Küresel ticaretin en kritik damarlarından birinde sular bir türlü durulmuyor. Karşılıklı misillemelerle adeta bir satranç tahtasına dönen bölgede, taşları yerinden oynatacak yeni bir çıkış geldi. Husilerin sözcüsü Yahya Seri, Riyad yönetimine karşı başlattıkları "deniz seyrüsefer yasağını" sürdürdüklerini belirterek yeni bir meydan okumaya imza attı.

Tankerlerin rotası neden şaştı?

Yazılı bir açıklama yayımlayan Seri, Suudi Arabistan'a karşı uygulanan deniz ablukasında vites yükselttiklerini bildirdi. Yapılan açıklamada, Suudi Arabistan bayrağı taşıyan 8 dev petrol tankerinin güzergahlarını değiştirmeye zorlandığı ve gemilerin Ümit Burnu'na yönelmek zorunda kaldığı öne sürüldü.

Tehdit dozunu artıran sözcü, deniz ablukasının kesintisiz süreceği ve Suudi Arabistan gemilerinin açık hedef olmaya devam edeceği yönünde uyarıda bulundu. Sevkiyat hatlarındaki bu zorunlu rota değişikliği, enerji piyasalarında da hesapları şaşırttı.

Füzeli saldırılar bardağı taşırmıştı

Bölgedeki krizi tırmandıran süreç aslında 20 Temmuz'da başladı. Husiler, Riyad'ın Yemen'de kontrolü altındaki bölgelere abluka uyguladığını gerekçe göstererek "deniz seyrüsefer yasağı" başlattıklarını duyurmuştu.

Bu açıklamadan sadece iki gün sonra, 22 Temmuz akşamı Kızıldeniz adeta ateş çemberine döndü. Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankeri, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının hedefi oldu. Saldırıların ardından her iki gemide de yangın çıktığı ileri sürülmüştü.

Riyad'dan 43 ülkelik koalisyon hamlesi

Peş peşe gelen saldırılar ve abluka tehditleri, Riyad yönetimini askeri diplomasiyi hızlandırmaya itti. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, 30 Temmuz Perşembe günü adeta gövde gösterisi niteliğinde kritik bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Tam 43 ülkeden genelkurmay başkanları ile askeri temsilciler, "Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu" kurulması için masaya oturdu.

Toplantıda koalisyon tüzüğü detaylıca masaya yatırıldı. Babu'l Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde artan ortak deniz tehditlerine karşı etkin bir işbirliği mekanizması kurulması yönündeki planlar görüşüldü.

Masanın etrafındaki 14 ülke, projenin arkasında durduklarını teyit eden ortak bir bildiri yayımladı ve kurucu düzenlemelere ilişkin bildiriyi imzalamayı kabul etti.

Kaynak: Haber Merkezi