Çarşı pazardaki o yangın yeri hali sürerken duyurulan bu üç yıllık yol haritası, dar gelirli kesimin uzun süredir hayalini kurduğu o rahat nefesi alma ihtimalini epey zora sokuyor. İnsanlar yaklaşan kış aylarıyla birlikte bütçelerini nasıl denkleştireceklerini şimdiden kara kara düşünmeye başladı bile.

Orta Vadeli Program Beklentileri Suya Düşürdü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın hafta sonu kameralar karşısına geçerek açıkladığı Orta Vadeli Program (OVP), 2027 ile 2029 yılları arasındaki ekonomik rotayı çiziyor. İşin sokağa yansıyan en kritik kısmı ise elbette ki açıklanan yıl sonu enflasyon tahmini. Programda 2026 yıl sonu için belirlenen enflasyon hedefi yüzde 28,4 olarak duyuruldu. Rakamlar böyle olunca, memur ve emeklinin ocak ayında alacağı zammın sınırları da kesin bir şekilde çizilmiş oldu.

Atm 8

Emeklinin Payına Düşen Sadece İki Bin Lira

Diyelim ki bu yüzde 28,4’lük hedef tam on ikiden vuruldu. O zaman 2026’nın ikinci yarısındaki enflasyon oranı yüzde 9,89 bandında kalacak. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri maaşlarına tam olarak bu oranı zam niyetine görecekler. Mutfak masraflarının, kiranın ve faturaların ağırlığı altında ezilen bir emekli için bu, en düşük maaşın 23 bin 552 liradan 25 bin 881 liraya çıkması demek. Aylık gelire yansıyacak olan o 2 bin 329 liralık artış, pazar arabasını doldurmaya bile yetmeyecek bir rakam olarak ceplere girecek.

Memura Verilen Enflasyon Farkı Kuşa Döndü

Memurlar cephesinde de durum pek iç açıcı görünmüyor. Toplu sözleşmeden gelen yüzde 7'lik cepteki zammın üzerine eklenecek olan enflasyon farkı, yeni hesaplamalara göre sadece yüzde 2,7 seviyesinde kalıyor. Toplamda yüzde 7,84’lük bir artışla memurlar yeni yıla merhaba diyecek. En düşük memur maaşı 70 bin 224 liradan 75 bin 729 liraya yükselecek. Ayda 5 bin 505 liralık bir fark, özellikle büyükşehirlerdeki kira artışları düşünüldüğünde memurun derdine derman olmaktan çok uzak kalıyor.

Sokağın Gerçeği Dosyalardaki Rakamlara Uymuyor

Dosyalar dolusu raporlar, ekonomik vizyon belgeleri ve hedefler art arda açıklanıyor. Vatandaşın gerçekliği ise akşam bakkala gittiğinde peynirin, sütün fiyatını gördüğünde yaşadığı o yutkunma hissinden ibaret. Maaşlara yapılacak bu orandaki iyileştirmelerin, sokağın o yakıcı pahalılığına karşı nasıl bir kalkan olacağı koca bir soru işareti olarak ortada duruyor.

Kaynak: Haber Merkezi