse mevcut olmayan her şeyi satmak da câiz hâle gelir, denilemez. Çünkü selem ve istisnâ akitleri, ihtiyaç sebebiyle, kıyasa muhalif olarak kabul edilmiştir. Sünnet olmasaydı, kıyas yapılır ve bunlara câiz değil denirdi…

Şuf’a hakkı da kıyasa aykırı olarak kabul edilmiştir. Bir gayrimenkul satıldığında, bunun ortağı veya komşusu veya bu malda irtifak hakkı bulunan kimse, satış bedelini ödemek şartıyla o malı satın alma hakkına sahiptir. Buna şuf’a hakkı denir. Sünnet ile sabittir. Halbuki kıyasen câiz olmamak icab ederdi. Çünkü herkes malını istediği kimseye satabilir. Ama Sünnet-i nebevî insanların ihtiyacı sebebiyle burada bir istisnâ getirmiştir…

Halk arasındaki “Su-i misâl, emsâl olmaz” sözü, bu kâideye benzer bir sözdür. Kötü misal, başkaları için misâl teşkil etmez demektir. Birisinin gayr-i meşru bir iş yapması, hatta bu fiillerin cemiyette yayılması, başkasına da bunu işleme hakkını vermez… [1]

[1] Şimşirgil, A.& Ekinci, E. B. (2018); Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelle’den Düsturlar, 8. Baskı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, s,155-157