Bir anekdot…
Uçak tıklım tıklım dolu...
Havalandıktan yaklaşık yarım saat sonra…
İkram başlamıştı ki, orta sıralardan zayıf, kuru bir adam ayağa kalktı ve yüksek sesle uçaktaki yolculara şunları söyledi:
- “Sevgili yolcular! Ey ahali... Kendi milli içeceğimiz ayran dururken kola mola içmeyiniz, lütfen... Gazlı ve de menşei yabancı içecekleri sofranızdan kaldırınız…”
Ve hostesin uzattığı ayranı aldı, içmeye başladı…
Bu cümleleri ifade eden, farklı çıkışları ile ülkemizde sürekli gündem olan, ‘süper vali’ olarak da bilinen Vali Recep Yazıcıoğlu’ndan başkası değildi…
Uçakta kola alanlar usulca geri iade ettiler…
Böyle bir kişilikti süper vali merhum Recep Yazıcıoğlu.
***
Recep Yazıcıoğlu’nu anmışken… Başka birkaç farklı anekdot daha…
* Tebdil-i kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden aldı.
* Büfelerde içki satımını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasakladı.
* Daha nice nice yenilikler ve icraatlar, hizmetler…
BAZI İNSANLAR MAKAMLARIYLA HATIRLANIR. BAZI İNSANLAR İSE O MAKAMDAN GERİYE BİR KARAKTER BIRAKIR…
Rahmetli Recep Yazıcıoğlu hep ikincisiydi.
Türkiye onu “Süper Vali” diye tanıdı ama onu kıymetli yapan “süper” olması değildi.
Sahici olmasıydı.
Protokolden çok insanı severdi.
Makam odasından çok sokağı…
Bürokrasinin “olmaz”ına karşı “Neden olmasın?” diye sorardı.
Konuşurken de böyleydi.
Bazen öyle bir örnek verirdi ki bugün dinleyince insan önce gülüyor…
Sonra biraz düşününce:
“Yahu adam aslında doğruları anlatıyor?” diyorsunuz?
Söylediği şeyin arkasındaki zihniyet çok kıymetli…
Belki Recep Yazıcıoğlu’nu bugün hala bu kadar özlemle hatırlamamızın nedeni de bu...
* Devlet adamlığını vatandaştan uzaklaşmak olarak görmedi.
* Tam tersine, devletin vatandaşa yaklaşması gerektiğine inandı.
* Tokat’ta, Aydın’da, Erzincan’da, Denizli’de görev yaptı…
* Ama galiba en uzun görev yaptığı yer insanların hafızası oldu.
Ve sonra…
2 Eylül 2003’te Ankara yakınlarında geçirdiği trafik kazası…
Henüz 55 yaşındaydı.
Altı gün sonra, 8 Eylül’de vefat etti.
Aradan yıllar geçti ama o kazanın etrafındaki soru işaretleri tamamen kaybolmadı.
Elimizde Recep Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğünü kanıtlayan kesin bir bulgu yok.
Ama ailesinin de kafasında soru işaretleri var...
Oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu yıllar sonra kazayla ilgili bazı soru işaretlerini dile getirirken çok önemli bir sınır da koydu:
Bunu ispatlayabilecekleri, kanıtlayabilecekleri bir şey olmadığını söyledi.
Şüphe başka şeydir, belge başka.
Soru sormak başka şeydir, hüküm vermek başka.
Rahmetli Valinin ölümüyle ilgili yıllardır dile getirilen bu soru işaretleri bugün de gündemde…
RECEP YAZICIOĞLU KİMDİR?
Türk kamu yönetiminde halkla kurduğu doğrudan iletişim ve sahada yürüttüğü çalışmalarla iz bırakan Recep Yazıcıoğlu, ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen “Süper Vali” ve “Efsane Vali” olarak anılmaya devam ediyor.
2 Haziran 1948’de Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğan Yazıcıoğlu, henüz 36 yaşındayken Tokat Valiliği’ne atanarak Türkiye’nin en genç valisi unvanını aldı.
