Düşmanın anlamamasını anlarım.
Anlasaydı zaten, düşman olmazdı.
Menfaatçinin anlamamasını da anlarım.
Aklı kendi menfaatinde…
Dost olana ne demeli peki?
Anlaşılsın, anlaşılmasın… Her şeye karşı durmak…
Anlamadığını dahi anlamamak…
En kötüsü de dostun anlamadığını anlamak…
Ama dost olduğu için kıyamamak…
Kıyamadığın için durduramamak…
Susturamamak… Yok sayamamak… Kovamamak…
Ezilmek karşısında… İncinmek…
Her geçen gün daha fazla erimek…
Dost da anlamazsa, yorulur insan…
Ancak anlamayan dost da yorulur.
Dostluk, anlamadığın yerde dostunun anlayışına güvenmektir.
Ona güvendiğiniz için hata mı yaptınız mesela…
Güvenmeyerek hata yapmanızdan daha iyi değil midir?
Hata yapmışsak bile beraber! Der geçersiniz en kötü…
Ama o başarırsa, size rağmen başarmış olur.
O yüzden canlar…
Ya dost demeyin hiçbir Allah’ın kuluna…
Ya da Allah için dostlar edinin…
Anlaşabildiğiniz…