Rivayet o ki, ağanın biri çobana 100 koyun emanet etti.

Çobanlık parasını da peşin vererek, Güzün (sonbaharda)

100 koyunu da sağlam olarak isterim diye de sıkı sıkı tembihledi.

Aradan aylar geçti ve beklenen ay geldi, çattı.

Ağa, 100 koyunla çobanı beklerken hiç beklenmeyen bir

gelişme yaşandı.

Çoban, elinde değneği ve azık torbası ile tek başına

ağanın karşısına geçip el pençe bekledi.

Ağanın, Çoban efendi bu neyin nesidir demesini

beklemeden çoban saydırmaya başladı:

 Yağmur yağdı, gök

çatladı, 72 sinin karnı patladı.

 Yardan uçtu baş

toklu, ardından gitti 5 toklu.

 10 unu verdim

kasaba.

 10 unu katma

hesaba.

 Dün kurt kaptı

birisini.

 Birisinin getirdim

derisini.

Çobanın mesajı açıktı; kendisine emanet edilen 100

koyundan hiçbirini teslim edememişti.

Ağa, bu sözlerden o kadar öfkelenmişti ki, hemen yanı

başında bekleyen yoğurt dolu tası çobanın yüzüne fırlattı.

Peki, yüzü gözü yoğurt olan çoban ne tepki verse

beğenirsiniz;

 Ohhh be! Yüzümüzün

akıyla hesabımızı verdik! (İlkokul öğretmenim, saygıdeğer Behzat Erdağı

beyefendiye çok teşekkürler.)

NEREDE BU KOMİSYON

Dört bakan hakkında Soruşturma Komisyonu uzun ve

tartışmalı müzakereler sonucunda geçen Mayıs ayında kuruldu.

Anayasanın 100 üncü maddesi hükümlerine göre, Başkanlıkça

Genel Kurulda yapılacak ad çekme suretiyle on beş kişilik bir komisyon kurulacaktı.

Daha sonra Komisyon, kendisine bir başkan, bir

başkanvekili, bir sözcü ve bir kâtip seçecekti.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre (CMUK) hâkimlerin

davaya bakmasına veya karara katılmasına engel oluşturacak durumlarda bulunan,

Meclis soruşturması önergesini veren veya daha önce Türkiye Büyük Millet

Meclisinde ya da dışında bu konudaki görüşünü açıklamış milletvekilleri, bu

komisyona seçilemeyecekti.

Komisyonda görevli memur ve raportörler ile stenograf

için de aynı hüküm uygulanacaktı.

Soruşturma Komisyonu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile

toplanacak ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verilecekti.

Komisyonun çalışmaları gizli olacaktı. Bu komisyona kendi

üyeleri dışındaki milletvekilleri katılamayacaklardı.

Soruşturma komisyonu, raporunu kuruluşundan itibaren iki

ay içinde tamamlayacaktı.  Bu, normal

şartlarda 4 Temmuz 2014 tarihine tekabül ediyordu.

Soruşturmanın bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık

yeni ve kesin bir süre verilecekti. Bu da şu demekti; 4 bakan hakkındaki TBMM

Soruşturma Raporu en geç 4 Eylül 2014 te tamamlanacaktı. Bu süre içinde raporun

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunluydu.

Komisyon kamusal ve özel kuruluşlardan konu ile ilgili

bilgi ve belgeleri isteyebilecek; gerekli gördüklerine el koyabilecek; Bakanlar

Kurulunun bütün vasıtalarından faydalanabilecek; Bakanlar Kurulu üyelerini,

diğer ilgilileri, tanık ve bilirkişileri dinleyebilecekti.

Komisyon, naip veya istinabe yolu ile adlî mercilerden

yardım isteyebilecekti. Ayrıca Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun tanıklarla,

bilirkişilerle, zapt ve arama ile ilgili olarak adlî mercilere verdiği

hürriyetleri kısıtlayıcı yetkilerin genel hükümler çerçevesinde kullanılmasını,

gerekçesini bildirmek suretiyle görevli adlî merciden yazıyla isteyebilecekti.

