Dün, 27 Ekim 2026, Salı günü idi…
27 Ekim, bir İslam coğrafyası olan Keşmir (Pakistan) tarihinde "Kara Gün" (Kashmir Black Day) olarak anılır.
27 Ekim 1947'de, Hint silahlı kuvvetleri Srinagar'a ilk kez asker indirerek Cammu ve Keşmir bölgesini fiilen işgal etti.
Bu askeri müdahale bölgede büyük bir tepki meydana getirdi ve Hindistan ile Pakistan arasındaki onlarca yıl sürecek olan köklü Keşmir sorununun ve savaşlarının temelini attı.
YİNE BİR İNGİLİZ SİNSİ OYUNU!
Keşmir, İngiliz sömürge yönetiminin (British Raj) Hint alt kıtasından çekilirken geride bıraktığı en büyük kronik krizlerden biri…
Siyasi literatürde ve tarihsel analizlerde "İngiliz oyunu" veya "böl-yönet" (divide and rule) taktiğinin bir ürünü olarak kabul edilen bu süreç nasıl işledi ya da işletildi?
İngiltere, yüzyıllar boyunca yönettiği Hindistan'da toplulukları din temelinde ayrıştırma politikası izledi.
1947 yılında bölgeden çekilme kararı aldığında, alt kıtayı Müslüman çoğunluklu Pakistan ve Hindu çoğunluklu Hindistan olarak ikiye böldü.
Ancak bu bölünme sürecinde stratejik bölgeleri bilinçli olarak birer "saatli bomba" şeklinde bıraktı.
Bölünme planına göre, yarı bağımsız olan prensliklerin (Princely States) coğrafi konumlarına ve halklarının demografik yapısına göre iki ülkeden birini seçmesi gerekiyordu.
Keşmir halkının %90'a yakını Müslüman'dı ve Pakistan'a katılmak istiyordu.
Ancak İngiltere, kararı halka değil, dönemin Hindu yöneticisi (Maharaca) Hari Singh’e bıraktı.
İngilizlerin bu hukuki boşluğu yaratması, krizin fitilini ateşledi.
Halkın iradesinin aksine Maharaca, Hindistan ile birleşme kararı alınca iki ülke arasında ilk savaş patlak verdi.
Sınırları çizmesi için İngiltere'den gönderilen Sir Cyril Radcliffe, daha önce Hindistan’a hiç ayak basmamış, bölgenin sosyal ve coğrafi yapısını bilmeyen bir hukukçuydu.
Radcliffe'e devasa bir coğrafyanın kaderini belirlemesi için sadece 40 gün süre tanındı.
İngiliz Genel Valisi Louis Mountbatten ise süreci daha da aceleye getirerek bağımsızlık tarihini öne çekti.
İNGİLİZLER YAPAY BİR KRİZ MERKEZİ İNŞA ETTİ!
Bu acelecilik, sınırların şaibeli, belirsiz ve çatışmaya açık şekilde çizilmesine neden oldu.
İngilizlerin çizdiği sınırlarda, Keşmir'i Hindistan'a bağlayan stratejik yollar ve Müslüman çoğunluklu bazı kritik ilçeler (örneğin Gurdaspur) kasıtlı olarak Hindistan sınırları içinde bırakıldı.
Bu durum, Hindistan'ın Keşmir'e askeri olarak kolayca müdahale edebilmesinin önünü açtı.
Ayrıca Pakistan'ı besleyen hayati su kaynaklarının ve nehirlerin çıkış noktası Keşmir'de kaldığından, Pakistan jeopolitik olarak sürekli bir tehdit ve bağımlılık altında bırakıldı.
İngiltere; Kıbrıs ve Filistin'de uyguladığı stratejinin aynısını Keşmir'de de uyguladı.
Bölgeden çekilirken arkasında hiçbir zaman tam olarak çözülemeyecek ve iki nükleer gücü karşı karşıya getirecek yapay bir kriz merkezi inşa etti.
MİLLİ GÖRÜŞ BAŞINDAN BU YANA PAKİSTAN’IN HAKLI DAVASININ YANINDA OLDU!
Her yıl 27 Ekim'de başta Pakistan olmak üzere dünyadaki Keşmir diasporası ve destekçileri, bu tarihi işgali protesto etmek için "Kara Gün" etkinlikleri düzenler…
Pakistan’ın haklı Keşmir davasında Milli Görüş başından bu yana dost ülke Pakistan’ın yanında yer aldı.
Milli Görüş Kuruluşları’ndan ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) başından bu yana özel Keşmir programları düzenledi, düzenlemeye de devam ediyor…



