Eskiden Romalı kral ve senatörlerin en coşkulu eğlencesi kölelerin güçlü kuvvetli olanlarının kılıç, mızrak, kalkanla dövüşmeyi öğrendikten sonra "Arena"da birbirlerini öldürünceye kadar dövüşmesi.
Ölen köle yere serilince öldüren köle patronuyla birlikte sevinç çığlıkları atar.
"İyi ki o çağlarda yaşamadık" demeyelim. "Küfür cephesinde yeni bir şey yok" diye Cağaloğlu nda bir konferans verdim ve şimdi yapılanların geçmiş toplumlarda yapılanlarla aynı olduğunu Kur an dan örneklerle göstermiştim.
Eskiden köle tacirleri Afrika dan insanları zorla gemilere yükler ve Amerika da parayla satarlarmış. Aylarca gemilerde taşınırken hastalananları balıklara yem yaparlarmış diye okuruz.
Değişen bir şey yok. Roma da "Arena" da olanlar şimdilerde "Ring" lerde oluyor.
Gemilerde taşınan köle yerine çağdaş metotlarla kadın ticareti yapılıyor. Kadın ticareti yapanlar vergisini verdiğinden dolayı toplumun kaymağını yiyenler tarafından "saygın insan" diye topluma takdim ediliyor.
Biz bu ortamda kurtuluşumuzun Kur an a sığınmak olduğuna inanmışız. "İsra" suresini okuyarak hayat yolunda yürümeye devam ediyoruz. Açıyoruz Kur an ı "Zinaya yaklaşmayın o bir fuhuştur ve kötü bir yoldur" diyor. (İsra 32)
"Kur an ın emir ve yasakları çağımıza uymaz, zina niçin haram olsun" diyenlere ben, Mehmet Akif in
"Kendi namusundur veriver kim ne der"
dediği gibi diyemem.
Eskiden TEM yolunda, tavernalarda, barlarda, polisle kovalamaca oynayan bu sistemin kurbanlarını televizyondan seyrederken yüreğim parçalanırdı.
Hem Müslüman a, hem kafire yaranamayan insanlarımız zinanın yasaklığını da kaldırıverdi, kovalamaca bitti ama bizim yüreğimiz yine yanmaya devam ediyor.
Bir kere bu insanlarımızı kendini satmaktan başka yol bırakmayan kapital sahipleri ve onları besleyenler kendini satanlardan daha suçludurlar.
Kur an "zinaya yaklaşmayın" diyor. "Zina yapmayın" demiyor. Yani bizi zinaya götürecek her türlü eğitimden, kötü sistemden, haram gıdadan, kötü mekandan, kötü arkadaştan, kötü sözden, kötü davranıştan uzak duralım ve rejimin kurbanlarını kurtarmak için önce yanan bir yürekle yaklaşıp çareler arayalım.
İsra suresini okumaya devam ediyoruz: "Haksız yere, Allah ın haram kıldığı canı öldürmeyin" şimdi ne diyelim "yok canım Kur an haksız yere adam öldürmeyi yasaklıyor. "Bu çağdaş bir yasak değil. Bu ayet Bush a dokunur. Adamın öldürdüğü insan sayısı iki milyonu aştı. Ayıp olmasın diye Kur an ın bu kurallarını çocuklarımıza öğretmeyelim" mi diyelim.
Kredi yurtlar kurumunun yurdunda kalan dört yüzün üzerindeki üniversiteli kızlarımıza bu ayeti okuduğumda kızlarımızdan biri "Haksız yere adam öldürmeyi yasakladığına göre haklı olarak öldürmeye izin veriyor demektir" dedi. Dedim ki: "Kur an hayat kitabıdır. Hayal alemimize inmemiştir. Düşünün Çanakkale desiniz yedi iklim dört bucaktan düşmanlar gelmiş önce senin canını sonra vatanını alacak.
Ne yaparsın
"Buyur kardeşim" mi dersin
Veya geçen senelerde yeni okulunu bitirmiş öğretmen olmuş bir öğretmen kızımızla annesini şehrin göbeğinden üç rejim kurbanı kaçırıyor anneye ve kızına tecavüz ediyorlar ve elli yerlerinden bıçaklayarak öldürüyorlar. O durumda sen olsaydın ve tabancan olsaydı ne yapardın
Kızımız: "Allah doğrusunu söylüyor hocam" demişti.
İsra suresin (Şifa tefsiri 4/424)den bir okuyuveriniz
Şifa tefsirini 0- 212-511 10 85 nolu telefondan CANTAŞ yayınevinden isteyebilirsiniz.