Adına isterseniz “pişkinlik” deyin, isterseniz “yüzsüzlük” deyin!
Böylesi daha ne görüldü ne duyuldu! ABD Başkanı Trump, kendisine “Nobel barış ödülü” verilmedi diye çirkefleşip duruyor!
Nobel barış ödülünü alamadı diye Norveç’e küsüyor ve ülkesinde Norveçli görmek istemediğini ilan ediyor.
Yahu ABD Başkanı Trump gibi biri nasıl kendisini Nobel barış ödülüne layık görür!
Böyle bir talep olsa olsa pişkinliktir!
Böyle bir istek ancak yüzsüzlüktür!
“ABD Başkanı Trump, yeryüzünde barışın hâkim olması için hangi adımı attı?” sorusuna verilebilecek bir cevap var mı? Elbette yok!
Zira ABD Başkanı Trump’ın attığı böyle bir adım yok!
O, dünyayı ateşe veren adımlar attı!
Sataşmadığı ülke, bulaşmadığı lider kalmadı!
Kendisinin dünyanın tek hâkimi sanıp herkesle arayı bozdu!
Kimi ülkelerin devlet başkanlarını yataklarından kaçırıp ülkesine götürerek yargılamaya başladı!
Kimi ülkelere doğrudan savaş açtı!
Kimi ülkelere de sıra size de gelecek diye gözdağı verdi!
Barışa yönelik tek adımı yok, dünyayı kana boğan pek çok adımı var!
Ve buna rağmen “Nobel barış ödülünün” kendisine verilmesinin gerektiğini iddia ediyor.
Tarihte bugüne kadar gelmiş geçmiş ABD başkanları arasında en saldırganı ödülünü istese kendisine hak vereceğiz!
Evet bu ancak onun hakkıdır diyeceğiz.
Yine tarihte bugüne kadar gelmiş geçmiş ABD başkanları arasında en patavatsızı ödülünün peşine düşse kendisine hak vereceğiz.
Ve bu ancak onun hakkıdır diyeceğiz.
Ama hak etmiş olduğu ödüller yerine hiç hak etmediği bir ödül olan barış ödülünü sahiplenmek istiyor.
Yani pişkinlik ve yüzsüzlükte rakip tanımıyor.
Tüm dünya onun yüzden her gün artan petrol fiyatları sorunu ile karşı karşıya kalıyor. İnsanlar onun yüzünden katbekat fazla ödeme yapıyorlar.
O ise sanki bu gerçeklerin farkında değilmiş gibi konuşarak Nobel barış ödülünün kendisinin hakkı olduğunu iddia ediyor.