Denizli Valisi olarak görev yaptığı dönemde geçirdiği trafik kazasının ardından 8 Eylül 2003’te 55 yaşında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu’nun mezarı ise Aydın’ın Söke ilçesinde bulunuyor.
Makam odasından çok sahada olmayı tercih eden yönetim anlayışı, vatandaşlarla doğrudan temas kurması ve görev yaptığı şehirlerde eğitimden ulaşıma uzanan projelere öncülük etmesi Yazıcıoğlu’nu dönemin dikkat çeken bürokratlarından biri haline getirdi. Erzincan’daki Başpınar Köprüsü’nün devlet-vatandaş iş birliğiyle tamamlanması da onun adıyla özdeşleşen çalışmalar arasında yer aldı.
Recep Yazıcıoğlu kimdir, nereli ve hangi üniversiteden mezun oldu?
Recep Yazıcıoğlu, 2 Haziran 1948 tarihinde Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Üniversite eğitimini Ankara’da tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.
Mezuniyetinin ardından kamu yönetiminde görev almaya başlayan Yazıcıoğlu’nun meslek hayatındaki ilk önemli adımlardan biri kaymakamlık oldu.
Kariyerindeki büyük dönüm noktası ise 36 yaşındayken gerçekleşti. Yazıcıoğlu, Tokat Valiliği’ne atanarak Türkiye’nin en genç valisi unvanını aldı.
İlerleyen yıllarda farklı şehirlerde görev yapan Yazıcıoğlu, klasik bürokrasi anlayışından ayrılan çalışma biçimiyle kamuoyunda tanınmaya başladı.
Recep Yazıcıoğlu neden “Süper Vali” ve “Efsane Vali” olarak anıldı?
Recep Yazıcıoğlu’nun “Süper Vali” olarak tanınmasının arkasında, yöneticilik anlayışının ve uygulamalarının önemli etkisi bulunuyordu.
Makamında oturan bir yönetici profili yerine sorunları yerinde görmeye çalışan ve vatandaşlarla doğrudan iletişim kuran bir vali olarak öne çıktı.
Devlet dairelerinde sigara ve alkol kullanımına yönelik yasaklar da görev dönemindeki dikkat çekici uygulamaları arasında gösterildi.
Yazıcıoğlu’nun yönetim anlayışında vatandaşların kamu hizmetlerine ve yerel projelere katılımı da önemli bir yer tuttu. Görev yaptığı kentlerde eğitim, sağlık, ulaşım ve ekonomik kalkınma alanındaki çeşitli projelere öncülük etti.
Bu yaklaşımı, zaman içerisinde adının “Süper Vali” ve “Efsane Vali” ifadeleriyle anılmasını beraberinde getirdi.
Recep Yazıcıoğlu Başpınar Köprüsü’nü nasıl yaptırdı?
Recep Yazıcıoğlu’nun adıyla özdeşleşen projelerden biri, Erzincan’daki Başpınar Köprüsü oldu.
Erzincan Valiliği döneminde yıllardır yapılamayan köprünün tamamlanması için harekete geçen Yazıcıoğlu, projeyi devlet ile vatandaşın iş birliği içerisinde tamamlamasını sağladı.
Başpınar Köprüsü yalnızca bir ulaşım projesi olarak kalmadı. Projenin ortaya çıkış ve tamamlanma süreci daha sonra “Köprü” adlı kitap ve diziye konu oldu.
Yazıcıoğlu’nun yerel sorunların çözümünde benimsediği çalışma tarzının dikkat çeken örneklerinden biri de böylece Başpınar Köprüsü oldu.
Recep Yazıcıoğlu hangi sporlarla ilgileniyordu?
Recep Yazıcıoğlu’nun kamu yöneticiliğinin yanı sıra doğa sporlarına olan ilgisi de biliniyordu.
