"Fethi yeniden yaşıyoruz. İstanbul un fethini Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hendek Savaşı sırasında müjdelemiştir. 29 Mayıs 1453 te Bizans ı zulümden kurtarmak için fetih yaptık. 22 Temmuz da, Türkiye yi ve bütün insanlığı kurtaracak bir zafer kazanacağız. Buna, bütün kalbimizle inanacağız. Biz, tarih boyunca, bunaldığımız, hatta artık bitti, yok edildi zannedildiğimiz bir zamanda harikalar gerçekleştirmiş, parlak dönemlere ulaşmışızdır."
Anadolu Gençlik Derneği nin öncülüğünde her sene yapıldığı için geleneksel hale gelmiş bulunan Fetih kutlamaları, bu sene de Ankara 19 Mayıs Stadı nda gerçekleşti. Her yıl daha da güzelleşen fetih şölenlerinin bu seneki canlandırılışı göz kamaştıran zenginlikte idi. Bu anlamlı ve coşkulu programa şahitlik etmek isteyen fetih sevdalıları, yurdun çeşitli yerlerinden, hatta yurt dışından gelerek Ankara daki kutlamalara katıldılar. Program, yalnız İstanbul un fethi kutlamalarından ibaret değildi, aynı zamanda gelenlere ve tüm dünyadaki fetih sevdalılarına yeni hedefler de gösterildi.
26 Mayıs günü, başkentimiz yepyeni bir fetih coşkusuna ev sahipliği yaptı. Hacı Bayram Veli Hazretleri nin çok yakınında yapılan fetih kutlaması oldukça anlamlıydı. Hacı Bayram Veli Türbesi, daha sabahın ilk saatlerinde büyük bir ziyaretçi akınına uğradı. Başkentin hareketli bir gün yaşamasına yol açtı.
Coşkulu bir kutlama
Spor gösterilerinden havai fişek gösterilerine, müzik ve şiirlerden mehtere, katılan misafirlerden konuşmacılara, kadırgaların karadan yürütülmesinden fethin canlandırılışına kadar her şey o kadar mükemmel hazırlanmıştı ki... Erbakan Hoca nın "Hiçbir görüş, fethi, böyle bir coşkuyla kutlayamaz. Bunu ancak Millî Görüş gerçekleştirir." deyişindeki haklılık bütün açıklığıyla ispatlanmış oluyordu.
SaadetPartisi Ankara İl Başkanı Mücahit Yanılmaz, "İstanbul un fethinin 554. yılının Ankara da kutlanması çok anlamlıdır." diyerek şunları söylüyordu: "İstanbul un fethi, mazlumların kurtarılmasıdır. Millî Görüş ün olmadığı bir Türkiye nin ne hale geldiğini gördük. Yarabbi! Sana inanan ve güvenenlere yeni fetihler nasip et!.."
Sanatçı Mesut Şimşek in "yer ağlıyordu Hamza ya/Gök ağlıyordu Hamza ya." ezgisi Uhud u hatırlatıyor, Ömer Karaoğlu nun "Şehit tahtında Rabb e gülümser/ Ah, binlerce canım olaydı der." ezgisi ise, ancak azim ve fedakarlıklar sonucu yeni zaferlere ulaşılabileceğini anlatıyordu. Umut Mürare nin "Baş koymuşuz biz bu sevdaya." parçası da davanın büyüklüğünü simgeliyordu.
Stad içinde kullanılan dövizler de mesaj yüklüydü: "Sevdamız Türkiye", "Bu vatan hepimizin", "Sevgi ve kardeşliğin teminatıyız.", "Başka Türkiye yok", "İnançlı kadrolar omuz omuza", "Yüksek ahlâk, yüksek teknoloji", "Müslümanlar kardeştir", "Gencin süsü güzel ahlâktır", "Biz bu ülkeyi yolda bulmadık.", "Yaşanılabilir birTürkiye", "Yeniden Büyük bir Türkiye", "Yeni bir dünya."...
