Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun cansız bedeninin kimyasal madde kullanılarak ortadan kaldırılmış olabileceğini söyledi.
4 AYDA 40 SIR CİNAYET ÇÖZÜLDÜ MÜ?
Bakanlık bünyesinde kurulan faili meçhul dosyaları inceleme birimi, deyim yerindeyse yılların tozunu silkeledi. Sadece dört ay gibi kısa bir sürede 46 kişinin hayatını kaybettiği 40 faili meçhul dosyanın aydınlatıldığı aktarıldı.
"Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağını göstermek, adalete olan güveni artırıyor" diyen Bakan Gürlek, yeni kurulan bu özel birimin savcılıklara ciddi bir teknik çalışma ve bilgi paylaşımı desteği sağladığını vurguladı.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA KAN DONDURAN İHTİMAL
Kafaları en çok karıştıran dosyalardan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının titizlikle sürdüğü ifade edildi.
Ancak asıl çarpıcı gelişme Gülistan Doku cephesinden geldi. Umut Altaş'ın ifadesinin dosyaya ulaşmasıyla işin seyri değişti. Doku'nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceği ve son olarak Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü bilgisi kayıtlara geçti. Genç kızın naaşının kimyasal maddeler kullanılarak ortadan kaldırılmış olma ihtimali bile masada.
Olaya müdahale eden, delilleri karartmaya çalışan kamu görevlileri varsa gözünün yaşına bakılmayacağı net bir dille ifade edildi: "Kişinin vali veya başka bir makamda olması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa savcılık gereken işlemleri yapar."
Rojin Kabaiş olayında ise DNA incelemeleri ve cep telefonuna yönelik teknik çalışmaların sürdüğü, henüz kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşılamadığı kaydedildi. Eski MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümü için de zehirlenme ve ilaç etkisi gibi tüm ihtimallerin bilimsel verilerle didik didik edildiği aktarıldı.

AHBAP MASASINDA NELER OLUYOR?
Vatandaşın gözünü çevirdiği bir diğer konu ise AHBAP hakkındaki iddialardı. Soruşturmada MASAK tespitleri, müşteki ifadeleri ve itirafçı beyanlarının incelendiği aktarıldı.
Toplanan yardımların amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı, taşınmaz devirleri ve kesilen senetler mercek altında. Dosyadaki tespitlerde yaklaşık 245 milyon dolarlık bir paranın toplandığı ifade ediliyor. Ortada henüz kesinleşmiş bir hüküm yok ancak soruşturmanın seyrine ve yeni delillere göre yeni adli işlemlerin kapıda olduğu vurgulandı.

İBB'YE EK İDDİANAME VE SİYASETTEKİ DOSYALAR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafında ise hesaplar şaştı. Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dava artık mahkemenin yetkisinde. Ancak İBB ile ilgili devam eden başka dosyalar da var ve yeni ihale raporları, hukuki değerlendirmeler doğrultusunda ek bir iddianame için hazırlık yapıldığı aktarıldı.
Öte yandan, Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video üzerinden başlatılan "Cumhurbaşkanı'na hakaret" soruşturmasında zaman aşımının dolmadığı hesaplandı. Melih Gökçek ve oğulları hakkındaki ihbarlar için de Ankara'da bazı isimlerin ifadeye çağrıldığı doğrulandı.
Almanya'dan adli yardım istenen ve 80 kişinin tutuklu olduğu Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında ise hedefin Kur'an kurslarındaki çocuklar değil, suç şüphesi barındıran mali yapılanma olduğu altı çizilerek belirtildi.
"FETÖ BİR CASUSLUK ÖRGÜTÜDÜR"
Sokaktaki vatandaşın tepkisini çeken ve sosyal medyada kaynağı belirsiz paralarla lüks yaşamlarını sergileyen "Kara Haydar" lakaplı kişiler gibi örneklere de değinildi. Toplumdaki cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Gürlek, bağımsız yargı makamlarının bu tarz rahatsız edici görüntülere karşı somut şüphe halinde gerekeni yapacağını söyledi.
Yasa dışı bahis ve uyuşturucu operasyonlarında ünlü isimlerin alınmasının caydırıcı olduğu, sporda şike iddialarının futbolun ötesine geçerek basketbola kadar uzandığı ifade edildi. Bakan Gürlek, FETÖ’nün kılık değiştirerek yeniden örgütlenme girişimlerini ise "FETÖ bir casusluk örgütüdür. Bunlara müsaade etmeyeceğiz" sözleriyle kesti attı.




