Ana rahminden dünyaya gelip ilk nefes alışımızdan bu yana ahirete doğru yol alıyoruz.

Aldığımız her nefes bize hayat verirken hayatımızdan bir nefeslik eksiltiyor.

Uçakla, trenle, otobüsle, otomobille  yolculuk yaparken sevdiklerimize kavuşma sevinciyle dopdolu olduğumuz gibi her nefes alışımızda Yaratanımıza bir nefes daha yaklaştığımızın sevincini yaşarız.

Bize bizden daha yakın olan Rabbimizin ahiret nimetlerinin bir gülü, dünyanın bütün güzelliklerinden daha güzel olduğunu biliyoruz.

Gözlerin görmediği, gönüllerin hayal edilemediği o diyarın güzelliklerini kazanabilme ve bütün insanlığa yetecek kadar geniş olduğunu bildiğimizden bu gün yaşayan yedi milyarın da güzellikler diyarına gitmeleri için gayret gösteriyoruz.

Fetih Suresi’nin ikinci ayetinde geçmiş ve gelecek günahları affedildiği bildirilen Duha Suresi’nde, “Ahiret diyarı senin için bu dünyadan daha hayırlıdır” diye müjdelenen sevgili peygamberimiz tam 23 yıl durmadan, yorulmasına aldırmadan, kendisine küfredenlerin, hayatına kastedenlerin dahi cennete gitmesi için İslam dinini gönüllere ulaştırmak için gayret göstermiş.

Yaratılan hiçbir gücün önünde boyun eğmemiş.

Zalim zorbaların iman etmeleri için çalışmış ve nasibi olanların Müslüman olmasına vesile olmuştur.

Değerli âlimlerimizden biri, yetiştirdiği yiğidini tebliğe gönderirken:

-Dinlemezlerse ne yaparsın diye sorar

-Sövmediklerine şükrederim, diye cevap verir.

-Ya söverlerse

-Dövmediklerine şükrederim.

-Ya döverlerse

-Hapsetmediklerine şükrederim.

-Ya hapsederlerse

-Öldürmediklerine şükrederim.

-Ya öldürürlerse

-Can kuşumu ten kafesinden  uçuruverdiklerine şükrederim.

-Yürü yavrum, seni durduracak güç yeryüzünde yok ve olmayacak da demiş.

Afganistan’da dinini ve vatanını işgalci Rus ve Amerikan teröristlerine karşı savunurken yakalanıp Guantanamo’ya götürülüp işkence edilenleri gören işkence ekibinden Terry Holdbros’un işkenceciler başı Bush’un dininden İslam’a geçtiğini bütün gazeteler haber olarak verdiler.

Google’ye “Terry Holdbros” kimdir diye bir sorun o size söylesin.

Ekonomik yönden geri kalmış ülkelerin kâfire boyun eğmeyen gençlerini toplayıp Küba’dan çaldığı toprak üzerinde kurduğu Guantanamo hapishanesinde işkenceyle boyun eğdirme işlemi yaparken işkencecilerin İslam’a girip secdeye kapanmasını Amerika’nın psikologlarının, sosyologlarının anlaması ve anlatması mümkün değildir.

“Deki,  bize  ancak Allah’ın yazdığı isabet eder. O bizim Mevla’mızdır. Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler. Deki:  siz bizim hakkımızda   iki  güzellikten birinden  başkasını    gözetleyemezsiniz…” (Tevbe Suresi, ayet: 51–52) ayetini gönlüne yazan ve gözünün önünde kendine rehber kabul eden birinin gözünü korkutarak yolunu kesmek de mümkün değildir.

Gül mevsimi geldiğinde beş bin kilometrelik yolu üç bin metre yüksekten uçarak gülüne kavuşmak isteyen bülbülü, hiçbir baykuşun korkusu onu yolundan alıkoyamamış dünya kurulalıdan beri.