Lider ve kadroları bir arada
Erbakan Hoca nın stada girişi yine muhteşem oldu. Sert ve çetin esen rüzgarlar, lider ve kadroları arasındaki gönül bağını yıpratamamıştı. Millî Gençlik, şunu çok iyi biliyordu: Bir davayı yok etmek isteyenler, önce işe davanın liderinden başlıyor ve o liderin kadrolarını tespih taneleri gibi dağıtıyorlardı. Millî Gençlik, bütün gücüyle liderine sahip çıkıyor, şer güçlerin oyunlarına alet olmayacağını bütün dünyaya ilan ediyordu.
İstiklâl Marşı nın gökleri çınlatırcasına okunması, programın manasıyla bütünleşmiş, Mısırlı Hafız Ahmet Naina nın Kur ân tilâveti, kalb ve zihinleri manevi bir atmosfere taşımıştı.
Fetih şöleninde bir konuşma yapan AGD Genel Başkanı İlyas Töngüş, "Malazgirt ten İstanbul un fethine, Kurtuluş Savaşı ndan Kıbrıs zaferine kadar, bütün değerlerimizi gençlikle buluşturmak istiyoruz." dedikten sonra "Medeniyetimiz yenildi" diyenler, fetih günü münasebetiyle bir araya gelen şu muhteşem topluluğa baksınlar. İşte dimdik ayaktayız. Bizim medeniyetimiz asla yenilmez. "Ya ben İstanbul u alırım, ya da İstanbul beni" diyen Fatih in kararlılığı içindeyiz. Mazlumların acılarını dindirmek için gönülleri fethetmeye çalışıyoruz." sözlerine yer verdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan da "Fethin mânâsı" üzerinde durarak özetle şunları söyledi: "İstanbul un fethiyle Türkiye ye ve dünyaya bir mesaj veriyoruz. Türkiye nin problemlerinin çözümü Millî Görüş tedir. Millî Görüşçüler dimdik ayakta ve görevlerinin başındadır."
Programın şeref konuğu Erbakan
Programın şeref konuğu Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan dı. "Milli kahraman, mücahid Erbakan" sloganları eşliğinde kürsüye gelen Erbakan, "Milletimizin aslı, inancı, tarihi, özü Millî Görüş tür. Anadolu Gençlik olarak önümüzdeki büyük fethi de başarıyla gerçekleştireceksiniz." diyerek şu tarihi açıklamaları yaptı:
"Bugün 26 Mayıs 2007... Fethi yeniden yaşıyoruz. İstanbul un fethini Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hendek Savaşı sırasında müjdelemiştir. 29 Mayıs 1453 te Bizans ı zulümden kurtarmak için fetih yaptık. 22 Temmuz da, Türkiye yi ve bütün insanlığı kurtaracak bir zafer kazanacağız. Buna, bütün kalbimizle inanacağız. Biz, tarih boyunca, bunaldığımız, hatta artık bitti, yok edildi zannedildiğimiz bir zamanda harikalar gerçekleştirmiş, parlak dönemlere ulaşmışızdır."
Fetih teki 5 ders
Fetih gününde şu beş husustan ders almalıyız:
1. Fatih in azim ve cesareti.
2. Eba Eyyûb el-Ensarî Hazretleri... İlk İslâm devleti onun evinde kuruldu. Peygamberimiz döneminin bütün savaşlarında bayraktarlık yaptı. 90 yaşında, altı oğluyla birlikte İstanbul seferine katıldı. En önde savaştı ve şehit oldu.
3. Akşemsettin Hazretleri Fatih i yetiştirdi. Hepimiz yeni fetihler için yeni nesilleri yetiştireceğiz.
4. Ulubatlı Hasan Bizans Surları na İslâm bayrağını dikti. "Ne güzel asker" müjdesine nail oldu. Şehit oldu ve en yüksek mertebeye ulaştı.
5. Fatih i ve fetih erlerini yetiştiren anneler... Bir Fatih, bir Ulubatlı Hasan varsa, onları yetiştiren anneler de var. Bugünün anneleri de şuurlu gençler yetiştirecekler.