Yazıcıoğlu özellikle rafting ve yamaç paraşütü gibi sporlarla ilgilendi. Fırat Nehri’nde rafting yapması, bu alandaki faaliyetlerinin dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
Fırat Nehri’ndeki rafting faaliyetleriyle bölgenin turizm potansiyeline de dikkat çekmeye çalıştı.
Böylece Yazıcıoğlu’nun sahada olmayı esas alan yaklaşımı yalnızca idari çalışmalarda değil, görev yaptığı bölgelerin turizm ve ekonomik potansiyelinin tanıtılmasında da kendisini gösterdi.
RECEP YAZICIOĞLU NASIL ÖLDÜ, TRAFİK KAZASI NEREDE OLDU?
Recep Yazıcıoğlu, Denizli Valisi olarak görev yaptığı sırada geçirdiği trafik kazasının ardından hayatını kaybetti.
Eylül 2003’te Ankara’ya gitmek üzere yola çıkan Yazıcıoğlu’nun bulunduğu makam aracı, Ankara yakınlarındaki Temelli mevkiinde trafik kazası yaptı.
Kazada ağır yaralanan Yazıcıoğlu hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Recep Yazıcıoğlu, 8 Eylül 2003 tarihinde 55 yaşında yaşamını yitirdi.
Ölümünün ardından kamuoyunda kazaya ilişkin çeşitli iddialar ortaya atıldı. Ancak verilen bilgilere göre Yazıcıoğlu’nun ölümünün resmi kayıtlardaki nedeni trafik kazası olarak yer aldı.
RECEP YAZICIOĞLU SUİKASTA MI UĞRADI?
Recep Yazıcıoğlu’nun ölümünün ardından kazanın niteliğine ilişkin çeşitli iddialar kamuoyunda dile getirildi.
Ancak kaynakta, suikast iddialarını doğrulayan resmi bir açıklamanın bulunmadığı özellikle belirtiliyor.
Bu nedenle söz konusu iddiaları doğrulanmış bir olay gibi aktarmak mümkün değil. Mevcut bilgiler doğrultusunda Yazıcıoğlu’nun resmi kayıtlardaki ölüm nedeni, geçirdiği trafik kazasıdır.
Recep Yazıcıoğlu’nun mezarı nerede, neden Söke’ye defnedildi?
Recep Yazıcıoğlu aslen Trabzonlu olmasına rağmen mezarı memleketi Sürmene’de değil, Aydın’ın Söke ilçesinde bulunuyor.
Yazıcıoğlu ailesinin Söke ile uzun yıllara dayanan bir bağı olduğu belirtiliyor. Recep Yazıcıoğlu’nun babasının da Söke’de müftülük yaptığı bilgisi kaynakta yer alıyor.
55 yaşında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu, vefatının ardından Söke’de toprağa verildi. “Süper Vali” ve “Efsane Vali” olarak hafızalarda yer edinen Yazıcıoğlu, aradan geçen yıllara rağmen burada sevenleri tarafından anılmaya devam ediyor.
KAZA YENİDEN MERCEK ALTNA ALINMALI!
Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun vefat ettiği o meş’um trafik kazası…
Çok tartışmalı ve üzerinde sis bulutları olan bir trafik kazasıydı…
Recep Yazıcıoğlu’nun Oğlu Mehmet Kemal Yazıcıoğlu kazaya ilişkin şunları ifade etti; “Babam korkusuz bir adamdı. Valilere ulaşmak zordu, babam bunu yıktı. Bu trafik kazasıyla ilgili kafamızda ciddi soru işaretleri var!..”
Bu trafik kazası Adnan Kahveci ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatıyla benzeştirildi; Bir suikast mıydı?
FAİLİ MEÇHUL DOSYALARIN BİRER BİRER AYDINLANDIĞI BU DÖNEMDE…
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakanlık bürokratları, Hakimler, Savcılar…
Bakanlık, bu soru işaretleri ile dolu trafik kazası dosyasını yeniden gündeme getirmeli ve kazanın ayrıntıları ve üzerindeki sis perdeleri kaldırılmalıdır…