Komisyon, hakkında soruşturma açılması istenen 4 eski

bakanın savunmasını alacaktı. Bununla ilgili olarak talep edeceği belgeleri

temin ettirecekti.

Komisyon, gerektiğinde alt komisyonlar kurarak Ankara

dışında da çalışabilecekti.

Soruşturma Komisyonu raporu, Başkanlığa verildiği

tarihten itibaren on gün içinde bastırılarak hakkında soruşturma açılması

istenen 4 bakana derhal gönderilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine

dağıtılacaktı. Rapor, üyelere dağıtımından itibaren on gün içinde

görüşülecekti.

Görüşmeler tamamlandıktan sonra komisyon raporu Genel

Kurulca gizli oyla karara bağlanacaktı.

Burası çok önemli; 4 bakanın Yüce Divana sevk kararı

ancak üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınabilecekti.

Türkiye Büyük Millet Meclisince Yüce Divana sevk kararı

alınırsa dosya, en geç yedi gün içinde Başkanlıkça Anayasa Mahkemesi

Başkanlığına gönderilecekti.

***

Ancak çok ciddi bir sorun çıktı; daha düne kadar söz

konusu komisyon hala oluşturulamadı!

Sebep; iktidar partisi AKP nin komisyona üye vermemesi

Sahi, Ağa nın koyunlarının bu sürekli erteleme ile bir

ilgisi olabilir mi

Peki, ya sizce

KOMİSYONUN İŞİ ZOR MU ZOR!

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde (TBMM) geçen Mayıs

ayında 4 Bakan hakkında Soruşturma Komisyonu kuruldu

17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu kapsamında

Bakanlıktan istifa etmek zorunda kalan AKP li Zafer Çağlayan, Muammer Güler,

Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış Meclis Komisyonu nda aklanamazlarsa bu kez

devreye Yüksek Mahkeme yani Anayasa Mahkemesi girecek.

Başbakan ya da Bakanlar hakkında soruşturma açılmasını

öngören hüküm, TBMM İçtüzüğü nün beşinci bölümünde yer alıyor.

107. maddeye göre, Görevde bulunan veya görevinden

ayrılmış olan Başbakan ve bakanlar hakkında Meclis soruşturması açılması,

Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği bir

önerge ile istenebiliyor.

Bu önergede; Bakanlar Kurulunun genel siyasetinden veya

bakanlıkların görevleriyle ilgili işlerden dolayı hakkında soruşturma açılması

istenen Başbakan veya bakanın cezai sorumluluğu gerektiren fiillerinin

görevleri sırasında işlendiğinden bahsedilmesi, hangi fiillerinin hangi kanun

ve nizama aykırı olduğunun gerekçe gösterilmek ve maddesi de yazılmak suretiyle

belirtilmesi zorunlu.

Hülasası şu; 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu

kapsamında Bakanlıktan istifa etmek zorunda kalan AKP li Zafer Çağlayan,

Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış hakkındaki tüm iddialar kabul

edilen önergede mevcut.

Hülasanın hülasası da şu kurulabildiği takdirde bu

Komisyonun işi zor mu zor!

DERSANE ÖĞRENCİLERİ FİŞLENİYOR MU

Dersanelere oldum olası sıcak bakan biri değilim.

Ailelerin elinde avucunda ne varsa dersanelere vermesine

de mesafeliyim.

Ancak karşı olduğum bir şey daha var(dı): Dersanelerin

kanun marifetiyle kapatılması.

Kanunla, dersanelerin kapısına kilit vuruldu. 

Son olarak bana ulaşan bir bilgi oldukça düşündürücü;

Milli Eğitim Bakanlığı, dersanelere bir yazı yazarak

öğrenci listesi ni istemiş.

Son derece ilginç ve de tartışılacak bir icraat  

Bilmem sizce de öyle mi  

NOT:  Bugün 9

Temmuz 2014, Çarşamba 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam

ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat

ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni

ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde

kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf

Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!