Ayasofya, Hakk ın bâtıla galip gelmesinin sembolüdür. Ayasofya, bir an önce ezan sesleriyle süslenmelidir. 22 Temmuz da bir fetih daha bizi bekliyor. Bu zaferimizle İstanbul un fethi hedefine ulaşmış olacaktır. Her ikisinde de aynı Millî Görüş, aynı aşk ve azim var. Necip Fazıl ın şu sözünü hatırlatmaya bir vecibe sayıyorum: "Ne zaman stadyumlar spor için değil, hak ve adaleti hakim kılmak isteyen kalabalıklarla dolarsa, işte o gün kurtuluyoruz demektir. "22 Temmuz da bu müjdeyi gerçekleştireceğiz."
İslâm Alemi nin kalbi başkentte attı
İslâm dünyasından gelen yüzlerce misafir de Fetih Şöleni münasebetiyle Başkent te buluştu. Onları temsilen konuşanlar Erbakan Hoca yı "büyük mücahit, büyük lider" olarak selâmladılar.
Pakistan İslâm Cemaati Dış İlişkiler Başkanı Abdülgaffar Aziz "Pakistan Müslümanlarından selam getirdim." diyerek başladığı konuşmasına "Buradan da Pakistan a selam götüreceğim. Ancak, götüreceğim selam daha önemli. Çünkü "büyük lider"den selam götüreceğim." dedi.
Afganistan eski Devlet Başkanı Burhaneddin Rabbani nin temsilcisi Naseem Fagiry ise "Başarınız, bizim başarımızdır. 22 Temmuz da en iyi neticeyi almanız için duacıyız." diyerek sözlerini tamamladı.
IGMG Kurucu Üyesi Hasan Damar da "Millî Görüş 24 milletvekili ile Meclis in şeklini değiştirdi. 22 Temmuz da iktidar olarak Meclis i yeniden kontrol altına alacak." değerlendirmesini yaptı.
Coşku zirvede
Fetih şöleninin en coşkulu kısmı ise, Fethin canlandırılması oldu. Sanki fetih yeniden yaşanıyordu. Sabah ezanı okunuyor, namaz eda ediliyor, namaza müteakip Fatih ordusuna son söz ve talimatlarını anlatıyordu.
Ve top sesleri eşliğinde orduya "hücûm" emri veriliyor.Heyecanın zirvesindeki Fatih atını denize sürüyor, gösterilmesi gereken gayret konusunda askere örneklik teşkil ediyordu. Fetih sevdasıyla dopdolu olan Ulubatlı Hasan muradına eriyordu. O şimdi Bizans surlarının burçlarında... Beklediği zaman geldi. Bayrağımızı kalenin burcuna dikiyor ve atılan oklar onun şehadetini müjdeliyor. Ve işte büyük fetih... Mehter bu büyük coşkuyu zirveye ulaştırıyor:
"Ey şanlı ordu, ey şanlı asker
Haydin gazanfer, ummanı safter
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker"
Herkeste muazzam bir coşku... Havai fişek gösterileri bu büyük coşkuya eşlik ediyor. Tribünlerin üst kısmından aşağı doğru laser ışınlarıyla oluşturulan şelale, heyecanı doruğa ulaştırıyor, aydınlık adeta asumana yükseliyor. Karanlıklar dağılıyor, yer gök fetih nuruyla aydınlanıyor.
Dünya çapında bir başarıya imza atan Fatih te bir mütevazilik var. İstanbul un fethinde kullandığı kılıcı, temsili olarak, protokolde oturan Erbakan Hoca ya getiriyor ve şu sözlerle teslim ediyor: "Artık, emanet sizdedir Hocam!.."
Büyük bir disiplin içinde çalışmalarını yürüten fetih erleri, liderlerini selâmlayıp ona olan bağlılıklarını göstererek "emaneti yerde bırakmayacaklarına" söz veriyor ve bu azimle görev yerlerine dönüyorlar.