HOLLANDA Parlamentosu’nda yapılan bir konuşmada, “Hukuk devleti ilkelerini rafa kaldıran Türkiye’ye yapılan Avrupa Birliği yardımları durdurulsun” denilmiş! Doğrudur, Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri “bir süreliğine” rafa kaldırılmıştır!
Ama bir sorun, ama bir araştırın bakalım “böyle bir şey” niye yapılmış?
Durduk yerde hukuk devleti ilkeleri bir kenara mı konulmuş?
Yoksa işin içinde başka şeyler mi var?
Hollanda Hava Kuvvetleri’nin uçakları Hollanda Parlamentosu’nu bombalamış olsaydı! Ya da Hollanda Kara Kuvvetleri’ne ait tanklar halkın üzerine ateş açarak yürüse ve araçlarını ezip geçseydi! Veya Hollanda Hava Kuvvetleri’nin helikopterleri Amsterdam Emniyet Müdürlüğü’nü hedef alıp ateş açsaydı!
Hollandalılar ne yapardı?
Hollanda hükümeti, “Demokratik haklarını kullanıyorlar” diye yaşananlara seyirci mi olurdu?
Ya da, “Aman hukuk devleti ilkeleri zedelenmesin” diye darbeye teşebbüs edenlere arka mı çıkardı?
Davulun sesi uzaktan kulağa hoş gelirmiş! Hollanda Parlamentosu’nda alınan karar da o hesap!
Uzaktan uzağa “hukuk devleti ilkeleri” edebiyatı yapıyorlar!
Bir de aksini düşünün!
Şayet “darbe teşebbüsü başarılı olsaydı” neler olurdu onu bir düşünün!
Bırakın “hukuk devleti ilkelerini” ortada “devlet mevlet” kalır mıydı?
Adamların gözünün ne kadar kara olduğunu o geceyi yaşayanlar biliyor!
Adamlar kendi vatandaşlarının üzerine “Allah yarattı” demeden saldırıyor ve onları katletmekte hiçbir beis görmüyorlar!
Sonra bir de bakılıyor ki yalnız değiller!
Devlet içinde dallanıp budaklanmışlar!
Hâl böyle olunca da “devleti kurtarmak” için “hukuk devleti ilkelerinin” bir süreliğine askıya alınması zarureti doğuyor! Bunu normal karşılamayan anlayışı anlamakta zorluk çekeriz!
Ve bu anlayışın darbecilerin arkasında olduğunu düşündüğümüz “üst akıl” ile birlikte olduğunu var sayarız!
Hollandalılar hukuk devleti ilkelerinden önce darbe teşebbüsü sırasında canlarından olan yüzlerce kişinin “yaşama hakkının” peşine düşmüş olsalar çok daha doğru bir iş yapmış olmazlar mıydı?