Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşüldü. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan teklif, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyonda oy çokluğuyla kabul edildi. Anlaşmanın ortak savunma hükümleri, Türkiye'nin mevcut uluslararası yükümlülükleri ve taraf ülkelerin anlaşmadan çekilme şartları görüşmelerde ele alındı.
MEKKE ANLAŞMASI İLE ORTA DOĞU'DA ORTAK SAVUNMA KALKANI HEDEFLENİYOR
Komisyonun açılışında konuşan Fuat Oktay, Orta Doğu'daki gelişmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşı, Kafkaslar, Balkanlar ve Kuzey Afrika'daki güvenlik sorunlarının bölgesel istikrarı etkilediğini belirtti.
Türkiye'nin krizlerin çözümünde diplomasiye öncelik verdiğini söyleyen Oktay, bölge ülkelerinin güvenlik konusunda ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Oktay, "Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz.' inancıyla, krizlerin sonlandırılması için tüm diplomatik imkanlarımızı kullanmaktayız. Çevremizdeki tüm coğrafyalarda, 'bölgesel sahiplenme' ilkesiyle güvenliği ve refahı artırmayı hedefliyor; meselelere ayrıştırıcı değil, birleştirici bir vizyonla yaklaşıyoruz. Zira sorunların dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi meselelerinde ortak sorumluluk üstlenmesiyle çözüleceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Mekke Anlaşması'nın bölgesel güvenlik anlayışının bir parçası olduğunu belirten Oktay, "İşte bugün Komisyonumuzda görüşeceğimiz "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması", bahsettiğim bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır." dedi.
Orta Doğu'nun uzun yıllardır dış müdahaleler ve vekâlet savaşları nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Oktay, "Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata dur denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Tahran'da gerçekleştirilen görüşmelere de değinen Oktay, Mekke Anlaşması ile üç ülke arasında stratejik diyaloğun geliştirilmesinin, karşılıklı güvenin artırılmasının ve Orta Doğu'da kolektif caydırıcılık sağlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmuş askeri blok olmadığını vurgulayan Oktay, "Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine ülkemiz, caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması'nın dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkan tanıması bağlamında kıymetlidir." dedi.
İttifakın diğer bölge ülkelerine de açık olduğunu belirten Oktay, yeni üyelerin kabul edilmesi için mevcut tarafların onayının gerekeceğine dikkat çekti.
Oktay, "İttifakın büyümesi ve yeni üyelerin kabulü, çekirdek tarafların ve dolayısıyla ülkemizin onayına, rızasına ve stratejik filtresine tabi olması doğal olarak büyük ehemmiyet taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın müşterek savunma, terörizmle mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkânların geliştirilmesi olmak üzere üç temel hedefe dayandığını kaydeden Oktay, ortak savunma kararlarının otomatik olarak uygulanmayacağını belirtti. Her ülkenin kendi anayasal süreçlerinin ve ulusal mevzuatının esas alınacağını söyledi.
BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇ ÜLKEYE YAPILMIŞ SAYILACAK
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik Mekke Anlaşması'nın en dikkat çekici hükümlerinden biri, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğer ülkelere de yapılmış kabul edilmesi oldu.
Anlaşma kapsamında saldırıya uğrayan ülkeye, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde askeri imkân ve kabiliyetler dahil destek sağlanabilecek. Ancak bu destek, taraf ülkelerin anayasal süreçleri ve ulusal mevzuatları doğrultusunda kararlaştırılacak.
Komisyonda anlaşmanın kapsamına ilişkin bilgi veren Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, düzenlemenin üç ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi ve bölgesel güvenlik konusunda ortak sorumluluk üstlenilmesini amaçladığını söyledi.
Gümrükçü, anlaşma kapsamında ülkeler arasında askeri personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar gerçekleştirilebileceğini belirtti. Savunma sanayisinde ortak üretim ve teknoloji paylaşımının desteklenmesi, terörle mücadelede iş birliğinin artırılması ve karşılıklı lojistik destek sağlanması da anlaşmanın hükümleri arasında yer alıyor.
Mekke Anlaşması'nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulayan Gümrükçü, "Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır." ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın bölgesel sorunların çözümünde ülkelerin ortak sorumluluk üstlenmesini sağlayacak bir güvenlik mekanizması oluşturmayı amaçladığını belirten Gümrükçü, Türkiye'nin NATO kapsamındaki yükümlülüklerinin de devam edeceğini söyledi.
Mekke Anlaşması'nın NATO başta olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu mevcut uluslararası savunma ve güvenlik mekanizmalarını tamamlayıcı nitelikte olacağı ifade edildi.
Anlaşmanın süresine ilişkin düzenleme de görüşmelerde gündeme geldi. Buna göre Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek.
İlk 10 yıllık sürenin tamamlanmasının ardından ise taraf ülkeler, en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak anlaşmadan ayrılabilecek.
MUHALEFETİN ALT KOMİSYON ÖNERİSİ AK PARTİ VE MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ
TBMM Dışişleri Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında anlaşmanın Milli Savunma Komisyonu'nda da değerlendirilmesi gerektiği yönünde itirazlar gündeme geldi.
Yeni Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, savunma alanında geniş kapsamlı hükümler içeren anlaşmanın TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda da ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Komisyon Başkanı Fuat Oktay ise Milli Savunma Komisyonuna çalışma yapılması ve rapor hazırlanması amacıyla yazı gönderdiklerini belirterek, kendilerine "herhangi bir çalışma ve raporlama yapılmayacağının" bildirildiğini aktardı.
Görüşmelerde Yeni Parti tarafından anlaşmanın Milli Savunma Komisyonu'nda değerlendirilmesi ve ayrıntılı inceleme yapılması amacıyla alt komisyon kurulması önerildi.
Söz konusu öneri, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Komisyonda milletvekillerinin anlaşmaya ilişkin lehte ve aleyhte görüşlerini dile getirmelerinin ardından, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi oy çokluğuyla kabul edildi.
Komisyon aşamasını geçen teklifin yasalaşması için TBMM Genel Kurulunda da kabul edilmesi gerekiyor. Gözler şimdi Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile ortak savunma yükümlülüklerini düzenleyen anlaşmanın Genel Kuruldaki görüşmelerine çevrildi.




