SOMA DAKİ maden kazasının ilk günü AGD Temsilcimiz Gökhan
Birhan kardeşimizi aradım. Geçmiş olsun dileklerimle ilçedeki durumu sordum.
Burası ana baba günü gibi, göz gözü görmüyor deyince kardeşlerimizi tesellî
etmek için fırsat kollamaya başladım.
Geçtiğimiz Pazar günü bir eğitim programı için İzmir in
Bergama ilçesindeydim. Sunumumu sabah saatlerine koymuşlardı. Görevim bitince,
İzmir den gelen ekibimizle Kınık AGD Başkanı Abdurrahman Özalp Hocamın
rehberliğinde Köseler köyüne gittik.
Maden kazasında Kınık ilçesinden 56 kardeşimiz hayatını
kaybetmişti. Bunlardan ikisi Kınık ın merkezinden, diğerleri köylerindendi.
Köseler 14, Elmalıdere 11 kişi ile en fazla can kaybı yaşanan köyler olmuştu.
Abdurrahman Hocam, Köseler köyünde şehitler için toplu bir Mevlit Programı
düzenlendiğini öğrenince ekibimizi buraya yönlendirdi.
Köseler, Kınık a 22 km. mesafede. Etrafı tepelerden oluşan Sülün
Dağı nın yamacına kurulmuş. Çam ağaçları ve çalılıklardan oluşan ormanlarla
kaplı. Ekili arazi yok denilecek kadar az. Halkın temel geçim kaynağı
hayvancılık. 120 hane ve 430 nüfustan oluşan köyde 70 maden işçisi var. Köy,
Soma daki madenin bulunduğu yere 70
km. uzaklıkta. Yolun yarısı dağlık ve virajlı. Kışın,
inişlerde araçların kar ve yağmur yüzünden kayma riski yüksek.
Patlamanın yaşandığı 13 Mayıs 2014 günü köyden servis
aracıyla madene giden 14 işçinin tamamı kazada şehit düşmüş. Ancak cesetleri
geri dönebilmiş köylerine. Bu durum, facianın acısını daha da artırmış. Hüzün,
bir kâbus gibi çökmüş Köseler halkının içine.
Geçim darlığı çeken Köseler madencileri mecbur oldukları
için bu zor işte çalışıyorlar. Kimisi sigortalı olabilmek, kimisi çocuklarına
öğrenim imkânı sağlayabilmek, kimisi de engelli çocuğunu tedavi ettirebilmek
gibi sebeplerle.
ÇETİN BİR İMTİHAN
Köseler köyüne ulaştığımızda camide Mevlit okunmaya devam
ediyordu. Programın organizatörü Mustafa Öztürk Hoca ya, bizim de camide
bulunduğumuzu haber vererek cemaati teselli edecek bir konuşma yapmamızı istemişler.
Camideki konuşmamda özetle; Köseler halkı olarak çetin bir
imtihandan geçtiklerini; yangın, patlama ve göçükler sonucu hayatını kaybeden
kardeşlerimizin durumlarının bütün ülkeyi yasa boğduğunu; her insana şehitliğin
nasip olmayacağını; şehitlerin sevdiklerinden 70 kişiye şefaatçi olacağını;
Allah Rasülü nün (s.a.v) Helâl rızık peşinde iken veya göçük altında kalarak
ölenlerin şehit hükmünde olacağı müjdesini; sabrederek bu manevî kazanca
ulaşmamız gerektiğini; dua edip İslâm ı yaşamamız sonucu şehitlerimizin
ruhlarının bizden hoşnut olacağını anlatmaya çalıştım.
Köseler halkının acılı, fakat vakûr; hüzünlü, fakat tevekkül
ehli; fakir, fakat onurlu insanlardan oluştuğunu gördüm.
Gerek camide, gerekse şehit evlerine yaptığımız taziye
ziyaretlerinde, bu köyümüzde İslâmî bir hayatın yaşanmaya çalışıldığına şahit
oldum. Meselâ; hanımlar ve genç kızların tamamı tesettürlü idi. Bu durum basına
yansıyan resimlerde de açıkça görülüyor.
Köseler, eğitime önem veren bir köy. Okumuş ve öğrenimi devam
eden çok insan var. Meselâ, bu köyden İmam Hatip ve İlâhiyat mezunu 30 kadar
insan yetişmiş. Bir o kadar da şu anda eğitimini sürdüren İmam Hatip ve İlâhiyat
öğrencisi var. İzmir-Karabağlar ve Bergama da; Manisa-Gördes ve Akhisar da
şehitlerin çoğunun çocukları İmam Hatip ve Hafızlık eğitimi görüyorlar.
Yakın bir köyde görev yapan ve Beytullah isimli kardeşini
şehit veren Nizamettin Çakır Hoca, kazadan sağ kurtulan Mehmet Ali Dinçer adlı bir
arkadaşından naklen; İşçilerimizden 142 kişinin patlama başladığı zaman
oradaki çamurlu sudan abdest aldıklarını anlattı.
ÇOCUKLARI BİZE EMANET
Köseler de kaldığımız 5 saatlik süre içinde köyün ziyaretçi
akınına uğradığını gördük. Üniversite temsilcileri, basın mensupları,
araştırmacılar, görevli jandarmalar, sağlıkçılar, meraklı kişiler Köy dışından
70-80 kadar insan.
Bütün şehitlerin evine ziyaret etme fırsatı bulduk. 15 gün
önce madendeki işini bırakmış olan Vedat Duruar kardeşimiz köyde gönüllü rehberliğimizi
yaptı. Elîm faciada hayatını kaybeden kardeşlerimize Kur an okuduk, dualar
ettik.
Köyü ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik e sağ kalan madenciler; İki haftadır yerin altından sıcak kömür
çıkıyordu deyince, Sayın Bakan hayretini şöyle ifade etmiş: Allah Allah!
Bunları not alsanız ya! Sizin de yüzünüz yanıyor muydu
Köseler Mahallesi Muhtarı Ali Toprak ın öğrenim gören
çocuklar adına Hükümet ten bir talebi var: Çocuklarımızın eğitimi yarıda
kalmasın. Devlet şehitlerimizin çocuklarına el uzatsın!
Facia sırasında halk bazı olaylardan rahatsız olmuş: 1.si,
çelişkili haberler; 2.si, elîm facia sebebiyle halkın içinin kor halinde
yandığı bir yerde gövde gösterisi yapmaya tevessül edenlerin çıkması; 3.sü, az
da olsa bazı basın mensuplarının acılı halkı haksız yere suçlayan sözleri.
Köseler halkında Anadolu insanında var olan incelik ve
hassasiyeti gördüm. Hep verici davranıyorlar. Acılarına rağmen misafirlerine ikram
etmeye çalışıyorlar. Biz ziyaretimizi bitirip ayrılırken; Buraya kadar
geldiniz, hakkınızı helâl ediniz demeyi ihmal etmiyorlar. Biz de Keşke, şehitlerimiz
bize haklarını helâl etseler; asıl biz onlara karşı görevimizi hakkıyla
yapamadık deme ihtiyacı hissediyoruz.
Bu ârif ve fedakâr insanlarla neler yapılmaz ki Aaah!
Gücümüzü bir anlayabilsek!