Amerika da eğitim gören bir Kore li Üniversitede 32 öğrenciyi öldürdükten sonra intihar ederek ölü sayısını 33 e çıkarmış.

"Ama bu Koreli" demeyin.

Amerika hükümeti tarafından ödüllendirilen Timothi Mc Veigh (33) 19 Nisan 1995 yılında Amerika nın Oklahoma City de devlete ait bir binayı bombalamış ve 30 u çocuk 168 kişinin ölümüne sebep olmuştu.

Körfez harbinde komutanlarının emrine uyarak Iraklı kadın, çocuk, genç, ihtiyar yüz binlerce Müslüman öldürenlerin, Türkiye ye Otuz milyar dolar zarar verenlerin  arasında yer aldığı için kendisini yetiştiren Amerika devleti tarafından ödüllendirilmişti.

Amerika da uyuşturucunun çoğunu Amerikan senatörleri ile üst düzey okumuş insanlar içerlermiş.

Dünyanın neresinde olursa olsun uyuşturucu ticaretini, fuhuş ticaretini, organ ticaretini, banka içi boşaltmayı, batıda eğitim almış birkaç dil bilen, yaşları kırkın üzerinde olan insanlar yaparmış.

Ege nin şirin bir ilçesinde konferansımdan sonra şehrin ünlü doktoruyla otelin oturma salonunda sohbet ederken doktor: "Hocam, uyuşturucunun önlenmesi için İlkokuldan itibaren eğitim şart" dediğinde "Eğitim" kelimesine itiraz etmiyorum ama kimin eğitimi   Sen bir doktor olarak Rakıyı, şarabı, viskiyi, şampanyayı, da uyuşturucu kabul ediyor musun Dediğimde başıyla evet dedikten sonra ben devam ettim ve "Sen istediğin Üniversiteden istediğin yüz eğitimli Profesör seç, ben ise hiç seçmeyeyim ve İzmir in ilk mahallesinden başlayarak yüz tane imama soralım bakalım hangi tarafta uyuşturucu daha fazla tüketiliyor Dediğimde "Ben kaybettim" demişti.

Geçen hafta Avrupa ya konferansa gittiğimde bir vatandaşımız anlatı: "Ben Sosyalist partinin üyesiyim. Önemli bir toplantıda Milletvekillerinden biri Türkler aleyhine olumsuz sözler etti. Ben, oturum başkanına Milletvekilimiz eksik bıraktı izin verirseniz tamamlayayım" dedim ve izin verince bu şikayet ettiğimiz şeylerin hepsi bizim gençlerde var deyince hepsi başlarıyla beni selamlayarak onayladılar. Ama bu suçlarda bile Yunanistan ın, İtalya nın, hatta Belçika gençlerinin gerisinde kaldığımız istatistiklerle sabit. Birinci nesil Türklerden hiç şikayet yok. İkinciden biraz var şimdi asıl üçüncü nesilden şikayet ediyorsunuz. Birinci nesil, birazcık da olsa İslam inancına göre yetişmişti ve siz şikayetçi değildiniz. Bu üçüncü nesil tamamıyla Avrupa kültürünün eseridir" dediğimde beni ızbandut gibi iki adam kürsüden indirdi" dedi. 

Dünya çocukları birbirinin dilinden anlarken bizim ölçüsüz davranışlarımızla onların masumiyetini giderip kendi kalıbımıza döktüğümüzden onları da anlaşamaz hale getiriyoruz.

Bir yaşındaki bir milyar çocuk anlaşabilir ama 70 yaşına gelmiş iki kanlı katil olan Bush ile Putin anlaşamıyor.

Bu da Rabbimizin fıtratımıza koyduğu ölçüyü çevreden algıladığımız ölçüsüz ölçülerle fıtratımızı bozup her kalıba uygun bir ölçü benimseyip herkesi kendi ölçümüze zorlamaktan kaynaklanır.

Elinize bir eşya alıp halka gösterseniz ve "Bu kaç kilo gelir " deseniz, ayrı ayrı rakamlar verdiklerinde doğruyu bulmak için demokrasi gereği parmak hesabına giderseniz yine birkaç tane grup oluşturursunuz ve çatışma çıkar. Ama o eşyayı alır ve terazinin üzerine koyarsanız onun kaç kilo geldiğini ortaya koyar ve ihtilaf da durur.

Bu tartıya da itiraz olur mu olur.

Bazı insanlar bir kiloluk tartı demirlerinin   içini oydurarak  sattığını eksik satarlarmış. Zaman zaman belediye, tartı aletlerini  kontrol ediyor.

Nereye gitsen kilo, bin gram. Bush gibi herkes kendine göre ayarlarsa düzen bozulur. Onun için Rabbimiz "Ölçtüğünüz zaman  tam ölçün ve  doğru terazi ile tartın. Bu, daha hayırlı ve sonuç itibariyle daha güzel" buyurur.(İsra 34)

Komünizm: "Benim ölçülerim doğru" dedi  milyarlarca insanın katline ve sefahatine sebep oldu.

Kapitalizm: "Benim ölçülerim doğru" dedi milyarlarca insanın sefahetine sebep oldu. Uyuşturucu bağımlıları, fuhuş tacirleri, adam öldürme çeteleri  üretti ve  demokrasi adına  ülkeleri  mafya ile  medya yönetmeye başladı .

Rabbimiz, sevgili peygamberimize ve onun şahsında bize: "Sana ilim geldikten sonra eğer onların hevalarına  (şahsi ölçülerine)  uyarsan sen de zalim olursun" buyuruyor. (Bakara 120)

Dünyanın en dürüst adamını yanlış terazinin başına oturtsanız,  o da  eksik tartar.

Adalet terazisi yanlış olunca tartan kişinin doğruluğu bir şey değiştirmez.

Dünyanın en doğru terazisinin başına eğri bir adam oturtursanız yine yanlışlık devam eder.

Doğru terazinin başına, doğru adam gerekir.

Onun için  Rabbimiz  hem ölçenin  tam ölçmesini, hem de terazinin doğrusunu almamızı emrediyor.

O ilahi terazi olan Kur an ise  bizim konuşmamızı, yürüyüşümüzü, bakışımızı,  kaş göz  hareketlerimizi, komşuluk ilişkilerimizi, yöneten ve yönetilen ilişkilerini en güzel şekilde ayarlamaktadır.

Alırken tam alan, verirken eksik tartanların vay haline diyor Rabbimiz. (Mutaffifin 1-3)

Mal alıp verirken de, söz alıp verirken de, bütün hakların alış verişinde alırken verici gibi davranalım. Verirken alıcı gibi davranalım.

Bir malı satarken, o malı en sevdiğinize veriyormuş gibi hissedelim ve ona göre seçelim. Bir söz söylerken en sevdiğiniz kişiye söylüyormuş gibi hissedelim ve kelimeleri ona göre seçelim.

Canının istedikleri ile teninin istediklerini Kur an ölçüsüne göre ayarlamalı.