Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisinin peşinden gidenler Yeni Parti adını verdikleri bir çatı altında siyaset yapma kararı almış bulunuyorlar. Yeni Parti yönetimi vatandaşlara oldukça ilginç çağrılarda bulunmayı ihmal etmiyor.

Kendilerini “yeni nesil siyasetçi” olarak tanımlıyorlar ve herkesin kendileriyle birlikte hareket etmesi gerektiğini savunuyorlar.

Yeni nesil siyaset iddiası ile ortaya çıkanlar bakın nasıl bir çağrıda bulunuyorlar:

Yeni nesil siyaset Türkiye’yi, 86 milyonu çağırıyor; muhalefet, sivil toplum, işçiler, gençler ve kadınlar ayağa kalkmalı!

Hoppala!

Daha üç kişi bir arada duramazken, üç kişi birbirleri ile geçinmeyi beceremezken ve biri bir yana, diğer ikisi bir yana giderken yapılan böyle bir çağrıya hoppala demeyelim de ne diyelim?

Yahu arkadaş üç kişi kafa kafaya vermeyi başaramıyorsa 86 milyonu bir araya çağırmak ne işe yarar?

Umarız ve dileriz Yeni Parti kurmaylarının yaptıkları bu ayağa kalkma çağrısı yargısal boyutta başlarını ağrıtmaz!

Hani son dönemlerde sık sık duyuyoruz ya!

Vatandaşları kin ve düşmanlığa teşvik gibi bir suçlamanın muhatabı haline gelmezler.

Gerçekten de üçü bir araya gelince kıyametler kopuyor.

İçlerinden biri diğerlerini rüşvet ve yolsuzluğa bulaşmakla itham ediyor.

Böyle itham edilenler ise itham edenleri hemencecik hainlikle suçluyor.

Kendi tanımlamaları ile üçte biri hain, üçte ikisi de rüşvet ve yolsuzluğa bulaşanlar şimdi 86 milyona birlik çağrısı yapıyorlar.

Yeni nesil siyasetin bir başlangıç olduğunu iddia ediyorlar.

Ancak bir başlangıç olmaktan çok geçmişte ANAP tarafından izlenen politikaların tekrar sergilendiği düşünülüyor!

ANAP döneminde de herkesi kucaklamaktan söz ediliyordu.

Bugün de 86 milyona çağrıda bulunuluyor.

Peki, ANAP’tan şimdi geriye kalmış ne var?

Herkesi kucaklayan siyaset geçerli olsaydı bugün ülkede hâlâ ANAP fırtınasının esmesi gerekmez miydi?