Müslümanların sessizliğini şikâyet etme sırası bende!
YA Rabbi!
Müslümanların sessizliğini sana şikâyet ediyorum. Hırslarını inançlarının önünde tutanları, kendi rahatları için kulaklarını kalplerine bile kapatanları, kitap yüklü merkebe dönmüşleri sana şikâyet ediyorum!
Yanlış yapanın yanlışını söyleme hakkı bile tanımayanları, Ene-l Hak anlayışıyla ahkâm kesenleri, günahsızlığın sadece peygamberlere has bir meziyet olduğunu unutanları, ticarette aldatanı, yalanlarına renkli elbiseler dikenleri, ağzından çıkanı kulağı duymayanları sana şikâyet ediyorum!
Çoğunluk anlayışına doğrularını satmışları, kendi rahatları pahasına kardeşlerinin geleceğini satmışları, eline kardeş kanı bulaşmışları, sofrasına ve kursağına haram karışmış Müslümanları sana şikâyet ediyorum!
Susanları, susturanları, kalemini şerre doğrultmak yerine ayıbını hatırlatana saplayanları, mahşeri unutanları, hiç ölmeyecekmişçesine yaşayanları sana şikâyet ediyorum!
İnancımıza açılmış bu savaş karşısında sessizliğe gömülen ilim ehlini, rahatını sessizliğine takas etmişleri, vicdanı susmuşları, dibe vurmuşları sana şikâyet ediyorum!
Ortaokula başörtüyle giriliyor diye Allah’ın sapkınlık saydığı helak ettiği fenalığı yapanları haklı gören, hakkını savunanları sana şikâyet ediyorum!
İmam Hatiplerin sayısı artıyor ardı ardına ülkemde açılan kiliselere ses çıkarmayanları, siyasetlerini din haline getirenleri sana şikâyet ediyorum!
Yaranmak, adam sayılmak, menfaat adına, aşk adına, alkış adına, “Dostlar alışverişte görsün” adına kalemini, fikrini, kürsüsünü satanları, ifrat müessesi kurup işletenleri, yaşadığı gibi inanmaya başlayanları sana şikâyet ediyorum!
İktidarlarının istikrarı için kendi düşmanlarını, taraftarlarını bir arada tutabilmek adına döven ama iş icraata geldiğinde düşman ilan ettikleriyle sarmaş dolaş olanları, bu hali görmeyenleri, gözünü kapatanları, kulaklarını tıkayanları sana şikâyet ediyorum!
Tüm insanlığın tek kurtuluş reçetesi olan Hak dinimizi tahrif edilmiş dinlerle yan yana koymaya çalışanları, Allah’a savaş açmış toplumları kendilerine dost edinenleri, buldukları süslü etiketlerle yaptıklarını haklı göstermeye çalışanları sana şikâyet ediyorum!
Vatandaşı açlık sınırında yaşarken, yetim ağlarken, anne çaresiz, baba tedirginken, genç işsiz, bağımlı, ahlaksızlığın pençesinde kıvranırken devlet eliyle saltanat sürenleri sana şikâyet ediyorum!
Arakan’da Müslümanlar yok sayılırken gidip Budistlerle kardeşlik mesajları verenleri, kanlı postallar Aksa’yı kirletirken iki süslü kelimenin gölgesinde saklanan korkakları, Allah’ın dost edinmeyin dediklerinden başka dost tanımayanları, Allah’ın ipine sarılmak yerine Vatikan’ın gölgesine sığınmayı yeğ sayanları, bunu bilerek görerek normal sayanları sana şikâyet ediyorum.
Benim inancımı sömürenlere, değerlerimi yok sayıp yerine başkalarının değerlerini koymaya çalışanlara, milleti temsil ettiğini iddia edip aç yatan vatandaşından bihaber yaşayanlara, mazlumu kollamayanlara, garibi kaldırmayanlara, fikirsizce bunun aksini ispata çalışanlara, ahmaklara, zırcahillere, kanaat önderi muamelesi görüp zehirli kova taşıyanlara, ağzını hiç hayra açmayanlara…
Hakkımı helal etmiyorum!
Senin dinin uğruna mücadele etmiş can vermiş tüm şüheda hatırına; “İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi de helak etme Allah’ım.”
Kalbinizin sahibine emanet olun… Eyvallah!!!