Türkiye Azerbaycan ilişkilerinde bir süredir yüksek seyreden tansiyon tüm alttan alma çalışmalarına rağmen düşürülemiyor.
Azerbaycan’da okullara başörtüsü yasağının getirilmesi Türkiye’de yüksek sesle eleştirilince!
Ve de sadece eleştirmekle yetinilmeyip akıl vermeye, yol göstermeye kalkışılınca kıyametler koptu!
Azerbaycan yönetimi “iç işlerimize karışmayın” diyerek, Türkiye’den gelen eleştirilere rest çekip tepti gösterdi!
Dahası, bazı isimlerin görevden alınmasını istedi!
Bazı isimlerin de ülkelerine giremeyeceğini ilan etti!
Hatta bazı isimlerin Azerbaycan’da darbe yapma teşebbüsünde bulunduklarını iddia etti!
Azerbaycan yönetimi hep sert ve katı söylemlerle meramını anlatmaya çalışırken Türkiye’den verilen tepkiler uzlaşmanın bir an evvel sağlanması yolunda oldu!
Azerbaycan niye bu kadar sert ve katı bir söylemle konuşuyor ve Türkiye, niçin uzlaşmanın bir an evvel sağlanması için gayret sarf ediyor?
Bu konuda net bir bilgiye sahip değiliz!
Ancak birtakım tahminlerimiz de yok değil!
Umarız şimdi dile getirmeyi doğru bulmadığımız tahminlerimizde yanılıyoruzdur!
Bugüne kadar tek millet iki devlet diye beraberce yürüdüğümüz Azerbaycan ile yine aynı şekilde yola devam ediyor olmamız en samimi dileğimiz. Azerbaycan, bize göre yanlış kararlar vermiş olabilir.
Aldıkları kararların yanlış olduğunu onlara bir lisanı münasiple anlatmak var, bir de adamların nasırına basarak anlatmak var.
Sanırız şimdi atılan yanlış adımlar konusunda lisani münasip yerine nasırlarına basma tercih edildi.
Sonra da ortaya çıkan soğukluğun giderilebilmesi için Azerbaycan yönetiminin her isteği yerine getirilmeye başlandı.
Türkiye bu konuda daha soğukkanlı davranabilir ve meramımızı karşı tarafı incitmeden ya da ürkütmeden anlatabilirdi diye düşünüyoruz.
Ortaya çıkan anlaşmazlığın uzun ömürlü olacağını sanmıyoruz.
Bir süre sonra tarafların daha makul ve daha mantıklı açıklamalar yapar hale geleceklerine inanıyoruz.
Galiba düdüğü, her zaman parayı veren çalmak istiyor.