Milyonlarca vatandaşın gözü cebindeki eriyen maaşta, kulağı Ankara'dan gelecek "iyi" haberlere kilitlenmişken, beklenen tablo iktidar cephesinde de büyük bir çatlağa yol açtı.
Temmuz 2026'da politika faizinin altıncı kez üst üste yüzde 37'de sabit bırakılması ve yeni açıklanan OVP'deki enflasyon hedeflerinin tutmaması, bardağı taşıran son damla oldu.
Yeni Şafak yazarı Özgür Bayram Soylu'nun kaleme aldığı ironi dolu metinde, ekonomi yönetiminin rasyonel zemin arayışını doğrudan hedef tahtasına oturtarak faturanın dar gelirliye kesildiği vurgulandı.
Pembe Tabloya Kim İnanacak?
Yeni OVP hedeflerinin geçmişteki sapmalarla kıyaslandığı yazıda eleştiri dozu oldukça yüksekti. Soylu, 2026 yıl sonu TÜFE gerçekleşme tahmininin yüzde 28,4’e fırladığını ve tek haneli enflasyon rüyasının 2029 yılına ötelendiğini hatırlatarak ironik bir dille "özür" diledi.
Ekonomi yönetiminin diliyle yazılan kinayeli metinde, "Net asgari ücreti açlık sınırının yüzde 25 altında, yoksulluk sınırının ise çok uzağında bıraktığım için özür diliyorum" ifadeleri dikkat çekti.
Geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31'e dayandığı ve gıda enflasyonunun AB ortalamasının 14 katına çıktığı kaydedildi. Kredi kartlarına getirilen sınırlamalarla dar gelirlinin tefecilerin kucağına itildiği aktarıldı. Yazar, "Geçmiş hedefleri böylesine milimetrik tutturan bir ekonomi yönetiminin çizdiği pembe tablolara inanmayıp da kime inanacağız?" sorusunu sordu.

Bakan Şimşek'e 4 Maddelik Reçete
Gazete sadece köşe yazısıyla yetinmeyip birinci sayfasından da Hazine ve Maliye Bakanlığı'na net bir mesaj verdi.
"Dövizden vergi alınmıyor, yüksek faizle 2,2 milyon şirket iflasa sürükleniyor" manşetiyle çıkan gazete, bankalarda yatan 150 milyar dolarlık bireysel döviz mevduatından vergi alınmamasını kıyasıya eleştirdi.
Şirketler yüzde 25 vergi öderken, bireysel kazançların vergilendirilmemesinin kurları patlattığı ve manipülatörlerin ekmeğine yağ sürdüğü ifade edildi.
Akaryakıtta ÖTV Tamamen Kalkar Mı?
Merkez Bankası'nın "kur artar" korkusuyla faiz indiremediğine işaret edilerek, sokağı rahatlatacak formüller peş peşe sıralandı. Akaryakıtta ÖTV ve KDV'nin tamamen kaldırılmasıyla benzinin litresinin 51,60 liraya düşebileceği hesaplandı.
Bu devasa vergi indiriminin faturasının ise Uzak Doğu'ya kesilmesi teklif edildi. 2025 yılında Asya ülkelerine verilen 64,4 milyar dolarlık dış ticaret açığı hatırlatılarak, Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan'dan gelen mallara yüzde 40 ek gümrük vergisi getirilmesi talep edildi. Bu stratejiyle Hazine'ye yıllık 15 milyar dolar ek kaynak akacağı ve 2 trilyon lirayı aşan faiz yükünün hafifleyeceği vurgulandı.
55 Bin Markette "Cumhur Reyonu" Planı
Vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmek için sunulan en çarpıcı teklif ise zincir market raflarına yönelik oldu.
Türkiye genelindeki 55 bini aşkın market şubesinin yüzde 10-15'lik bölümünde "Cumhur Reyonu" kurulması önerildi. Bu özel alanlarda devlet etiketli temel gıda ürünlerinin aracı olmadan, maliyetine yakın fiyatlarla satılması gerektiğine dikkat çekildi. Atılacak bu koordineli adımlarla devletin yıllık faiz giderinin 60 milyar dolardan 15 milyar dolara inebileceği kaydedildi.




